KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1252 Esas
- Karar no
- 2025/557
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2022
- Numarası
- 2014/1580 Esas, 2022/65 Karar
- Dava
- ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili için davacı ile dava dışı yüklenici aleyhine açtığı davada hükmolunan işçilik alacağının icra takibine konu edildiğini, müvekkili tarafından icra borcunun ödendiğini, davalının kendi dönemi ile sınırlı olarak dava dışı işçinin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek 8.597,19 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının iş yerini 30/06/2007 tarihinde devrettiğini, sorumluluğun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sorumlu olduğunu, dava dışı personelin davalı dışında birçok şirkette çalıştığını, davalının sorumluluğunun dava dışı personelin davalı şirkette çalıştığı yıl için hesaplanması gerektiğini, taraflar arasında alt işveren üst işveren ilişkisi olduğundan müteselsil sorumluluk esasının geçerli olduğunu, eşit sorumluğunun söz konusu olduğunu, TBK 167'ye göre hesaplama yapılması gerektiğini, kamu kurum ve kuruluşlarının üst işveren olduğu yerlerde işçi alacaklarından doğan sorumluluğun asıl işveren olan kamu kurumlarına ait olduğunu, bu nedenle davalının sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alt-üst işverenlerin alt işverenin yanında çalışan işçinin işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğu, dava dışı işçi ...'in İstanbul 2. İş Mahkemesinin 2013/17 Esaslı dosyasında sadece İSKİ ve Peytem Sosyal Hizmetlerini dava ettiği, davalı ...
Organizasyonu dava etmediği, ismi geçen işçinin ihaleyi farklı zamanlarda kazanan şirketler bünyesinde sürekli olarak çalışmaya devam ettiği, işçiye icra yolu ile ödenen miktarların ise çalışanın İSKİ Genel Müdürlüğünde çalıştığı tüm dönem için yapıldığı, davalı şirketin devir tarihinden sonra da kendi döneminde gerçekleşen işçi alacakları için İş Kanunu 6/3 maddesi gereği devralan şirketle birlikte 2 yıl süreyle sorumlu olduğu, rücu davalarında zaman aşımı süresi 10 yıl olduğundan davalı tarafın süreye ilişkin itirazlarının kabul edilmediği,
asıl sorumlu olan İSKİ'nin yaptığı işçi alacakları ödemesini davalının sorumlu olduğu dönem ve miktar için rücu edebileceği, bu durumda ise Yargıtay 13. HD. 2016/23239 Esas 2018/5727 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere müteselsil sorumluluk gereği davalının kendi döneminde doğan işçi alacağının yarısından sorumlu olacağı, hükme esas alınan ... isimli bilirkişinin yaptığı hesaplamaya göre net 704,94 TL işçi alacağının yarısı olan 352,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, SGK dökümüne göre dava dışı işçi ... davalı şirkette 26/11/2006 - 26/06/2007 tarihleri arasında çalıştığı,
bilirkişinin son sigorta primini esas alarak yaptığı hesaplamanın hukuka uygun gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile. 352,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı yüklenicinin kendi dönemiyle sınırlı olarak tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, bu nedenle icra dosyasına ödenen tüm bedelden davalının sorumlu olması gerektiğini belirterek hatalı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, davacı ...'nin dava dışı işçiye icraen ödediği işçilik alacağının, davalı yüklenici şirketten rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı işveren ... ile davalı yüklenici şirketler arasında genel temizlik hizmeti verilmesi hususunda hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, ihale kapsamında çalışan yüklenici işçisinin açtığı işçilik alacaklarına ilişkin davada hükmolunan işçilik alacağının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, icra dosyasında davacı ...'nin 05/06/2014 tarihinde 6.701,44 TL ve 1.660,52 TL olmak üzere toplam 8.597,19 TL takip konusu borcun ödendiği görülmektedir. Davacı ...İ, davalı yüklenici şirketin işçilik alacağından sorumluluğunun kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere tamamından sorumlu olduğunu belirterek işçiye ödediği tutarın diğer davalı yükleniciden tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı ...'nin dava dışı işçiye ödediği işçi alacaklarından davalı yüklenici şirketin sorumlu olup olmadığı ile sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın tespiti noktasında toplanmaktadır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir.
Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkla ilgili Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 T. 2023/1118 E. 2023/1683 K. sayılı kararı.
"Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.
İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir." şeklindedir.
Taraflar arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşmenin 23. maddesi ''yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulanmakla yükümlüdür.'' Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin ''Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları '' başlıklı altıncı bölümü 38/7. maddesi ''yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi,
personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur.'' hükmünü düzenlemektedir.
Somut davada, yüklenici ile davacı işveren arasında imzalanmış olan sözleşme hükümleri ve eklerine göre, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması ve davacı ...'nin yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamadığından, davacı asıl işverenin, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı ve dava dışı işçiye ödenen bedellerden alt işverenlerin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Müteselsil sorumlulukta iç ilişkiyi düzenleyen paylaşım başlıklı TBK'nun 167.maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." düzenlemesi dikkate alındığında, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler.
Bu durumda serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır. Bu nedenle, somut olay bakımından TBK'nın 167. maddesinin uygulanması sözkonusu olamayacaktır. Bu durumda, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalı alt işverenlerden (dönemleri ile sınırlı olmak üzere) rücuen tahsiline karar verilmesi gerekir. Davalı yüklenici şirket, işçinin son işvereni olmadığından yıllık ücretli izin alacağından sorumlu değildir.
İstinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde, mahkemece alınan 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerden yola çıkılarak yapılan hesaplamada, davalının kendi dönemiyle sınırlı olarak 1.763,09 TL kıdem tazminatı ile 2.707,48 TL ödeme tarihine kadar kıdem tazmianatı faizi ve 857,82 TL fazla mesai alacağı ile 1.111,77 TL ödeme tarihine kadar kıdem tazminatı faizi ve 147,76 TL icra masrafları olmak üzere toplam 6.587,92 TL den sorumlu olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 6.587,92 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak
davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Açılanan nedenlerle; yukarıda belirtilen kaldırma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/1252, K. 2025/557, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama