KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/595
- Karar no
- 2024/968
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2018/876
- Karar no
- 2020/665
- Karar tarihi
- 03/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflan arasında 04/03/2012 başlangıç tarihli Özel Güvenlik Görevlisi Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili güvenlik şirketinin sözleşme ile yükümlendiği edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının faturaları tam ve zamanında ödemediğini, bu nedenle toplam 106.588,51 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız itiraz ettiğini, sonrasında 55.069,79 TL ödeme yaptığını, davalının halen 53.648,06 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek 53.648,06 TL yönünden davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihindeki miktar olan 106.588,51 TL'nin % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; taraflar arasındaki sözleşmeyi 18/05/2018 tarihli ihtarname ile 01/06/2018 tarihi itibariyle feshettiklerini, ihtarnamede; güvenlik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kıdem ve ihbar da dahil olmak üzere tahakkuk etmiş alacaklar bakımından tüm işçilik alacaklarının vergi ve SGK primlerinin ödendiğine dair belgelerin ve fesih belgelerinin müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiğini, henüz tahakkuk etmemiş alacaklar bakımında ise tüm işçilik alacaklarının vergi ve SGK primlerinin davacı tarafından ödeneceğine dair bir taahhütname düzenlenerek müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiğini,
aksi halde hakedişlerin ödenmesinin askıya alınacağı hususlarının davacıya bildirildiğini, davacının istenilen bilgi ve belgeleri müvekkile teslim etmediğini ve üst işveren olan müvekkili şirketi belirsiz bir risk ile karşı karşıya bıraktığını, müvekkili şirkete açılmış iki iş davası bulunduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taleple bağlılık gereği davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 106.588,51 TL alacağı bulunduğu, itirazın iptali davası açılmadan önce davalının davacıya 11/06/2018 tarihinde 55.069,79 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin mahsubundan sonra davacının 51.518,72 TL alacağı kaldığı, davalının davacı işçilere işçilik alacakları için herhangi bir ödeme yapmadığı, davacının açılan işçilik davaları sonunda hükmolunacak işçilik alacakları ödemesi halinde şartları varsa davalıdan bu alacakların rücuen tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 51.518,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
İş Yasası'nın 36 maddesi gereğince asıl işverenlerin yüklenici işçilerinin işçilik alacaklarından dolayı yüklenicinin hak edişlerinden kesinti yapma hakkının bulunduğunu, bu kesintinin yapılabilmesi için işçilere ödeme yapmasına gerek olmadığını, davalı işçisi tarafından açılan işçilik alacağı davasında hükmolunan ilamın icra takibine konu edildiğini ve müvekkilinin icra dosyasına 06/11/2020 tarihinde 21.050,28 TL ödeme yaptığını, diğer iş davasında da benzer bir karar çıkma ihtimali bulunduğunu,
alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının 106.163,13 TL asıl alacak, 425,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.588,51 TL alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, takipten sonra davalının 11/06/2018 tarihinde 55.069,79 TL ödeme yaptıktan sonra yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının dava değerini 53.648,06 TL gösterek davalının takibe itirazının iptalini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 51.518,72 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.1-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2020 yılı için kesinlik sınırı 5.390,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde. "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir.
Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. Somut davada dava değeri 53.648,06 TL olup, mahkemece 51.518,72 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davada reddedilen miktar 2.129,34 TL HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında olduğundan, karar davacı yönünden kesin niteliktedir.
Bu nedenle davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede. Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin alacak taleplidir. Davacı hakediş alacağı talebinde bulunmuş, davalı da davacının çalıştırdığı işçiler nedeniyle işçilik alacaklarından kaynaklı alacağını sebep göstererek hakedişin ödenmediği savunmasında bulunmuştur.
Bu savunma takas talebini içerir. (Yargıtay 23. HD'nin 2016/7509 Esas, 2019/4729 Karar sayılı kararı) TBK'nın 139 maddesi. "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir." düzenlemesini içermektedir" düzenlemesini takas. Buna göre takas yetkisinin kullanılabilmesi için alacağın muaccel olması şart olup; ifa edilebilirlik, bu yetkiyi kullanabilmek için yeterli değildir.
Somut davada dava tarihi itibariyle davalının henüz iş mahkemesi dosyaları sebebiyle işçilere veya SGK'ya yaptığı bir ödemenin olmadığı, dolayısıyla davalının henüz takasa konu olabilecek muaccel bir alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece şartları oluşmayan takas savunması kabul edilmeyerek alacağa hükmedilmesi yerindedir.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle USULDEN REDDİNE, 2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/876 Esas, 2020/665 Karar sayılı ve 03/12/2020 Karar tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/595, K. 2024/968, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama