KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1414 Esas
- Karar no
- 2024/1340
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/06/2023
- Numarası
- 2014/1487 Esas, 2023/530 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 14.11.2013 tarihinde “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Hizmet Sözleşmesi” imzalandığını, işbu sözleşmeye göre 12 ay boyunca davalıya güvenlik danışmanlığı ve işyeri hekimliği hizmetinin mevzuata uygun şekilde verilmesinin müvekkili şirket tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını,
müvekkili şirketin sözleşmeye uygun şekilde kendi edimi olan işyeri sağlığı ve güvenliğini sağlama hizmetini eksiksiz olarak yerine getirmesine ve buna ilişkin tutanakların bulunmasına rağmen davalı şirketin 07/02/2014-16:52 tarihinde hiçbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshettiğini müvekkili şirkete e-posta aracılığıyla bildirdiğini, davalı şirketin sözleşmenin 9/2 maddesinde belirtilen 30 günlük süreye ve 10.maddede belirtilen bildirim şekline uymaksızın söz konusu fesih beyanını belirttiğini,
davalı şirketin sözleşmeyi haksız ve sebepsiz olarak feshetmesi ve kötü niyetli fiilleri dolayısıyla müvekkili şirketin ciddi oranda zarara uğradığını belirterek 23.829,30 TL olumlu maddi zararlarının sözleşmenin feshedildiği tarih olan 07/02/2014 tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, 14/11/2013 tarihli sözleşmenin 4.5 maddesi uyarınca sözleşmeye aykırılık cezai şart bedeli olan 114.000,00 TL cezai şartın şimdilik 14.000,00 TL' sinin ...'in davalı şirkette işe başlama tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 14.000,00 TL cezai şart alacağı talebini 17.05.2023 tarihinde ıslah ederek 114.000,00 TL cezai şartın 04.02.2014 işe başlama tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Yasal zorunluluk gereği davacı şirket ile OSGB sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmede belirtilen tarihte çalışılmaya başlanıldığını, sözleşme kapsamında davacı şirket ile yasal belli sürelerde şantiyeye gelmesi,
İSG C ve A sınıfı uzmanlığı, işyeri hekimliği hizmeti vermesi konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin başlangıçta davacı şirketten çok memnunken daha sonra sadece kağıt üzerinde işlem yaptıklarını, risk değerlendirmesi yapmadıklarını, istenilen evrakları göndermediklerini, müvekkili şirketin çalıştığı alanda iş kolu “çok tehlikeli” sınıfta bulunmasından dolayı A sınıfı uzman gönderilmesi gerekirken C sınıfı bir uzmana yetki verildiğini, risk analizini C sınıfı uzmana yaptırıldığını,
müvekkilinin bu durumdan oldukça rahatsız olduğunu davacı şirketi mail yoluyla da telefonla da uyarmış olmasına rağmen bir cevap alınamadığını ve müvekkilinin davacı şirket ile çalışmaya son vermeye karar verdiğini belirterek davacının sözleşmenin feshi ile oluştuğunu iddia ettiği maddi tazminat talebinin, ...' in müvekkili şirkette işe başlaması ile doğduğu iddia edilen cezai şart talebinin ve diğer taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince. Davacı ile davalı şirket 14.11.2013 tarihinde "Ortak Sağlık Güvenlik Birim Hizmet Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme kapsamında 14.11.2013 tarihinden itibaren 12 ay boyunca davalı tarafa davacıya iş güvenliği hizmeti verileceği, sözleşmenin 5.maddesi gereği sözleşmenin kapsamının iş yeri hekimliği ve iş güvenliği oluşturduğu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, OSGB'ce istihdam edilen personel sözleşmeleri bulunmadığı,
bu hususun 6831 SK madde 13/5,14'e aykırılık teşkil ettiği, onaylı defter kayıtlarının bulunmadığı bu hususun 28512 sayılı kanun madde 11/4'e aykırılık teşkil ettiği, tehlike ve risk değerlendirme kayıtlarının olmadığı, davalıya yapıldığı iddia edilen ziyaretleri kayıtlarının olmadığı, eğitime ilişkin bilgilerin de davacı yanca sunulmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda davacının 14.11.2013 tarihli sözleşme kapsamında edimlerini gereği gibi ifa etmediği, davalının 14.11.2013 tarihli sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, davalının, davacının sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı olarak,
kararlaştırılan hizmetin sunumunu gerektiği gibi ifa etmemesinden sebeple, davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olup bu nedenle davacının sözleşmenin 4.5. maddesi uyarınca davalıdan cezai şart talep hakkı bulunmadığı ve yine fesihten kaynaklı maddi zararlarını talep hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin, fesih bildirimi hem haksız sebeplere dayandığı için hem de sözleşme maddelerine aykırı yapıldığından müvekkili şirketin zarara uğradığını, iş bu davada davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmini ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle tarafların anlaştığı cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, dosya içeriğindeki delillerin hatalı bir şekilde değerlendirildiğini, yargılama kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler neticesinde davalı şirketin sözleşmeyi,
sözleşme maddelerine aykırı olacak şekilde feshettiğini ve yine sözleşme maddelerinden 4.5. maddesini ihlal ettiği buna göre davalı şirket sözleşmede ihlal ettiği 4.5 maddesinde yer alan cezai şartı ödemek zorunda olduğunu, sözleşmeyi usulsüz şekilde feshettiği anlaşılan davalı şirketin müvekkili şirketin uğradığı zararlarını ödemesi gerektiğini, dosya kapsamında iki bilirkişi raporu alındığını, mahkemenin hangi bilirkişi raporunun hükme esas alındığının tam anlamıyla açık olmadığını, resen seçilen mali müşavir raporunda, cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olmayacağının belirtildiğini,
yargılama aşamasında yapılan tüm araştırma ve incelemeler ile dava konusu taleplerinin ispatlanmış olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, sözleşmenin davalı tarafından sözleşme maddelerine aykırı olarak feshedildiği iddiası ile zararın tazmini ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şartın ödenmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında hizmet verenin davacı şirket, hizmet alanın davalı şirket olduğu 14/11/2013 tarihli OSGB sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme süresinin 12 ay olduğu, sözleşmenin davalı tarafça 07/02/2014 tarihli e-posta ile feshedildiği, davacı çalışanın ...'in 20/01/2014 tarihinde davacı işyerinde işe başladığı ve 01/02/2014 tarihinde ayrılarak davalı işyerinde 04/02/2014 tarihinde çalışmaya başladığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; sözleşmenin davalı tarafça feshinin haksız olup olmadığı ve bu kapsamda davacının davalıdan maddi zarar ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep edip edemeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davalı, sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, davacı ise feshin haksız olduğunu iddia etmiştir. Öncelikle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre, OSGB'ce istihdam edilen personel sözleşmeleri bulunmadığı, bu hususun 6831 sayılı Kanunun 13/5 ve 14.maddesine aykırı olduğu, onaylı defter kayıtlarının bulunmadığı, bu hususun da 28512 sayılı Kanunun 11/4'.
Maddesine aykırı olduğunu, tehlike ve risk değerlendirme kayıtlarının olmadığı, davalıya yapıldığı iddia edilen ziyaretleri kayıtlarının olmadığı, eğitime ilişkin bilgilerin de davacı tarafça sunulmadığı, davacının sözleşmeye göre edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, bu kapsamda davacının 14.11.2013 tarihli sözleşme kapsamında edimlerini gereği gibi ifa etmediği ve davalının 14.11.2013 tarihli sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu anlaşılmış davacının 23.829,30 TL olumlu maddi zarar talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının diğer talebi, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5 maddesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5 maddesinde;" hizmet alan, hizmet verenin personelini kendi kadrosuna katamaz. Başka aracı bir şirket kullanarak veya direkt olarak veya herhangi bir ara metot ile hizmet verenden aldığı hizmeti hizmet vere ile hizmet alımını sonlandırdıktan sonra hizmet veren personelinden alamaz.
Bu durumlarda kontratın belirttiği aylık bedelin yıllığa tekabülünün beş katını tazminat olarak hizmet verene ödemeyi kabul eder" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı çalışanı dava dışı ...'in 31.01.2014 tarihinde davacı şirketten ayrılarak, 04.02.2014 tarihinde davalı şirkette işe başladığı ve taraflar arasında sözleşme de 07.02.2014 tarihinde feshedildiği açıktır.
Bu halde sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde davalı şirket tarafından ...'in işe alınmasının, taraflar arasındaki OSGB sözleşmesinin 4.5 maddesinde düzenlenen "hizmet alanın, hizmet verenin personelini kendi kadrosuna katamaz" düzenlemesinin ihlali niteliğindedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5 maddesinde kararlaştırılan cezai şartın sözleşmenin feshine bağlı olmadığı, sözleşmenin bu maddesinin ihlali halinde davacı tarafından kararlaştırılan cezai şart tutarını talep edilebileceği anlaşıldığından davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 117/1 fıkrasında. "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." düzenlemesi yeralmaktadır.
Davalıya cezai şart talebi yönünden davadan önce yapılmış bir ihtar bulunmadığından, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulü ile yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/1414, K. 2024/1340, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama