KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/871 Esas
- Karar no
- 2025/1671
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2023
- Numarası
- 2021/813 Esas, 2023/484 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/02/2019
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının başlattığı İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı takipte, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı talimat dosyası ile fiili haciz uygulaması esnasında müvekkillerinden ... ...'nin fiili haciz işlemi uygulanan borçlunun bulunduğu haciz mahallinde iken icra memurları ve diğer kişilerin nezaretinde konu hakkında pek fazla hukuki bilgisi olmadığı ve bu konuda da bilgilendirilmediğinden tutanaklara birlikte imza attığını, cebri icra yoluyla kendisine ait araç haczedilerek satışının sağlandığını, eşi ... ...'nin aracın satışı ile durumu öğrendiğini, bilseydi kesinlikle rızasının olamayacağını ileri sürerek,
icra kefalet işleminin ve bu işleme bağlı olarak müvekkili aleyhine haksız olarak düzenlenen icra emrinin ve müvekkil açısından icra takibinin iptaline, müvekkili ... ...'nin bu konuda borçlu olmadığının tespitine, 28.300-TL ile ödenen sair paralar ve aracın düşük değerli satımından kaynaklanan zararların ödeme tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başlattığı kambiyo takibinde, Osmaniye 2. İcra Müdürlüğünün ...-Tal sayılı dosyası ile 26/08/2016 tarihinde uygulanan haciz işleminde davacı ... ...’nin borca kefil olduğunu, davacı-kefile ödeme emri gönderildiğini ve takibin kesinleştiğini, davacının icra kefilliğinin geçerli olduğunu, haciz zaptının 1.sayfasında haciz tarihinin açıkça belirtildiğini, davacıların icra kefilliğinin geçerli olduğunu, sonradan davacıya icra takibi emri gönderildiğini, tebliğ edilmesine rağmen borçlu tarafından itiraz edilmediğini, istirdat davasında ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin kararı ile kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ...'nin eşinin kefaletine rızası olmadığından kefaletin geçersiz olduğu ve davalı ... ... A.Ş tarafından kefalete ilişkin olarak davacı taraftan yapılan tahsilatların davacı tarafa iadesi gerektiği, aracın satışındaki değer düşüklüğü nedeniyle uğranan zarara yönelik miktar belirtmediğinden ve davacı ... ...’nin eşinden izin almadan kefaleti kabul etmesinde davalı tarafa yüklenebilecek bir kusur olmadığından aracın satışındaki değer düşüklüğü nedeniyle uğranan zarar talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 32.661,00 TL'nin 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; istirdadı talep edilen araç satış bedelinin 06/11/2017 tarihinde ödenmiş olduğu nazara alındığında İİK'nın istirdada yönelik hükümlerinden faydalanma imkanının 06/11/2018 tarihinde sona ermiş olduğu,
22/02/2019 tarihinde ikame edilen işbu davanın hak düşürücü süre yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği halde, kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yine bir an için davanın kabulü kararının yerinde olduğu kanaati hasıl olması halinde dahi, takipte taraf sıfatı bulunmayan davacılardan ... ... tarafından takip hukukuna üzgü bir dava olan istirdat davasında davacı sıfatıyla talepte bulunulması imkanını olmadığından, bu davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, isirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kısmi ödeme ile hak düşürücü sürenin başlamayacağı (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2020/4849-5967 E-K.) anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-Takip borçlusu olmayan davacı ... ...'nin istirdat davasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı,
sıfat yokluğunun yargılamanın her aşmasında hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, davacı ... ...'nin açtığı davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen davacı yönünden de yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/871, K. 2025/1671, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama