İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1388 K.2025/163

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/1388Karar2025/163Tarih30 Ocak 2025Okuma10 dk · 2.029 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ocak 2025
Dosya no
2021/1388 Esas
Karar no
2025/163
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
21/04/2021
Numarası
2020/336 Esas, 2021/399 Karar
Davanın konusu
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.029 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.01.2016 tarihli protokol ile taraflar arasında 11.02.2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmelerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici hükümlerine ve Kooperatifin ana sözleşmesine açıkça aykırı olduğu,

davacının eski yönetim kurulunun yetkisiz biçimde ve davalı yanla ortaklaşa kötü niyetli olarak ve de kooperatifi zarara uğratma kastıyla imzalanan bu sözleşmeler kapsamında davalıya 878.550,00 TL borçlu durumda olduğunu, davalı firmanın büyük ortağı ve tek yetkilisinin ... olduğunu, ...'nin, sözleşmenin imzalandığı sırada kooperatifte yönetim kurulu yedek üyeliği yaptığını, davacı Kooperatifin Kuruluş Ana Sözleşmesinin Kartal ...

Noterliğinin 14.10.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı karan ile onaylandığını ve Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, davalı ile imzalanan sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğundan davalıya ödenen 878.550,00 TL'nin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

08.01.2016 tadilat dekorasyon sözleşmesi ile davalı şirketin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, bu protokol altındaki imzanın ...'ye ait olmadığını, bu sözleşme ile ilgili olarak davacı tarafın davalı şirket ile yaptığı herhangi bir ödeme bulunmadığını, davacının bu protokol uyarınca müvekkili şirkete 201.550,00 TL ödemede bulunduğu beyanının gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen 11.02.2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğunu, ticari muamele yasağının yönetim kurulu üyeleri ile ilgil olduğunu, kooperatif yönetim kurulu yedek üyeleri için böyle bir yasak getirilmediğini,

uyuşmazlık konusu danışmanlık sözleşmesinin taraflarca 10.06.2016 tarihinde feshedildiği ve düzenlenen fesih protokolü ile taraflar bu sözleşme ile ilgili olarak birbirlerinden herhangi bir alacaklarının ya da hak taleplerinin olmadığını, alınamayan bir hakkın vaya yerine getirilmeyen bîr yükümlülüğün bulunmadığını karşılıklı olarak açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu 08/01/2016 tarihli protokol ile 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinin, davalı şirket ortağı ve yetkilisinin aynı zamanda kooperatif yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle geçersiz olduğu, her ne kadar davalı vekili 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinin yapıldığı tarihte ...'nin kooperatifte yönetim kurulu yedek üyesi olmasından dolayı sözleşmenin geçerli olduğunu iddia etmiş ise de 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kooperatifle işlem yapma yasağından bahsetmiş olup, asil veya yedek üyeliğe dair bir ayrının bulunmadığı;

kaldı ki sözleşmeler geçerli kabul edilse dahi davalı şirketin davacı kooperatife hizmet verdiğini ispatlayamadığı, usulüne uygun ihtara rağmen davalı şirketin inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini hazır etmediği, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenen davacı kooperatif defterleri uyarınca 08/01/2016 tarihli protokol ile 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacı kooperatif adına herhangi bir fatura düzenlenmediği,

08/01/2016 tarihli protokol uyarınca davacı kooperatif tarafından davalı şirkete toplam 201.550,00 TL ödeme yapıldığı ve ödemenin avans hesaplarında mevcudiyetini hareketsiz olarak koruduğu, 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında ise davacı kooperatif tarafından davalı şirkete toplam 1.207.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 530.000,00 TL'sinin kooperatife iade edildiği, söz konusu ödemenin de avans hesaplarında mevcudiyetini hareketsiz olarak koruduğu, sonuç itibariyle davacının davalıya yaptığı toplam 878.500,00 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; uyuşmazlığın Kooperatifler Kanunun hükümleri ile ilgili olmasına rağmen hukuk nosyonu bulunmayan yeminli mali müşavir ve hesap bilirkişisi görüş ve beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini yazılı ve sözlü olarak ticaret hukuku kürsüsünden bir akademisyenden rapor alınması talep ettiklerini Mahkemece bu taleplerine itibar edilmediğini,

Mahkemenin müvekkili şirketin temsilcisi ...'nin 03.12.2015 tarihli genel kurul toplantısı kararı ile davacı kooperatifin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği yolundaki gerekçesinin tamamen hatalı olduğunu, 03.12.2015 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı ve bu hususun tescil ve ilanına dair ticaret sicil gazetesi incelendiğinde, bu toplantıda asil üyeliklerine ..., ...ve ... isimli kişilerin seçildiğini, ...'nin asil üyeliğe değil yedek üyeliğe seçildiğini, dolayısıyla 08.01.2016 tarihli protokolün müvekkili şirket temsilcisi ...'nin yönetim kurulu üyesi değil yedek üyesi olduğu tarihte düzenlendiğini,

bu protokol altındaki ... imzasının sahte olduğunu, Mahkemece, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59/6.maddesindeki yasağın yanlış değerlendirildiğini, adı geçen maddede kooperatifle işlem yapma yasağına tabi kişilerin yönetim kurulu asil üyeleri ve kooperatif personeli olduğunu, kanunda bir ayrım yapmaksızın Yönetim Kurulu ifadesi ile yetinilmesinin kooperatifin temsil ve ilzamında hiç bir görev ve yetkisi bulunmayan yedek yönetim kurulu üyesinin de bu madde gereğince işlem yasağına tabi olarak değerlendirilmesinin genel hukuka ve kooperatifler kanunu hükmüne aykırı olduğunu,

genel hukuka göre bir konuda görevli ve yetkili olmayan bir kimseye sorumluluk yüklenemeyeceği gibi kooperatifin idaresi, temsili ve ilzamında hiç bir görevi ve yetkilisi olmayan yedek yönetim kurulu üyesinin sözü edilen yasak kapsamına sokulmasının kişinin temel hak ve hürriyetine müdahale olup Anayasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava; davalıya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı kooperatif , davalı şirket ile yapılan 08/01/2016 tarihli protokol ile 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırılık sebebiyle baştan itibaren geçersiz olması nedeniyle davalı şirkete yapılan ödemelerin iadesini talep etmiştir.Mahkemece,

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kooperatifle işlem yapma yasağından bahsedildiği, asil veya yedek üyeliğe dair bir ayrımın bulunmadığı; kaldı ki sözleşmeler geçerli kabul edilse dahi davalı şirketin davacı kooperatife hizmet verdiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir.

İstinafa konu uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 08/01/2016 tarihli protokol ile 11/02/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, yönetim kurulu yedek üyesinin sözleşmeleri yapma yetkisi bulunup bulunmadığı, ödemelerin davacıya iadesine dair kararın yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece davacı vekili ile davalı vekilinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilerek inceleme gününe kadar defter ve kayıtları sunmaları için kesin süre verildiği,

kesin süre içinde defter ibraz etmeyen tarafın veya şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurmayan tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.Davalı şirket verilen kesin sürede defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir.İlk Derece Mahkemesince alınan 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen davacı defterlerinin tasdiklerinin usul ve yasaya uygun yapıldığını, davalının ticari defterleri ibraz etmediği,

davacı tarafından davalıya 08.01.2016 tarihli protokol kapsamında 201.550,00 TL danışmanlık ücreti ödendiğini, protokol kapsamında davalı şirketçe kooperatif adına herhangi bir fatura düzenlenmediğini, davalı şirkete yapılan bu ödemenin avans hesaplarında mevcuduyletini hareketsiz olarak koruduğu, 11.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında davalıya 1.207,000,00 TL ödendiğini, bu tutarın toplam 530.000,00 TL sinin iade edildiğini, 11.02.2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalıya herhangi bir fatura düzenlenmediğini, yapılan 677.000,00 TL ödemenin avans hesaplarında mevcudiyetini hareketsiz olarak koruduğu,

netice itibariyle davacı kooperatifçe davalıya şirkete ödenen ve ticari defterlerinde verilen iş avansları hesabında mevcudiyetini koruyan iş avansı toplamının 878.550,00 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Ticaret sicil kayıtlarına göre protokol, sözleşme ve fesih protokolünün imzalandığı tarih itibariyle davalı ...

Şirketinin ortaklarının ... ve ..., münferiden yetkilisinin ise ... olduğu, ...'nin davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı iken 03/12/2015 tarihli olağan genel kurul kararı ile yönetim kurulu yedek üyeliğine seçildiği,

davacı tarafın geçersizliğini iddia ettiği 08/01/2016 tarihli protokolü ile 11/02/2016 tarihli sözleşmenin davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan ...'nin kooperatif yönetim kurulu yedek üyesi olduğu tarihte imzalandığı anlaşılmıştır.1136 sayılı Kooperatifler yasasının Yönetim kurulunun üye sayısı ve temsil yetkisi başlıklı 55. Maddesinde:" Yönetim Kurulu kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır.

Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır..." düzenlemesi yer almaktadır.1136 sayılı Kooperatifler yasasının 56/3 maddesinde Kanun veya anasözleşmede gösterilecek diğer bir sebeple yönetim kurulu toplantı nisabının kaybedilmesi halinde, boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılacağının düzenlenmiştir.1136 sayılı Kooperatifler yasasının 59/6.

Maddesinde:" Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz" hükmü düzenlenmiştir.03/12/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısının 9. Maddesinde; " 2 yıl için 3 asıl, 3 yedek Yönetim Kurulu üyesinin seçimine geçildi.

Verilen teklifler arasında Yönetim Kurulu asıl üyeliklerine: ...,..., ..., Yönetim kurulu Yedek üyeliklerine: ..., ..., ... oybirliği ile seçildiler." karar altına alınmıştır.Öncelikle sözleşmelerin yapıldığı tarihte kooperatifin yedek yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan davalı şirket yetkilisi ...'nin Kooperatifler Kanununun 59. Maddesi kapsamında ifade edilen yönetim kurulu üyesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kooperatifle işlem yapma yasağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemede asil veya yedek üyeliğe dair bir ayrım yapılmadığı gibi imzaya yetkili olup olmadığı ayrımı da yapılmaksızın sadece yönetim kurulu üyesi ifadesine yer verilmiştir.

Bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda, kanun maddesinde yer verilen yönetim kurulu ifadesinin, asil ve yedek olarak seçilen tüm yönetim kurulu üyelerini kapsadığı kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle kooperatif yönetim kuruluna yedek üye olarak seçilen davalı şirket yetkilisinin,1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kooperatifle işlem yapma yasağına tabi olduğu değerlendirilmiştir.Zaten asil üyeliğin boşalması halinde göreve getirilecek olan yedek üyenin, asil üye için getirilen yasak kapsamında olmadığı da düşünülemez.Bu durumda davalı şirket yetkisi ile davacı kooperatif arasındaki ticari işlemin Kooperatifler Kanunun 59.maddesi kapsamında olduğu açıklandıktan sonra bu ticari işlemin geçerlilik durumunun irdelenmesi gerekir.

Kooperatifler Kanununda bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.Kooperatifler Kanunun 98. Madde yollamasıyla TTK'nın 395.maddesinin uygulanması mümkündür. Bu maddeye göre, "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket (kooperatif) yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir.

Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." Bu hükme göre yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personelinin ticari muamele yapma yasağına rağmen, yaptıkları ticari işlem batıldır. İşlemin batıl olduğunu kooperatif ileri sürebilir. İşlemi yapan yönetim kurulu üyesi, personel veya namına işlem yapılan kişi ileri süremez.

(Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, 2023, 3.baskı sayfa 961) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/VI. maddesi gereğince imzalanan protokol ve sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmenin “batıl” ve dolayısıyla bağlayıcı olmaması durumunda tarafların birbirlerine verdiklerini TBK'nın 77. maddesi hükmüne dayanarak sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri talep edebileceği, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya toplam 878.500,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği,

bu nedenle Mahkemece, davacı kooperatif tarafından yapılan 878.500,00 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iadesi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan davalının 08.01.2016 tadilat dekorasyon sözleşmesi ile davalı şirketin hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, bu protokol altındaki imzanın ...'ye ait olmadığı yönündeki savunmasının, protokolün geçerli olmadığı tespiti karşısında artık bir önemi bulunmamaktadır.

Davalı tarafından sözleşme kapsamında herhangi bir fatura düzenlenmemiştir.Davacı kooperatifin defterlerinde yapılan ödemeler iş avansı olarak kayıtlıdır. Davalı, usulüne uygun ihtara rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini hazır etmemiştir.

Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı).

Davalı şirket, davacı kooperatife geçersiz olduğu kabul edilen sözleşmeler kapsamında hizmet verdiğini ispat edemediği gibi, TBK 529 maddesi hükmü kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bir alacağı bulunduğunu da iddia ve ispat edememiştir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağını ispatlandığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.

Ayrıca davalının, yazılı ve sözlü olarak ticaret hukuku kürsüsünden bir akademisyenden rapor alınması taleplerine Mahkemece itibar edilmediğine yönelik itirazlarına gelince, 6100 sayılı HMK'nun 266. maddesinde, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin görüşüne başvurulabileceği düzenlenmiş olup davalı tarafından raporda değerlendirilmediği ileri sürülen hususların hukuki bir nitelik arzetmesi ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olduğundan bu gibi hallerde Mahkemenin değerlendirme yapmasının asıl olduğu,

Mahkemece bu hususların gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirildiği anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/336 Esas, 2021/399 Karar sayılı ve 21/04/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 15.000,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.384,85 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.01.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1388, K. 2025/163, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Hükü M
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1388
Karar No
2025/163
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1391 K.2024/2012
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1394 K.2025/148
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1395 K.2025/81
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1396 K.2025/48
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1396 K.2025/46
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1397 K.2025/49

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.