KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/739 Esas
- Karar no
- 2025/975
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/51 Esas, 24/02/2025 tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ..., “...” ve “...” başta olmak üzere “...”, “...”, “ ...” gibi sektöründe tanınmış markaları bünyesinde bulunduran, şekerleme ve çikolata şirketler grubu ...’un bir iştiraki olduğunu, müvekkilinin, 05-09 Şubat 2024 tarihlerinde Rusya’da düzenlenen ... gıda fuarında, tescilli ve tanınmış , “...”, “...” ve türevi marka ve kompozisyonlarına benzer davalılardan ...
Sanayi Anonim Şirketi tarafından üretilen görsellerine yer verilen üründen haberdar olduğunu, davalının ... mağazasında bu ürüne ilişkin bilgi kısmında ise, müvekkili markalarının kalite imajından haksız yarar sağlamak amacıyla bu ürünü “...’nın Premıum Serisi” olarak tanıtmakta ve Türk şirketi olmasına rağmen “artık Türkiye’de” ibaresiyle ithal bir ürün olduğu izlenimi vererek tüketiciyi yanıltıcı beyanlarda bulunulduğunu, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameler sonucu alınan cevabi ihtarnamelerinde,
...’nın Orijinal Dış Ticaret’in bir iştiraki olduğunu ve internet sitelerindeki kullanımlarını da açıkça ikrar ettiklerini,davalılar internet sitelerinde, müvekkilinin altın rengine atıf yapmanın yanında müvekkilinin kullandığı cümleleri neredeyse tamamen kopyalayarak ürünlerinin tanıtımını yaptığını, davalıların mezkur eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek,
Müvekkiline ait tescilli ve tanınmış "...", “...”, “...” ve türevi markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer dava konusu ... no.lu ... markasının SMK m. 25 ve 6 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Müvekkilinin "...", “...”, “...” ve türevi marka tescillerinden doğan haklarına davalılar tarafından gerçekleştirilen marka tecavüz fiilinin tespiti, durdurulması, tecavüzün giderilmesine, Davalılar tarafından gerçekleştirilen TTK m. 54 vd hükümleri uyarınca haksız rekabet fiillerin tespiti, men’i, ref’i ve haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesinin 24/02/2025 Tarihli ara kararında; "..Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada REDDİNE" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde.
Dosyada yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, davalılara ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına ilişkin noter onaylı e-tespit tutanağı ve faturalı ürün numunesi dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, Dava konusu kullanımların davalılara ait olduğu ispat olunmuşken delil tespiti işlemi huzurdaki dava bakımından usul ekonomisine aykırı olacağını, ihtisas mahkemesinin marka ve ürün karşılaştırmasına “yaklaşık ispat” koşulunu karşılayacak yeterlilikte değerlendirme yapmasının mümkün olduğunu,
Benzerliğe ilişkin yeterli delil sunulmakla birlikte mahkemenin delil tespiti olmadan bilirkişi raporu alınamayacağına ilişkin talebinin HMK 266 Maddesine aykırılık teşkil ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2019/354 E. 2019/476 K. sayılı kararı: "Dava konusunun önem ve mahiyeti ve fikri mülkiyete ilişkin davalarda yaygın uygulamaya göre eğer bir tecavüz eylemi iddiası ve buna bağlı olarak tedbir talebi var ise mahkemece doğrudan bilirkisi incelemesi yaptırılması gerekir. ", İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1577 E. ve 2024/1858 K. Sayılı Kararı.
“Davacı tarafça haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek amacıyla dosyaya sunduğu deliller incelenmeden, Mahkemece davalı tarafından tescil ettirildiği iddia edilen ... Tescil numaralı " markası ve taraflara ait ticaret sicil kayıtları dosyaya getirtilmeden ve davacının iddiaları ile ilgili bil incelemesi yaptırılmadan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne...” şeklinde olduğunu, Müvekkilinin acil ve telafisi mümkün olmayan menfaatinin mevcut olduğunu, Davalıların, hiçbir teknik veya hukuki zaruret bulunmamasına rağmen, müvekkiline ait ... ve ... ürünlerinden yola çıkarak oluşturduğu ürünlerle müvekkile yaklaşması, dürüstlük kuralına uymadığını belirterek ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Davacı ... ve ... markalarına dayanarak markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile ... ŞEKİL ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık; ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 24/02/2025 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafın iddiasının yargılamayı gerektirdiği, davacının dava dilekçesinde delil tespiti talebinde bulunmadığı da görülmekle bu aşamada ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/739, K. 2025/975, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama