KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Dosya no
- 2018/1381 Esas
- Karar no
- 2021/555
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2018
- Numarası
- 2016/396 Esas, 2018/112 Karar
- Dava
- ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
3.235 kelime·16 dk okuma·5 bölüm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 29/03/2016 tarihli dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından inşa edilen Okmeydanı - EAH yapım projesi şantiyesinde bulunan ... kule vincinin yıllık periyodik kontrollerinin yapılması hizmetinin müvekkilinden talep edilmesi üzerine müvekkili ile davalı arasında 19/01/2015 tarihli hizmet teklifi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, davalı şirkete toplamda 6.018,00 TL'lik fatura düzenlendiğini, söz konusu faturanın tüm taleplerine rağmen haksız olarak ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; icra takibine dair ödeme emrinin tebliğ üzerine şirket cari hesaplarında yapılan tetkiklerde alacaklı görünen şirketin böyle bir alacağının olmadığının anlaşılması üzerine ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa sözleşme, fatura yada cari hesap ilişkisine dair herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 19/01/2015 tarihinde Okmeydanı - EAH yapım projesi şantiyesinde bulunan kule vincinin yıllık periyodik kontrol ve bakım hizmetinin yapılması için periyodik hizmet kontrol teklifi sözleşmesi imzalandığını,
bunun akabinde 20/01/2015 tarihinde davacı firma tarafından periyodik bakım gerçekleştirilmiş ise de kontrol bakım belgelerinin müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacı firma ile iletişime geçildiğini, ancak hiçbir sonuca ulaşılamadığını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkili şirketin tüm iyi niyeti ile Okmeydanı ve Göztepe Hastane projelerinde yeni kurulan iki adet kule vinç bakımının gerçekleştirilmesi için davacı firma ile çalışmaya devam ettiğini, iki adet kule vinç bakımının gerçekleştirildiğini, bakım belgelerinin şirkete yine ulaştırılmadığını,
davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece.
20.01.2015 tarihli sözleşmede, bakımların ne zaman başlayıp bitirileceğine ve raporların düzenlenmesine ilişkin herhangi bir süre sınırlamasının olmadığı, her ne kadar sözleşmede edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir süre belirlenmemiş ise de, içeriği açıklanan TBK' nın 471 ve 473 maddeleri gereğince, davacı yüklenicinin, davalıya ait vinçlerin bakımını, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun olarak yapması ve makul bir sürede raporlarını düzenlenmesi gerektiği, bu durumun aksinin yaşanması halinde işsahibi olan davalının sözleşmeden dönme hak ve yetkisinin olduğu kabul edildiği,
ancak, davalı işsahibinin, sözleşmeden döndüğünün ispatına dair hiç bir delil ibraz etmediği gibi sözleşmeden dönme yönünde savunmada bulunmadığı, eser sözleşmesine dayalı olarak vinç bakımının yapıldığı, raporların düzenlendiği ve davalıya teslim edildiği, davalının, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediğine yönelik herhangi bir bildirimi veya sözleşmeden dönme iradesi olmadığı, bu haliyle meydana getirilen edimi örtülü olarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 6.018,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına, alacağın faturaya dayalı likit olması sebebiyle itirazın haksız olduğu belirtilerek davalıdan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; savunmasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, davacının kule vinçlerin bakımlarını gerçekleşmiş ise de bakım belgelerinin müvekkili şirkete göndermediğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin kapsam başlıklı 1.1.maddesine bakıldığında davacı firmanın yıllık periyodik kontrollerin yapılması ve raporlanması hizmetini taahhüt ettiğini, sözleşmenin 1.2 ve 1.3.maddelerinde davacının rapor düzenlemesi gerekli olduğunun açıkça belirtildiğini, yine sözleşmenin 1.4.maddesinde davacı tarafından periyodik kontrol raporunun hazırlanacağının belirtildiğini,
sözleşme maddelerinden de anlaşılacağı üzere tek başına periyodik kontrollerin yapılmasının sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için yeterli olmadığını, yapılan kontroller sonucunda raporlama yapılarak zamanında eksiksiz bir şekilde raporların gönderilmesininde sözleşme kapsamında olduğunu, bakım ve raporlama hizmetinin bir bütün olduğunun ortada bulunduğunu, sözleşmenin 2.3.maddesinde, bakım ve raporlama hizmeti için ayrı ayrı fatura kesilmesinin söz konusu olmadığını, davacının edimleri yerine getirmediğinden alacağa hak kazanmadığını, nitekim 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının hizmet ifasını ispat edemediği,
periyodik kontrol raporunun saha kontrolü sonrasında makul zamanda sunamaması nedeniyle sözleşme kapsamındaki hizmet ifasını tam anlamıyla yerine getiremediğinden fatura bedelini talep edemeyeceği kanısının belirtildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafından ifa edilmeyen kontrol raporları nedeniyle zor durumda kaldığı için makine mühendisleri odası ile 16/06/2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, raporların davacı firma tarafından ancak yargılama aşamasında dosyaya sunulduğunu, raporların süresinde teslim edilmemesi nedeniyle asıl zarara uğrayanın müvekkili şirket olduğunu, eksik inceleme sonucunda rapor düzenlendiğini,
mahkeme tarafından çelişen iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında.
19/01/2015 tarihli " Periyodik Kontrol Hizmet Teklifine " dair sözleşme imzalandığı, sözleşmede teklif edenin davacı olduğu, teklifin karşı tarafı müşterinin ise davalı şirket olduğu, teklifin konusunun davalı şirket adına Okmeydanı - EAH yapım projesi şantiyesinde bulunan ... ( 8 tonluk ) kule vincin iş ekipmanları kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliğine göre yıllık periyodik kontrollerinin yapılması ve raporlanması hizmetini kapsadığı,
1.2.maddede, davacının gerçekleştirdiği kontroller neticesinde kaldırma makinesi veya ekipmanın yalnızca o anlık durumunu resmettiğinden dolayı işleten tarafın günlük kontrollerini, makine bakımlarını, yıllık bakımlarını, genel bakımlarını yapmak veya yaptırmak ve belgelemek zorunda olduğunun belirtildiği, verilecek hizmetlerin 1.3.maddede düzenlendiği, 1.bentte iş ekipmanları kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliğine göre kapsamda belirtilen ekipmanların yılda bir defa periyodik kontrol hizmetinin verilerek raporlanması,
devamı bentte, makinenin mevcut durumunu, iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eden unsurlar çerçevesinde değerlendireceği ve rapor düzenleyeceği, 1.4.maddede, rapor ve belgeler üst başlığı ile kapsamda belirtilen hizmetlerin gerçekleştirilmesi sonucunda belgelerin düzenleneceği, periyodik kontrol raporu olarak belirtildiği, ödemenin 2.3.maddede ifade edildiği, fatura düzenlenmesini takiben on beş gün içerisinde davacı hesabına yapılacağının yer verildiği, tarafların yükümlülüklerinin 2.4.maddede belirtildiği,
maddede sözleşme imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanun kapsamındaki tüzüklerde ve yönetmeliklerde tanımlanan önlemleri almaktan ve alınmaması durumunda bundan doğan kusurlardan sorumlu olduğunun belirtildiği, davacı şirketin sözleşme kapsamında söz konusu hizmeti verdiği, bunun sonucunda takibe konu edilen 22/06/2015 tarihli 6 adet kule krenin periyodik kontrol hizmet bedeli, ulaşım bedeli ( 5 gün ) ibareli toplam KDV tahil 6.018,00 TL tutarlı faturanın düzenlendiği, fatura bedelinin davacı tarafça ödenmediği ve takip sonucunda iş bu davanın açıldığı konularında herhangi bur uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık; davacı hizmet veren şirketin sözleşme kapsamında edimlerini tam olarak yerine getirip getirmediği, takip konusu alacağı hak edip etmediği ve bilirkişi raporlarının çelişkili olup olmadığıdır. Davacı şirketin davalı borçlu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takip dosyasında 28/12/2015 tarihinde 6.018,60 TL asıl alacak ve 221,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.239,78 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun takibe ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının ise İİK 67.madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Dosya içerisine taraflarca tüm deliller ibraz edilmiştir.
24/01/2017 tarihli mali bilirkişi raporunda; tarafların iddia ve savunmaları tekrar edildikten sonra davacı işletmenin 2015 yılına ait ticari defterlerinin delil niteliğinde olduğu, davalı şirketin ticari defterlerininde delil niteliğinde olduğu, davacının defterlerinde takip konusu alacağın yer aldığı, kendi kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan sözleşme tutarınca alacaklı olduğu, davalı tarafın defterleri yönünden yapılan incelemede ise davalının davacı alacaklıya 2014 yılından devir gelen muavin defter kaydında 22.250,30 TL borçlu olduğu,
bu tutarın taraflar arasında yapılan başka sözleşmelerden kaynaklı olabileceği, davacının talep ettiği faturanın davalının yasal defterlerinde yer almadığı, sözleşmenin incelenmesi neticesinde sonuç olarak, davacının hizmet ifasını ispat edemediği, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmede hizmetin ifasının kule vinçlerin sahada kontrolünün yanında periyodik raporlamasınında yapılması ile gerçekleşebileceğinin kararlaştırıldığı, mevcut bilgi ve belgelerden davacının söz konusu raporlamalarını zamanında yapmadığının anlaşıldığı,
vincin kullanılamaması ile sonuçlanan bu durumun kamu tarafından yapılmış ihaleli işte davalı için olumsuz sonuçlar doğurduğu, bu hususun kontrol tutanaklarından anlaşıldığı, dolayısıyla periyodik kontrol raporunu saha kontrolü sonrası makul zamanda sunamaması nedeniyle davacının sözleşme kapsamındaki hizmet ifasını tam anlamıyla yerine getiremediğinden takip konusu fatura bedelini talep edemeyeceği belirtilmiştir.
Davacı vekili 06/03/2017 tarihli dilekçesinde; davalı şirkete verilen hizmetlere yönelik düzenlenen raporların 23/06/2015 tarihinde davalı şirkete gönderildiğini, davalının ... isimli çalışanına teslim edildiğini, müvekkili şirketin bu şekilde edimini ifa ettiğini, kontrol tarihlerinin 24/06/2015, rapor tarihlerinin 24/07/2015 olduğunu, davacı tarafından 6 adet kontrol ve rapor düzenlenmesine rağmen dava dışı TMMOB tarafından sadece 4 kontrol yapıldığının görüldüğünü belirterek, haksız itirazın reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
18/12/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise; önceki bilirkişi raporu incelendikten sonra taraflar arasında 13 maddelik periyodik bakım ve kontrol sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunun davalı şirketin yapım projesi şantiyesinde bulunan kule vincinin iş ekipmanları kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliğine göre yıllık periyodik kontrollerinin yapılması ve raporlanması hizmetini kapsadığı belirtilerek, sözleşme maddelerine yer verildikten sonra, davacı şirketin 6 adet kule vincin kontrolünü 5 iş gününde tamamladığının belirtildiği, buna göre toplam alacağının 6.018,00 TL olduğu,
taraflar arasında teklif sunulduğu ve aynı günlü e-posta ile onay verildiği ve sözleşmenin kurulduğu, TBK'nın özel borç ilişkileri arasında düzenlenmeyen kısmen eser sözleşmesi kapsamında da kabul edilebilecek karma bir sözleşme olduğunun görüldüğü, davacının üstlendiği kontrol ve rapor tanzimi ediminin ifa tarihinin belirlenmediği, raporların dosyaya sunulan suretlerinde 18/06/2015 ve 19/06/2015 günlü olduğunun görüldüğü,
davacının raporları 23/06/2015 günlü yazı ekinde davalıya sunduğunu iddia ettiği, ancak davalı şirketin delil dilekçesinin iki nolu eki olarak sunduğu davalı ofis manager ... tarafından imzalanan 05/08/2015 günlü yazıda fatura ve belgelerin 22/06/2015 günlü kargo ile kendilerine gönderildiği, kabul ve beyan ettiği, bu halde davalının ileri sürdüğü belgelerin gönderilmediği ve iletişime geçilmesine rağmen bu konuda sonuç alınamadığına dair savunmasına itibar edilemeyeceği, sonuç olarak, davacının üstlendiği edimleri davalıya teslim ettiği ve bedele hak kazandığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiştir. 6098 sayılı TBK nın 1. Maddesinde, sözleşmenin kurulması, düzenlenmiş, düzenlemede, sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, bir sözleşmenin uygulanmasında ve münferit hükümleri üzerinde uyuşmazlık çıkması halinde, bu hükümlerin, o sözleşmenin bütünü içinde ve amacına göre yorumlanması gerekir. Serbest iradeleri ile sözleşme gerçekleştiren tarafların, sözleşmenin kendilerine yüklediği edimleri yerine getirmeleri gerekir.
Aksi halde taraflar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı zararlarının karşılanmasını talep edebilecek veya taraflardan birinin haklı nedenle sözleşmeyi fesh edebileceği gibi zararlarını da talep edebilecektir. Somut davada olduğu gibi, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, borçlanılan edim karşılıklı değişim ilişkisi içinde olup bu tür sözleşmelerde taraflardan her biri diğerinin hem borçlusu hem de alacaklısı durumundadır.
İş bu davada; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin yukarıda ayrıntılı şekilde yer verilen hükümlerine davacı hizmet veren yüklenicinin riayet ettiği, periyodik bakımları yerine getirdiği, hatta ikinci bilirkişi raporunda belirtildiği üzere buna ilişkin belge ve faturaları davalı şirkete gönderdiği ve daha sonraki aşamalarda raporları düzenlediği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacı hizmet verenin sözleşme kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirilmediği iddiasında bulunan davalı tarafın sözleşmeyi fesih, ihtar veya ihbarda bulunabilme hakkının mevcudiyetine rağmen böyle bir hakkını kullanmadığı ve yapılan hizmeti de kabul ettiği dikkate alındığında davacı şirketin takip konusu cari hesaba esas olan faturadan dolayı TTK'nın 20.maddesi gereğince alacaklı olduğu, takip konusu alacağına hak kazandığı ve davalının davacı tarafın edimini tam olarak yerine getirmediği iddialarının iş bu davada dinlenemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve özellikle taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin niteliği, sözleşme hukuku ilkeleri ve talebin sözleşme kapsamında yer alan hükme dayandığı göz önünde bulundurularak, mahkemenin kabul kararının isabetli olduğu kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1381, K. 2021/555, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama