KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/618 Esas
- Karar no
- 2024/916
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2021
- Numarası
- 2018/394 Esas, 2021/17 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.357 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, davalı şirketin araçlarına araç takip cihazının montajı ve bu sistemlerin GSM altyapısını kullanarak araç izleme merkezi ile irtibatlandırılması işini üstlendiği, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen ödenmeyen faturanın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davacı tarafça bazı yasal ticari defterlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı, davalı tarafın ise ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin fesholunduğu iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, uyuşmazlığa konu fatura bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden tanzim olunduğunun bilirkişi raporuyla anlaşılamaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu borcun taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklandığını, bilirkişi incelemesinin yapıldığı 29/03/2019 günü müvekkili şirketin usulüne uygun tutulmuş noter tasdikli ticari defterlerin ibraz edilmesine rağmen mahkemece müvekkilinin ticari defterlerini ibraz etmediğine karar verilmesinin isabetli olmadığını, öte yandan davalının kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığını ve savunmalarını ispat edemediğini, davalının sözleşmenin feshine yönelik bir bildirimi olmadığından sözleşmenin 1 yıllığına uzadığını, davalının 1 yıl daha hizmet almaya devam ettiğini,
kaldı ki davalının sözleşmenin fesholunduğunu ispat da edemediğini, sözleşmede 8 adet araç belirtilmişse de daha sonra taraflar arasında yapılan protokol gereği 84 adet araca araç takip cihazı takılarak araçların takibe alındığını, dava konusu faturanın da buna binaen kesildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi ticari defterlerin de inceleme için sunulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 12.096,00 TL asıl alacak ve 967,68 TL faiz olmak üzere toplam 13.063,68 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 20/04/2019 tarihli raporda; davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2014 yılı ticari defterlerin yevmiye açılış ve defteri kebir açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu görülmekle birlikte TTK'na göre 2014 yılına ait yevmiye defterinin yazdırılmadığı, yevmiye defteri için yıl sonunda yaptırılması zorunlu olan 2014 yılı kapanış tasdikinin yaptırılmadığı ve ilgili yıla ait kapanış tasdikine ilişkin ispat edici belge sunulmadığı, dolayısıyla davacı defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı,
sahibi lehine delil teşkil eder nitelikleri taşıdığından söz edilemeyeceği, dava konusu 1 adet fatura alacağı olan toplam 12.096,00 TL'nin davacının cari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu fatura karşılığında herhangi bir alacak kaydının (ödeme, davalı faturası v.b.) bulunmadığı, davalı tarafın ise incelenmek üzere herhangi bir defter kaydı sunmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti (önceki bilirkişi ile araç işletmeciliği konusunda atanan sektör bilirkişisi) tarafından sunulan 13/03/2020 tarihli raporda; davacı tarafa ait bazı yasal defterlerin incelemeye sunulmadığı, sahibi lehine delil teşkil eder niteliklere sahip olmadığı, davalı tarafın ise incelenmek üzere herhangi bir defter kaydı sunmadığı, dava dosyada yapılan incelemede davalının fesih iddiasını destekleyen bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalı tarafından sözleşmenin geçerli veya fesih olduğuna dair bir belgenin dava dosyasına sunulmadığı,
davacı cari hesap kayıtlarında görülen dava konusu olan 1 adet fatura alacağı olan 12.096,00 TL hizmet bedelinin sözleşme ile belirlenen hizmet ücretlendirilmesi ile ilişkilendirilmediği, takdir mahkemeye ait olmak üzere dava konusu fatura tarihi itibariyle davacının iddia ettiği hizmetin verilmeye devam etmesi durumunda, sözleşme ile belirlenen 8 araç için 24 ay sonrası harita izleme hizmeti fatura bedelinin KDV dahil 1.644,37 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti (önceki bilirkişi ile araç işletmeciliği konusunda atanan sektör bilirkişisi) tarafından sunulan 26/11/2020 tarihli ek raporda, bir önceki raporda varılan sonuç ve kanaatte bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Somut olayda, icra takibine konu borç 30/06/2014 tarihli 12.096,00 TL bedelli faturadan kaynaklanmaktadır.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup beyan dilekçelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 25/03/2014 tarihinde sona erdiğini ve sözleşmenin yenilenmediğini iddia etmiştir.
TTK'nun 18/3 maddesindeki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olup dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalı sözleşmenin sona erdiğini ispatlayamadığı gibi sözleşmede, sözleşmenin geçerli olacağı belli bir süre de öngörülmediğinden takip ve dava konusu fatura tarihi itibariyle taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Takip ve dava konusu fatura davacı tarafından dosyaya sunulan cari hesap kayıtlarına işlenmiş olup karşılığında bir alacak kaydı bulunmasa da bilirkişi incelemesine davacı tarafından tüm ticari defterler sunulmadığı gibi ayrıca davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığından sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı da tespit edilmiştir. Davalı ise bilirkişi incelemesine ticari defterlerini sunmamıştır.
Davalı vekili beyan dilekçelerinde, sözleşmenin 25/03/2014 tarihinde sona erdiğini ve 04/09/2014 tarih 17864 no'lu 12.096,00 bedelli iade faturası kesilip mahsup işlemi ile hesabın kapatıldığını belirtmiş olup buna ilişkin defter kaydını sunmuştur. Söz konusu kayda göre, dava ve takip konusu fatura 30/06/2014 tarihinde, buna karşılık bahsi geçen 04/09/2014 tarihli iade faturası ise 10/09/2014 tarihinde davalı defterlerine işlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 222/4 maddesine göre, açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden somut olayda, davacının ticari defterlerinin bu nitelikte olmaması sebebiyle lehine delil olma gücü bulunmasa da davalının hem beyan dilekçesi ile kabul ettiği hem de dosya kapsamına sunduğu defter kaydından anlaşıldığı üzere dava ve takip konusu faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalı, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu fatura nedeniyle hizmet almadığını,
dolayısıyla borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, oysa dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalının bu anlamda ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmamıştır.
Ayrıca davalının, fatura ile belirlenmiş borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmolunan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/394 Esas, 2021/17 Karar ve 19/01/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ İLE, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 12.096,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, b)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.419,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 826,27 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 141,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 685,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından yapılan 2.016,50 TL yargılama gideri ile başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 141,27 TL peşin harcın toplamından oluşan 2.193,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 12.096,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
İstinaf Giderleri Yönünden: 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcı, 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan 64,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 285,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/618, K. 2024/916, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama