KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/1395 Esas
- Karar no
- 2025/81
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2020
- Numarası
- 2018/992 Esas, 2020/579 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.985 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında yapılan 15.03.2018 tarihli Gözetim ve Danışmanlık sözleşmesi uyarınca, iş yerinde silahsız güvenlik bulundurulması hususunda anlaşıldığını, 14.07.2018 tarihinde yüklenici tarafından çalıştırılan bir güvenlik personelinin vardiyası sırasında çalışanın açık görüş mesafesinde bir hırsızlık olayının meydana geldiğini, gerçekleşen hırsızlık olayı öncesinde ve sırasında söz konusu çalışanın mahalde bulunan güvenlik kabininde telefonu ile ilgilendiğini ve kendisine verilen görevi gereği gibi yerine getirmediğini,
fiil tarihinde 4-5 kişilik hırsızların küçük bir ticari araçla alana yaklaşarak orada palet üzerinde çuvallar halinde bulunan Siirt fıstığı ürünlerini alarak araçlarına yüklediklerini, açık alanda hırsızlığı tespit edemeyen çalışanın kusurlu olduğunu ve çalışma şekline aykırı davranışından dolayı zararın oluştuğunu, sözleşme hükümleri gereğince davalı tarafın zararı tazmin etmesi gerektiğini, davalı tarafın talebe rağmen bu zararı karşılamadığını, açıklanan nedenlerle;
sözleşmenin ifasında kusur nedeniyle uğranılan zararın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile zarar tarihinden itibaren reeskont faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunularak, dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttiği alacağını 31.840,25-TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu, ancak dava dilekçesinde dahi 13 çuval işlenmiş ve satışa hazır vaziyette Siirt fıstığı olduğu belirtilen zararın belirlenebilir olduğunu, alacağın belirli veya belirlenebilir ise belirsiz alacak davasının açılamayacağını, davacı tarafın sözleşmenin konusu ve niteliğinde yanılgıya düştüğünü, müvekkili şirketin unvanında güvenlik ibaresi olması verilen her hizmetin güvenlik hizmeti olduğu veya güvenlik hizmeti dışında başka iş yapılmayacağı anlamına gelmediğini, güvenlik hizmet sözleşmelerinin dava konusu sözleşmeden farklı hüküm ve koşullara tabi sözleşme olduğunu,
davacının iddia ettiği gibi silahsız güvenlik bulundurulması hususunda bir anlaşma bulunmadığını, sözleşmenin 7.maddesinde alınan hizmetin 3 danışma personeli olarak belirlendiğini, yine 5.maddesinde ise danışma personeline ödenecek ücretin belirlendiğinin açıkça yazılı olduğunu, bu personellerin, davacının güvenliğini sağlama, hırsızlığa engel olma v.b yükümlülüklerinin bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinin son cümlesi gereğince davacının talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında"Gözetim ve Danışmanlık Sözleşmesi"nin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, temel uyuşmazlığın sözleşmenin güvenlik hizmeti sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı noktasında olduğu, verilen hizmetin "Güvenlik Hizmeti" olduğu, hırsızlık olayının sözleşme süresi içerisinde meydana geldiği, hırsızlık esnasında çalınan çuvalların bulunduğu yerin güvenlik mobuna mesafesinin 24 metre açık mesafede olduğu, 24 metre mesafenin gözle görülebilme mesafesi olduğu,
hırsızlık olayında, güvenlik mobu içerisinde bulunan personelin görev esnasında zamanın büyük kısmını elinde cep telefonu olduğunun değerlendirildiği cisim ile ilgilenerek geçirdiği, oturuş pozisyonuna göre çuvalların bulunduğu noktayı çıplak gözle görme imkanının olduğu, görevlinin kimse ile görüşmediği, zaman zaman sevkiyat alanını gezdiği, şüpheli şahısların 13 adet çuvalı araca yüklemeleri sırasında davalı görevlisinin güvenlik mobu içerisinde cep telefonu olduğu değerlendirilen cisimle ilgilendiği, mob dışına çıkmadığı,
görevlinin çuvalların bulunduğu alana bakması halinde şahısların şüpheli hareketlerini fark edeceği, olayın bariz şekilde hırsızlık eylemi olarak algılanmasının mümkün olduğu, görevli dava dışı ...' ın güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği ve zararın doğması ile borca aykırı davranışı arasında illiyet bağı olduğu, davalının TBK 116.madde uyarınca yardımcı kişinin fiilinden sorumlu olduğu, sorumlukluk miktarının davacı ticari kayıtlarına göre 31.840,25-TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 31.840,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflarınca sunulan cevap dilekçesi göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin niteliğinde ve konusunda davacı ile Mahkemenin yanılgıya düştüklerini, dava dilekçesi dayanağı olan 15.03.2018 tarihli sözleşmenin bir güvenlik hizmeti sözleşmesi olmadığını, gözetim ve danışmanlık sözleşmesi olduğunu, işe alımı yapılan personellerin sözleşmenin 5. Ve 7.maddesi gereğince danışma personeli olarak işe alındıklarını,
sadece davacının iddia ve delillerinin değerlendirilmesi yoluyla kurulan hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, gözetleme ve danışma sözleşmesinin 4.maddesi gereği davacının somut olayla ilgili sorumluluğu müvekkiline yıkması ve zararının karşılanmasını istemesinin hukuka aykırı olduğunu, hatalı ve çelişkilerle dolu bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin risk analizi hazırlamadığı belirtilmiş ise de müvekkili şirket tarafından 05.10.2017 tarihinde risk analiz raporu hazırlanarak davacı şirket yetkilisi ...'e mail ortamında tebliğ edildiğini,
dava konusu hırsızlık olayından müvekkilinin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının asli kusurlu olduğunu, davacının çalışanının hırsızlık olayını fark edip, fıstıkları çalan şahısların yanına gidip onlarla konuştuğunun dosyaya sunulan delillerle sabit olduğunu, davacının kendi işçisinin yanlarına giderek konuştuğu halde hırsızları farketmemesi,
açıkça dava konusu hırsızlığın davacının ve çalışanının sorumluluğunu gösterdiğini, tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, tanığın şüphelilerle konuştuğunu ne yaptıklarını sorduğunda kaçtıklarını beyan etmesine rağmen kamera kayıtlarına göre tanığın şüphelilerle konuştuğu sırada şüphelilerin arabaya yükleme yaptığının görüldüğünü, o sırada tanığın şüphelilere hiç bir müdahalede bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişinin çuval başı ağırlığı yanlış ağırlık üzerinden hesap ettiğini, karara konu hesaplamanın yanlış olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.Taraflar arasında, sözleşmenin varlığı, davacı işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.İstinafa konu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin güvenlik hizmeti sözleşmesi olup olmadığı, hırsızlık olayı nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,
davacının sözleşmeye dayalı olarak tazmin talebinde bulunup bulunamayacağı ve gerçek zarar miktarı noktalarında toplanmaktadır.Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve hırsızlığa konu olayda davalının çalışanının güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği ve zararın doğması ile borca aykırı davranışı arasında illiyet bağı olduğu, davalının TBK 116.madde uyarınca yardımcı kişinin fiilinden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.09.09.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
dosya kapsamında bulunan .... içeriğindeki kamera görüntülerinin incelenmesi ve 28.04.2020 tarihinde yerinde yapılan inceleme esnasındaki tespitler, dosyaya sunulan deliller, tanık beyanları, taraf iddia ve savunmaları da dikkate alınarak tüm dosya kapsamı irdelenerek incelenmesi neticesinde 14.07.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının davalı şirket personeli ...'ın görevi esnasındaki zaafiyetinden kaynaklandığı,
davalının verdiği hizmetin güvenlik hizmeti olduğunu, çalındığı iddia edilen 50 kg 13 çuval fıstığın mal bedelinin KDV dahil 31.840,25 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 15.03.3018-31.12.2018 tarihlerini kapsayan ... hizmet sözleşmesine göre, davacıya ait işyerinde gözetim ve denetim hizmetinin davalı şirket tarafından sağlanması kararlaştırılmıştır.
Somut olayda, 14.07.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı bakımından gerekli güvenlik önlemlerini almadığından bahisle davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek işbu tazminat davası açılmıştır.
Sözleşmenin 3.maddesinde "Yüklenici, Müşteri tarafından verilecek talimat doğrultusunda bildirilen yerde talep edilen işleri ifa edecektir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Bilirkişi tarafından gerek yerinde yapılan ve gerekse kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda davacı tarafından davalıya verilen hizmetin güvenlik hizmeti olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan davalıya ait İstanbul Ticaret Odası Firma ticaret sicil kaydı ve SGK kayıtlarında işyeri ünvan listesinde İş Kolu 8010 (Özel Güvenlik Faaliyetleri) olduğu, personel hizmet kayıt dökümünde ...
Meslek Kodu (Güvenlik Görevlisi) olarak kayıt bulunduğu, bu haliyle davalı tarafından davacıya verilen hizmetin "Güvenlik Hizmeti" olduğu, hırsızlık esnasında çalınan çuvalların bulunduğu yerin güvenlik mobosuna 24 metre açık mesafede olduğu, güvenlik mobosu içerisinde oturan görevlinnin mobonun kapısı açık veya kapalı olsun çevreyi geniş açıdan tüm alanı görebileceği açıda olduğu, bu durumda davalı personelinin güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği ve hırsızlık olayının davalının personelinin görevi esnasındaki zaafiyetinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bu hali ile, davalı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği ve güvenlik zaafiyeti nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının zararından davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı yargılama sırasında, sözleşmenin 4.maddesi kapsamında sorumluluğunun ortadan kalktığına dair bir iddia ve delil de ibraz etmemiştir. Bu nedenle davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davalı, davacının kendi işçisinin de yanlarına giderek konuştuğu halde hırsızları farketmemesi nedeniyle dava konusu hırsızlık olayından davacı ve çalışanının sorumlu olduğu savunmasına, mevcut ve geçerli sözleşme hükümleri karşısında itibar etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.Davalı vekili,
müvekkili şirketin 05.10.2017 tarihli risk analizi raporu hazırlayarak davacı şirket yetkilisine mail ortamında gönderildiği iddiasını istinaf aşamasında bildirmiş olup yargılama sırasında ifade etmemiştir.Yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülmesi HMK.357 md.si gereği mümkün görülmemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişinin çuval başı ağırlığı yanlış ağırlık üzerinden hesap ettiğini ileri sürmüştür.
Bilirkişi raporunda, davacı şirket tarafından çalındığı iddia olunan ürünlere ait dava dışı ...
Şti tarafından davacı şirkete düzenlenen ve dava konusu ürünlerin alımını gösteren 14.08.2018 tarihli faturada Siirt fıstık ürününü 1000 kg miktarının 48,50 TL birim fiyat üzerinden 48.500,00 TL + % 1 kdv 485,00 TL = 48.985,00 TL tutar ile alındığı, faturaya göre her bir 1 kg Siirt fıstığının 48,50 TL olduğu, davacının beyanına göre çalındığı iddia edilen 50 kg 13 çuval Siirt fıstığının mal bedeli olarak 50 kg x 13 çuval= 650 kg x 48,50 TL= 31.525,00 TL + % 1 KDV 315,25 TL = 31.840,25 TL olması gerektiği hesap edilmiş, Mahkemece de bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, kamera görüntülerinin incelemesi sonucunda 40 adet çuvaldan 20 adet çuvalın davacı şirket görevlisi tarafından iş yeri içerisine götürüldüğü, kalan çuvallardan 13 adet çuvalın şüpheli şahıslar tarafından araca yüklendikten sonra olay mahallinden ayrıldıkları belirtilmiştir. Davacı tarafından Siirt fıstık ürününü 1000 kg miktarının 48,50 TL birim fiyat üzerinden 48.500,00 TL + % 1 kdv 485,00 TL = 48.985,00 TL tutar ile alındığına ilişkin fatura sunulmuştur.
Bilirkişi raporuna göre, yine kamera görüntülerinden olay tarihinde 40 adet çuvalın 2 adet palet halinde 20 şerli olarak istif edildiği belirtilmiştir. Bu durumda toplam 1000 kg olduğu iddia edilen Siirt fıstığının 40 adet çuvala bölündüğünde her bir çuvalın 25 kg olduğu anlaşılmıştır.
Bu halde, çalındığı iddia edilen 13 adet çuval x 25 kg = 325 kg olduğu anlaşılmıştır.Nitekim davacı tanığı depo sorumlusu ...'ın 14.07.2018 tarihli şikayet ifade tutanağında da 13 çuvalın yaklaşık 325 kg olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davacı, davalıdan ancak gerçek zararını talep edebileceğinden, davacı tarafından sunulan faturaya göre de her bir 1 kg Siirt fıstığı 48.50 TL olduğuna göre, 325 kg x 48,50 TL= 15.762,50 TL + % 1 KDV 157, 62 TL = 15.920,14 TL davacının gerçek zararının bulunduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/992 Esas, 2020/579 Karar sayılı ve 18/11/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile,
15.920,14 TL'nin 14.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.087,50 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 373,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 543,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 543,72 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 170,78 TL peşin harç,
373,00 TL ıslah harcı ile 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 579,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere 2.539,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.269,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 15.920,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 15.920,11 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından
davalı tarafından peşin olarak yatırılan 543,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 79,65 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 543,75 TL istinaf karar harcı ile 10,10 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 715,95 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1395, K. 2025/81, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama