İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/498 K.2025/587

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2025/498Karar2025/587Tarih29 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Nisan 2025
Dosya no
2025/498 Esas
Karar no
2025/587 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/11/2024
Numarası
2024/635 E. - 2024/928 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili İstanbul Anadolu İş Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi; müvekkilinin, 24/01/2007 tarihinden iş akdinin sonlandırıldığı 03/05/2019 tarihine kadar davalının sahibi ve yetkilisi olduğu ... vergi numaralı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi bünyesinde yönetici olarak görev yaptığını, davalının, 20/03/2019 tarihinde saat 18:00 sularında müvekkilini şirketin "... Cad. ... Sok. ... Plaza No....

Üsküdar" adresinde bulunan merkezine çağırdığını ve şirketin zararda olduğunu, bu zararın müvekkilinden kaynaklandığını, verdiği bütün ticari kararların yanlış olduğunu, şirketin ileriye dönük yüklü borçlarının olduğunu ve bu borçları güvence altına alması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin yalnızca çalışan olduğunu, ortaya çıkan kötü sonucun kendisine yükletilemeyeceğini söylemesi üzerine davalının müvekkiline "senin hayatını bitiririm, sahip olduğun her şeyi alırım, senetleri imzala yoksa gerisine karışmam" şeklinde söylemleri ile manevi baskı altına aldığını,

müvekkiline iki adet 500.000,00 TL tutarlı ve geri kalanı bedelsiz 13-14 adet boş senet imzalattığını iddia ederek, müvekkili ...'ın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000,00 TL bedelli nakden kayıtlı 14.03.2019 ve 20.03.2019 vadeli 2 adet bono, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000,00 TL bedelli nakden kayıtlı 29.05.2019 vadeli 2 adet bono, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000,00 TL bedelli nakden kayıtlı 14.01.2019 ve 14.02.2019 vadeli 2 adet bono olmak üzere 6 adet ve toplamda 3.000.000,00 TL bedelli bono ve bunlara bağlı faiz ve başkaca fer'ilerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, elektronik imzalı belgelerle yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olduğundan müvekkilinin maruz kaldığı yoğun haciz baskısı da gözetilerek, ivedilikle öncelikle takibin durdurulmasına,

kabul görmemesi halinde İİK’nun 72/5. maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair öncelikle teminatsız tedbir kararı verilmesini, olası şekilde müvekkilinin alacaklarına haciz konulması yahut satılması durumunda mahcuzların satışından gelecek paraların ve dosyaya yapılmak zorunda kalınması durumunda başkaca ödemelerin istirdadına;

kötü niyetle takip başlatan ve müvekkilini menfi tespit davası açmaya zorlayan, tüm banka hesaplarına ve ticari ilişkide bulunduğu şirketlerdeki alacaklarına haciz koyarak müvekkilini icra baskısı altında bırakan, evinde dahi defalarca haciz yaptıran kötü niyetli davalı aleyhine, müvekkilinin usulen kesinleşmiş takip sebebiyle icra tehdidi altında kalması, finans açısından zor durumda kalması ve ticari itibar kaybı sebepleri de göz önünde tutularak, İcra İflas Kanununun 72/5. maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere takdiren daha yüksek kötü niyet- zarar tazminatına hükmedilmesine,

yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; görev itirazlarının bulunduğunu, dava konusunun işçi-işveren ilişkisine tabi olmadığını, davacı gerçek kişinin tacir olduğunu, davalı ... ile bu olaylar olmadan önce beraber ortak oldukları başka bir şirketleri olduğunu, Türk Ticaret Kanunu kapsamında yargılamanın yürütülmesi gerektiğini, ...

Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, dava konusu edilen bonoların şirkete değil davalının şahsına düzenlendiğini, davalının ortağı olduğu ...

Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin bir tüzel kişilik olduğunu, davalı ...'den ayrı bir hukuki ehliyete sahip olduğunu, davalının pek çok yatırımı ve şirketi bulunduğunu, davalı ...'e iş mahkemesinde doğrudan dava yöneltmek için hukuki bir gerekçe bulunmadığını, davacının, davalı ...'e doğrudan verdiği bonoları iptal etmek için iş mahkemesinde dava açtığını, bonoların ...

Sistemleri Şirketi’ne değil, davalı lehine tanzim edildiğini, davacının aynı zamanda davalı ... ile beraber ...

Hizmetleri Limited Şirketi'nin eski ortağı olduğunu, davanın kambiyo senedi özelliklerini taşıyan bonodan kaynaklandığını, davacı ...'ın da tacir olduğunu, TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle İş Mahkemelerinin görevsiz olduğunu, görev itirazlarının kabulü ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesini talep etiklerini,

taraflar arasında gerçekleşen görüşmeler neticesinde davacının borcunu ödeyeceğini ifade ederek söz konusu mevcut bonoları düzenleyerek davalıya verdiğini ve vakti geldiğinde borçlarını ödemediğini, davacının borcunun bir kısmına karşılık, tarafların ortak olduğu ...

Şirketi'nde ki tüm hissesini 25.03.2019 tarihinde müvekkiline devrettiğini, davacının İstanbul ili, Ataşehir ve Şile ilçesinde bulunan iki adet taşınmazını 30/05/2019 ve 31/05/2019 tarihinde en yakın arkadaşı olan ...'e devrederek mal kaçırdığını, davacı tarafından senetlerin tanzim tarihinin bono tanzim, vade tarihinin bono içeriklerinin gerçeğe ve rızasına aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının imzasını kabul ettiğini, borcu olmadığına dair somut ve net bir şekilde bir beyanda bulunmadığını, aksine soyut ifadeler ile kendi lehine sonuç çıkarmaya çalıştığını,

davacı her ne kadar İİK’nun 72/5. maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunmuş ise de; davasını ispatlayamadığını, davacının uğramış ve uğrayacak her hangi bir zararı olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı borçlunun sırf takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, müvekkilinin talep ettiği alacak hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olduğunu, davacının beyan, iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra dosyalarına dayanak yapılan senetlerin kambiyo senedi özelliklerini haiz olduğunu, söz konusu alacakların ise gerçek bir alacak olduğunu,

davacı iddiasını ispata yarar herhangi yazılı belge sunmadığını, dolayısı ile iddiaları soyut olduğunu savunarak, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

GÖREVSİZLİK KARARI

İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 17/01/2024 tarihli, 2022/831 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 29/05/2024 tarihli, 2024/766 Esas, 2024/996 Karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, bu kez İstanbul Anadolu 30 İş Mahkemesinin 10/07/2024 tarihli, 2024/425 Esas, 2024/468 Karar sayılı kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek, dosyanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, yargılamaya burada devam olunduğu tespit edilmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2024 tarihli, 2024/635 Esas, 2024/928 Karar sayılı kararı ile "…Davacının dava konusu bonoların 16.11.2018 tarihinde düzenlendiğini iddia ettiği, bila tarihli dilekçesi ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli kararı ile " Kovuşturmaya Yer olmadığına " karar verildiği, iş bu davanın 09.08.2022 tarihinde açıldığı,

şikayette bulunduğu tarih itibariyle korkunun etkinliğinin geçmiş sayılması ile bir yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, dolayısıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Yargıtay 11. H.D. 2021/6394 E. -2023/839 K. )…" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİ

Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, hukukumuzda menfi tespit davası için yasada herhangi bir hak düşürücü ya da zamanaşımı süresi öngörülmediğini, her ne kadar savcılığa şikayette bulunmuş iseler de davanın bedelsizlik temelli bir menfi tespit davası olduğunu, yerel Mahkemenin karar gerekçesinde bahsi geçen savcılık şikayetinde müvekkilinin manevi bir baskı altında kaldığının ifade edildiğini, ancak davanın salt ikrah sebebine dayalı olmadığını, bu savcılık şikayetinin dosyadaki öneminin, davalı tarafın savcılığa verdiği ifadedeki nitelemesi,

teknik hukuki ifade ile senedin sebebinin talil edilmesi olduğunu, huzurdaki davanın, kambiyo hukukuna dayalı olması ve kambiyo evraklarının içeriğinin talil edilmesi, ispat yükünün yer değiştirmesi, meblağların müvekkilinin ödeme gücünün çok üstünde olması ve bonoların ikisinin aynı vadeyi içermesi gibi nedenlerin yanı sıra, taraflar arasında yerel Mahkemenin 2020/618 Esas sayılı karara çıkmış dosyası ile sabit olduğu üzere, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin de bulunduğunu, davanın yıllar sonra açılabilmesinin sebebinin, müvekkilinin dava harcını dahi temin edemeyecek bir durumda olmasından kaynaklandığını,

Taraflar arasında senede dayalı bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen yerel Mahkeme şekli bir bakış açısı ile davanın TBK’nun 39. maddesine göre hak düşürücü süre yönünden reddine karar verdiğini, bu kararın hatalı olduğunu, çünkü bir an için davanın salt TBK’nun 39. maddesindeki gerekçelerden birine dayandığı varsayımı ile hareket edilse dahi yasanın maruz kalan tarafın, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılacağına atıfta bulunduğunu,

kambiyo ilişkisi bir sözleşme olmadığı gibi, müvekkilinin, savcılığa yaptığı şikayet ile bu bonoların gerçek bir borca taalluk eden ve rızayla verilmiş bonolar olmadığını belirterek yasadaki bildirim yükümlülüğünü de yerine getirmiş sayılması gerektiğini, zira davalının savcılığa ifade verdiğinde müvekkilinin bu yöndeki iradesine tümüyle vakıf olduğunu, buna yönelik savunma yapıyor olmaları dahi anlamsız iken, yerel Mahkemenin bakış açısından baksalar dahi müvekkilinin hak düşürücü süre nedeniyle hak kaybına uğramayacağının sundukları içtihatlar doğrultusunda da aişkar olduğunu,

Senetlerin nakden kaydı içerdiğini ama davalının savcılıkta para alış verişi olmadığını ikrar ettiğini ve müvekkilinin kendisini zarara uğrattığını iddia ettiğini, başka deyişle ispat yükünü üzerine aldığını, hal böyleyken, senetlerin kambiyo vasfını yitirmesi ve davalının varsa bir zarar ispatı yoluna gitmesi gerekirken, davanın somut olaya uygulanması mümkün olmayan hak düşürücü süre yönünden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yukarıda açıklanan ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle;

usul ve yasaya aykırı buldukları İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/635 Esas sayılı yargılaması neticesinde vermiş olduğu 13.11.2024 tarih ve 2024/928 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı ilamına yönelik istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yargılamanın duruşmalı yapılmasına, dosyanın daha evvel de başka bir yerel Mahkemenin eksik incelemesi nedeniyle iki kez istinaf incelemesi gördüğü ve müvekkilinin icra baskısı altında kaldığı da gözetilerek,

öncelikli olarak incelenmesine ve esasa ilişkin tüm deliller toplanmış olduğundan Mahkemece davanın kabulüne, müvekkilinin dava konusu bonolardan borçlu olmadığına ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere, toplam 1.525.849,32 TL alacak için 28/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 16/11/2018 tanzim, 20/03/2019 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli ve 16/11/2018 tanzim, 14/03/2019 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetler olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere, toplam 1.484.308,22 TL alacak için 30/05/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 16/11/2018 tanzim, 29/05/2019 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli ve 16/11/2018 tanzim, 29/05/2019 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetler olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.548.150,68 TL alacak için 30/05/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 500.000,00 TL bedelli, 16/11/2018 tanzim,14/02/2019 vade tarihli ve 500.000,00 TL bedelli, 16/11/2018 tanzim,14/01/2019 vade tarihli senetler olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu senetlerin icra dosyalarındaki örnekleri incelendiğinde; borçlunun ..., lehtarın ... olduğu 500.000,00 TL bedelli senetler oldukları tespit edilmiştir.

GEREKÇ E

Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili süresi içinde istinaf yargı yoluna başvurmuştur.Davacı, dava konusu bonoların dava dışı şirkete verdiği zarar sebebiyle tehdit altında alındığını ve davalı şirkete verdiği bir zarar mevcut olmadığından bonoların bedelsiz olduğunu iddia etmiş, ilk derece mahkemesince davacının tehdite yönelik iddiasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, ancak bedelsizlik iddiası üzerinde durulmamıştır.

Bu durumda ilk derece mahkemesince davacının bedelsizlik iddiası yönünden araştırma ve inceleme yapılarak, İstanbul 30. İş Mahkemesinin 23/01/2023 tarihli, 2020/618 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile sonuçlanan dava dosyası da dosya içine getirtilip incelenerek, toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

(Emsal nitelikte Yargıtay 11. HD’nin 18/10/2021 tarihli, 2020/4435 Esas, 2021/6065 Karar sayılı kararı). Bu nedenle davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, mahkemece bedelsizlik iddiasıyla ilgili deliller toplanarak inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/11/2024 tarihli 2024/635 E. - 2024/928 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/498, K. 2025/587, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Görevsizlik Kararı
  7. Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Talebi
  9. Deliller
  10. Gerekç E
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/498
Karar No
2025/587
Tarih
29 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/498 K.2025/529
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/498 K.2025/519
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/498 K.2025/564
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/499 K.2025/518
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/499 K.2025/510
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/500 K.2025/530

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.