KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/640 Esas
- Karar no
- 2024/1126
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/09/2018
- Numarası
- 2015/903 Esas, 2018/796 Karar
- Davanın konusu
- ALACAK DAVASI
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketlerin, davacı ...'den ihale yolu ile iş aldıklarını, bu işleri alt işveren sıfatıyla yürüttüklerini, dava dışı işçi ...'ün işlerin yürütülmesinde davalı şirketler emrinde işçi olarak çalıştırıldığını; daha sonra davalı şirketler (alt işverenler) tarafından dava dışı işçinin işine son verildiğini, bunun üzerine dava dışı ...'ün davalı şirketler ile davacı ... aleyhine iş mahkemesinde dava açtığını, işten çıkarılması karşılığında hak kazandığı işçilik alacaklarının tahsilini talep ve dava ettiğini,
İş Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde dava dışı ...'ün talebi haklı bulunarak davalı şirketler ile davacı ...'nin bu işçinin alacaklarını müteselsilen ödemelerine karar verildiğini, dava dışı ... tarafından başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde, haciz baskısı altında önce 34.944,33 TL ve daha sonra 2.768,06 TL ödeme yapıldığını beyan ederek yaptığı bu ödemelerin davalı şirketlerden ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı işçi ...'ün 05/04/2007- 03/11/2008 tarihleri arasında davalı ... şirketine, 04/11/2008-30/03/2010 tarihleri arasında davalı ...
Şirketine, 31/03/2010-19/06/2010 tarihleri arasında ... şirketine bağlı olarak davacı şirket nezdinde iş akdi ile çalıştığı, dava dışı işçinin iş akdinin sona ermesinden sonra işçilik alacaklarının tahsili amacıyla davacı ve davalı şirketlere dava açtığı, İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi'nin 2012/289 Esas 2013/270 Karar sayılı ilamı ile 6.442,15 TL kıdem tazminatının, 1.820,00 TL yıllık izin ücretinin, 2.600,00 TL net ücret alacağının, 1.0181,46 TL fazla mesai alacağının, 845,10 TL hafta tatili alacağının, 398,65 TL genel tatil ücretinin davacı ve davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği,
dava dışı işçi tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde davacı tarafından dava dışı işçiye 37.712,39 TL ödeme yapıldığı, mahkemece tayin edilen bilirkişi ... tarafından yapılan hesaplamalara göre ödenen bedelin yerinde olduğu, davalı ...'in nihai sorumluluğunun 1.594,07TL(kıdem tazminatı) + 3.277,45TL(fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 3.371,56TL(faiz ve feriler toplamı) = 8.243,08-TL olduğu,
davalı ...'in nihai sorumluluğunun 1.404,76 TL(kıdem tazminatı)+ 2.288,22 TL (fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 2.600,00 TL (ücret alacağı) + 4.355,35 TL (faiz ve feriler toplamı) = 10.648,33-TL olduğu,
davalı ...'ın nihai sorumluluğunun 222,24 TL(kıdem tazminatı) + 456,92 TL(fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 470,05 TL(faiz ve feriler toplamı)= 1.149,21-TL olduğu tespit edilmiş, Davacı ile davalılar arasındaki teknik şartnamelerde ve sözleşmelerde, işçi alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olacağını öngören bir hüküm bulunmadığından, davalıların davacının ödemesini yapmış olduğu bu bedelin yarısından sorumlu olduğu,
her ne kadar her bir davalı alt işveren davacıya karşı kendi dönemleri ile sorumlu olsa da davalı alt işveren şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı alt işveren şirketlerin ortakları arasında kısmen dahi olsa ayniyet bulunduğu, ... şirketinin, ... şirketinin ortaklarından olduğu, sözleşmenin devamında merkezlerinin aynı binada olduğu hususları birlikte değerlendirilerek davalılar arasında organik bağ bulunduğu,
bu nedenle davalı alt işverenlerin davacıya karşı tüm alacaktan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.472,16 TL nin 27/3/2014 tarihinden itibaren 1.393,03 TL nin 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin işçinin alacaklarından sorumlu tutulmasının 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesine dayandığını, bu sorumluluğun ise bir teminat veya kefalet niteliğinde bir sorumluluk olduğunu, Hizmet İşleri Tip Sözleşmesinin 24. Maddesi, Genel Şartnamenin 6/3 ve 38. maddelerinde yüklenicinin çalıştırdığı personel ile ilgili yükümlülüklerinin ayrıntılı olarak düzenlendiğini, ihale edilen işlerle ilgili tüm yükümlülüklerin yüklenici firma üzerinde bırakıldığını, müvekkilinin ise işçilik alacaklarından sorumlu tutulacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, müvekkilinin,
işçi alacaklarını ihale sözleşmesi kapsamında yüklenici firmaya ödediğini ve bu şekilde ikinci kez ödeme yapmak durumunda kaldığını, bu nedenle yüklenici davalıların bu zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuya konu alacak davasıdır. Somut olayda, dava dışı işçinin rücuen tazminata konu olan 05/04/2007- 19/06/2010 tarihleri arasında ... den sayaç okuma işi alan davalı şirketlerde çalıştığı, buna bağlı olarak İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesinin 2012/289 Esas, 2013/270 Karar sayılı ilamıyla işçilik alacaklarına karar verildiği, elde ki dosyada ise ...
Genel Müdürlüğü, dava dışı işçi tarafından haklarında başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde haciz baskısı altında ödemiş olduğu işçilik alacaklarının davalı şirketlerden rücuen tazminini talep etmektedir.
Somut davada, yüklenici ile davacı işveren arasında imzalanmış Genel Şartnamenin 6/3 ve 38. maddelerinde yüklenicinin çalıştırdığı personel ile ilgili yükümlülüklerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği, ihale edilen işlerle ilgili tüm yükümlülüklerin yüklenici firma üzerinde bırakıldığı ve davacı ...'nin yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamadığından, davacı asıl işverenin, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı ve dava dışı işçiye ödenen bedellerden alt işverenlerin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Müteselsil sorumlulukta iç ilişkiyi düzenleyen paylaşım başlıklı TBK'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." düzenlemesi dikkate alındığında, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler.
Bu durumda serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır. Bu durumda, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalı alt işverenlerden rücuen tahsiline karar verilmesi gerekir.
Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda yarı oranında sorumluluk esas alınarak hatalı hesaplama yapıldığından davalı alt işverenlerin, sözleşmede hüküm bulunması nedeniyle işçilik alacaklarının tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmakla dairemizce yeniden hesaplama yapılmış olup davacının davalılara rücu edebileceği miktarın ... şirketi açısından 18.927,73-TL, ... şirketi açısından 16.486,60-TL, ... şirketi açısından 2.298,43-TL olmak üzere toplam 37.712,76-TL olarak hesap edilmiştir.
Mahkemece davalılar yönünden hesaplanan toplam 37.712,76-TL bedelden, sözleşme hükümleri dikkate alınarak alt işverenlerin bu bedelin tamamından müteselsil olarak sorumlu olduklarına karar verilmesi gerekirken yarı oranında sorumlu oldukları gerekçesi ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle davacının toplam 37.712,76 TL rücu alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 37.712,39 TL rücu alacağının 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nin 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/640, K. 2024/1126, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama