KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1293 Esas
- Karar no
- 2024/1450
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/09/2024
- Numarası
- 2024/678 Esas, 2024/655 Karar
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Karar Metni
3.387 kelime·17 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd.
Şti'nin ortağı olduğunu, ...'ın şirketin bankalardan kullandığı bütün kredilere tüm malvarlığı ile şahsen kefil olduğunu, şirketinin riskini de şahsen paylaştığını, tabiri caiz ise taşın altına elini değil bütün gövdesini koyan dürüst bir iş adamı olduğunu, ...’ın bankalara kefil olduğu borçların toplam tutarının 57.900.268,63 TL olduğunu, kefil olunan borçlar listesine ait projenin dilekçe ekinde sunulduğunu, şirketin ödeme gücünü yitirmesi ve borçlarını vadelerinde ödeyememesi sebebiyle ...’ın faktoring şirketlerine şahsi gayrimenkullerini ipotek verdiğini,
kefaletten dolayı sorumluluğu olduğundan ödenmesi gereken borçların muaccel borca dönüştüğünü, şirket açısından rehinle temin edilmiş olan banka borçlarının şirketin konkordatosunda rehinli alacaklar statüsünde olduğunu, konkordatoya tabi olmayan alacakların ise ...’ın kefalet borcu rehinle temin edilmediğinden kefil olunan tüm bankaların şirketten alacaklarının ...’ın şahsi konkordatosu bakımından konkordatoya tabi alacak statüsünde olduğunu, ...’ın kefaletten doğan borçlarının fer’i niteliği gereği,
kefil olduğu şirketin konkordatosu ve İİK m. 308/h çerçevesinde rehinli alacaklılarla müzakere ve yeniden yapılandırma anlaşmaları çerçevesinde, şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağını, dolayısıyla ...’ın borçluluğunun, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğunu, şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde,
...’ın borçlarının da sona ereceğini belirterek müvekkilleri için İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü ile öncelikle konkordato talep eden tüm müvekkileri hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İİK 287 ve 294 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ihtiyati tedbir kararlarınınn aynen devamı ile yargılama sonrasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı vekilleri beyanlarında özetle; tedbirlerin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının birlikte konkordato talep ettiği şirketin ortağı olduğu, davacının konkordato talebinin şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, konkordato projesinin temel felsefesinin konkordatoya tabi alacaklarına konkordato projesinin kabulü halinde kavuşma olduğu, alacaklılar ile anlaşarak borçların tasfiyesinin düşünüldüğü, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulundukları şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte davacının kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğünün korunarak faaliyetine devam edecepinin belirtildiği,
davacı gerçek kişi tarafından sunulan konkordato projesinin incelenmesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının, ...
Şti.'nin konkordato teklifinin başarıya ulaşması ihtimaline dayandırıldığı, ihtimal üzerinden ihtimal değerlendirilmesi yapılmasının olasılıklara dayalı bir değerlendirme olacağı, şirket ortağı davacı tarafından sunulan kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermeyen tamamen borçlu şirketin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş konkordato ön projesinin uygulanabilir olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı,
gerçek kişilerin de en azından kendi şahsi alacaklılarını ve borçlu oldukları miktarları tevsik eden belgelerle birlikte dosyaya sunmaları gerektiği, hedef belirtmelerinin ve gösterdikleri hedefe göre denetime elverişli bir kaynak yaratmalarının şart olduğu, gerçek kişi davacının kira, özel okul taksidi, kredi kartı borcu gibi mevcut borçları ile mal varlıklarını dosyaya beyan etmediği, İİK 285. maddesinde "borçlarını ödemekte zorlanan" ifadesi kullanıldığından tacir olmayan gerçek kişinin hangi borcunu ödemekte zorlandığını ortaya koyması gerektiği, davacının kefalet borçları dışında şahsi borçlarının olmadığını dosyaya bildirdiği,
İİK.nun 285, 286 maddeleri ile oturmuş istinaf kararları doğrultusunda gerçek kişilerin de kaynak göstermesinin zorunlu olduğu, davacının kaynak yaratamadığı, şirketin projesinin başarısına bel bağlandığı, talebin İİK 285. maddesindeki şartları taşımadığı, 286. maddesinde aranan şartları karşılayan belgelerin sunulmadığı, sunulan ön projede konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, davacıya özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, vaad edilen aylık ödemeleri sağlayacak bir gelirin veya kaynağın mevcut olmadığı, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği,
borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği gerekçesiyle davacı gerçek kişi ... yönünden konkordato talepli davanın reddine karar verildiği, red sebebine göre davacının tacir kaydı olmadığı, tacir sayılan kimselerden de olmadığı, İİK.nun 292. maddesinde sayılan iflasın açılmasını gerektiren koşulların oluşmadığı gerekçesiyle iflas kararı verilmesine yer olmadığına, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
tedbirlerin ve geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu'nun Resmi İlan Portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/296 E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkilleri İdeal ..
Şirketi ve ... yönünden konkordato talepli başvuru yapıldığını, iş bu dosya kapsamında taleplerinin kabulü ile 05.04.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet süresinin 03.07.2024 tarihli celsede 2 ay süre ile uzatıldığını, 04.09.2024 tarihli celsede, ... yönünden dosyanın tefrik edilerek İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/678 E. dosyasına kaydının yapılarak bu dosyada davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'ın şirketin bankalardan kullandığı bütün kredilere tüm malvarlığı ile şahsen kefil olduğunu,
şirketinin riskini de şahsen paylaştığını, dürüst bir iş adamı olduğunu, ...’ın bankalara kefil olduğu borçların toplam tutarının 57.900.268,63 TL olduğunu, kefil olunan borçlar listesinin dosya kapsamında mübrez olduğunu, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...’ın şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato olduğunu, ancak yerel mahkemenin bu hususu bir "bel bağlama" olarak nitelediğini, bu durumun bir bel bağlama olmadığını, aslında ...'nın konkortadosunun başarıya ulaşmasına da bir etken oldacağını,
tedbirlerin kalkmasını fırsat bilen alacaklıların ...'nın işyeri adreslerinde hukuka aykırı şekilde hacizler tatbik ettiğini, müvekkilinin şirketin borçlarına müteselsil kefil, avalist sıfatlarıyla taahhüt vermesi nedeniyle istinaf dilekçe tarihinde dahi defalarca ...
Şirketi'nin faaliyet adreslerinde hukuka aykırı olarak hacizlerin tatbik edildiğini ve edilmeye devam edeceğini, bu hacizlerde, ... hakkındaki konkordato tedbiri nedeniyle haczedilemeyen malların, ... yönünden mahkemenin tedbirleri kaldırması sonrasında 3. kişilerce istihkaklı olarak haczedildiğini, dolayısıyla bu durumun ... yönünden mahkemece verilen tedbirlerin aşılması sonucunu doğurduğunu, 3. kişilerin şirket merkezine geldiğini,
şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ...'a dair evrak araştırması neticesinde doğal olarak bir kısım belgeleri buldukları ve bu belgeleri ileri sürerek o adreste ... bir ticaret sürdürüyormuş gibi hacizler tatbik ettiklerini, haczedilen mahcuzların ...nın maliki olduğu,
envanterinde dahi kayıtlı olan mallarını ve konkordato projesine uygun faaliyetlerini sürdürmek üzere ticarete konu ettiği ilaç, takviye edici gıda vb. kapsadığını, icra hukuk mahkemelerinin, hukuken fahiş hatalı değerlendirmeleri ve hacizleri tatbik etmeleri sonrasında takibin devamı yönünde karar verilmesi halinde, konkordato tedbiri olan ...nın mal varlıklarının muhafaza altına alınabileceğini ve bundan hem şirketin hem de alacaklıların zarar göreceğini,
şirketin tek ortağının doğal olarak evraklarına rastlanılmasını İİK 97 kapsamında değerlendiren dairelerin ve icra hukuk mahkemelerinin kararları dikkate alındığında bu süreçleri suistimal eden kötüniyetli alacaklarının tutumlarının bulunduğunu, taraflarınca açılacak istihkak davaları lehe sonuçlanacak olsa da şeklen dar anlamda inceleme yapan icra hukuk mahkemelerinin hukuken hatalı kararlarının müvekkili ...'ın mahvına sebebiyet vereceğini, ...nın projesinin başarıya ulaşmasını da zorlaştıracağını, bu durumun şirketin ve alacaklılarının yararına olmayacağını,
kefalet ve avalist sıfatlarına bağlı sonuçların hem İdeal ... hem de ...'ı etkileme sürecinin olduğunu, mahkemece bu hususun hatalı değerlendirildiğini, müvekkili ...'ın borcunu ödeyecek ek kaynak göstermediği şeklinde değerlendirmenin hukuken kabul edilebilir olmadığını, uzmanlarca yapılan değerlemede şirketin 400 milyon TL'yi aşkın bir değerinin olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin %10-%15 oranındaki hisse bedelinin neredeyse kefalet tutarlarını karşıladığını, aksi yöndeki değerlendirmelerin hukuka aykırı olacağını, ..
Ltd.
Şti.'nin 100'ü aşkın çalışanı ve 6.000'i aşkın eczaneye dağıtım yapması ile ciddi bir katma değer yarattığını, komiser heyeti tarafından düzenlenen raporda da şirketin mali durumuna ve projesine olan inancın ortaya konulduğunu, buna rağmen müvekkilinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin değerinin yerel mahkemece yok sayıldığını, bu nedenle ...'ın bir kaynağı olmadığı şekilde hatalı bir tespitte bulunulduğunu, mali müşavir Dr. ... tarafından hazırlanan değerleme raporunda, şirketin hesaplanan toplam değerinin 534.365.812,26 TL ve hesaplanan toplam ağırlıklandırılmış değerinin 412.340.756,02 TL olduğunun tespit edildiğini,
müvekkili tarafından şirket hisselerinin %10-15'nin satışı halinde kefaletten kaynaklı borcun finanse edilebileceğini, müvekkilinin aktifinde yer alan taşınmazların da şirket lehine ipotekli olduğunu, bu yönüyle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasa aykırı olduğunu, konkordatonun ruhu ile bağdaşmayacak sonuçlara sebebiyet veren bir nitelik taşıdığını belirterek Dairece yapılacak ivedi inceleme neticesinde öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuna dek müvekkili ... yönünden İİK'da gösterilen konkordato tedbirlerinin uygulanmasına,
konkordato komiserlerinin görevlerinin devamına, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, müvekkili hakkında kesin mühlete geçiş kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, borçlu şirket ortağı hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda, davanın, borçlu şirketin muamele merkezi ve gerçek kişinin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davacının, Mahkeme'nin 2024/296 E. sayılı dosyasında ... Ltd.
Şti. ile birlikte konkordato davası açtığı, 05/04/2024 tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühletin sonunda konkordato komiser heyetinin dosyaya 28/08/2024 tarihli raporunu sunduğu, Mahkemenin 2024/296 E. sayılı dosyasının 04/09/2024 tarihli celsesinde gerçek kişi ... yönünden davanın tefrikine karar verilerek Mahkemenin 2024/678 E. sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiği,
2024/678 E. sayılı dosyada duruşma açılarak borçlunun, hazır bulunan alacaklıların ve konkordato komiserinin beyanı alınarak davacı gerçek kişi ... yönünden konkordato talepli davanın reddine, red sebebine göre davacının tacir kaydı olmadığından ve tacir sayılan kimselerden de olmadığından İİK.nun 292. maddesinde sayılan iflasın açılmasını gerektiren koşulların oluşmadığı gerekçesiyle iflas kararı verilmesine yer olmadığına, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
tedbirlerin ve geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu'nun Resmi İlan Portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 03/06/2024 tarihli işletme yönetimi uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda. Sayın Mahkemenizce tevdi edilen 2024-296 Esas dosyasına konu olan şirket tesislerinde yapılan, inceleme ve keşifler sonunda yapılan değerlendirmede, ...
Şti.'ye ait taşıtların ve demirbaşların değerlendirildiği, yapılan değerlendirme sonucu,Taşıtlar ve Demirbaşlar 2024 Nisan ayı mizan kaydi değerlerinin, güncel olarak 33.422.900,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 11/06/2024 tarihli eczaneci bilirkişi raporunda; ...
Deposunun spot ecza deposu şeklinde tabir edilen firmalardan veya başka ecza depolarından ilaç alımında yüksek adetlerde aldığı ilaç mal fazlasını eczanelere satış sırasında birim satış fiyatına iskonto olarak yansıtarak diğer ecza depolarından düşük fiyatlarda mal satışını sağlayan ecza depolarından olduğu, diğer ecza depoların 3 ay olarak uyguladığı geri ödeme vadesini 15 gün olarak eczanelerden tahsilatının yapılması şeklinde eczanelere iskontolu ilaç satışı ve kısa vadeli ödemenin sağlandığı spot ecza deposu olarak çalıştığı, ...
Deposunda stoktaki ürünlerin genellikle Türkiye'de üretilen jenerik ilaçlardan olduğu, ilaçların firması ve diğer ecza depoları tarafından iskonto ve yüksek mal fazlası ile satılan ilaçlardan olduğu, orijinal ve ithal ilaçların az sayıda olduğu, ...
Deposu muhasebe programında ürün maliyet fiyatı olarak ilaç zam öncesi daha ucuz olarak alınan ürünlerin de maliyet tablosunda ilaç zammı sonrası güncel maliyet değerine göre maliyet hesabı yapılarak ortalama maliyet artışı yapıldığı,
yine ilaç satış fiyatları incelendiğinde bazı ilaçlarda eczaneye satış fiyatının normal vade ile satış yapan depolar düzeyinde hesap yapıldığı ve spot olarak peşin satış ilkesiyle satış yapan ecza depolarından yaklaşık %10 civarında yüksek olduğu tespiti yapılmış olup bu satış fiyatlarının gelecek olan muhtemel ilaç zammı sonrası satış fiyatlarının gelecek olan muhtemel ilaç zammı sonrası düşük kalacağı fakat günümüz koşullarında spot ecza deposu satışlarına göre yüksek olduğu, ...
Deposu stoklarında bulunan ürünlerin Sağlık Bakanlığı ilaç ruhsatlarında güncel Perakende Satış Fiyatı toplamının 986.527,077 TL olduğu, ilaçların jenerik ilaçlar olması sebebiyle Kamu Kurum İskontolarının (SGK ilaç alım fiyatı) yüksek olduğu, ... Deposu muhasebesinde stoklarında 05.06.2024 tarihinde bulunan ilaç ve ıtriyat ürünlerinin güncellenmiş maliyet fiyatlarına göre ecza deposu stok maliyet değerinin 193.589,075 TL olduğu,...
Deposu muhasebesinde stoklarında bulunan ilaç ve ıtriyat ürünlerinin satış fiyatlarına göre tamamının satışının yapıldığında 241.006,613TL depoya nakdi giriş yapılacağı gözüktüğü fakat yukarıda açıklanan sebeplerle spot ecza deposu olarak çalışan ecza deposunun güncel serbest piyasa ve rakipleri göz önüne alınarak ürünlerin rekabet ortamında satışının yapılmasının istenmesi durumunda spot ecza deposu kar oranları uygulandığında 222.627,436TL nakdi giriş yapılacağı,
Şubat 2024 tarihinde yapılan ilaç zammı sonrası yakın gelecekte yapılacak ilaç zammı ile ecza deposunun 2024 yılı içerisindeki ilaç satışındaki nakdi girişinin yükseleceği yönünde görüş bildirilmiştir.15/08/2024 tarihli gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünde. İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/296 esas sayılı dosyasından Konkordato talep eden şirketin taşınmaz mallarının.
Konya İli'nde 3 adet “Dükkan” ve 2 adet “Mesken” vasıflı taşınmazlar, Karaman İli'nde 1 adet “Dükkan” vasıflı taşınmaz, Antalya ili, Alanya İlçesinde 1 adet “Villa” vasıflı taşınmaz ve Şanlıurfa İli'nde 1 adet “Daire” vasıflı taşınmazın kıymet takdiri amacıyla halihazır durum tespiti yapılarak bugünkü tarih itibariyle mütehammil bulunduğu değerine yönelik incelemelerin yapıldığı,
gayrimenkullerin bulunduğu semt ve mevkii, imar durumu, yüzölçümü, mimari projesi, ana artere olan mesafesi, inşaatında kullanılan malzeme ve işçilik kalitesi, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu, inşaat maliyetleri, getirebilecekleri kira getirisi, deprem sonrası emlak alım ve satım koşulları, değerlerine tesir edecek olumlu ve olumsuz tüm etkenler ile günün iktisadi koşulları da göz önüne alınarak değer tespitinde “Emsal Karşılaştırma Yöntemi” kullanılarak yapılan hesaplamada toplam değerinin 39.600.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
28/08/2024 tarihli geçici konkordato komiser heyeti kesin süre değerlendirme raporunda;a-Davacı borçlu ... Şti yönünden; davacı şirketin çalışma kabiliyetlerini kaybetmediği; mevcut çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerinin kesintisiz olarak devam ettiği, şirketin aktiflerinin rayicen yapılan değerlemesi sonucunda şirket rayiç öz varlığının 30.06.2024 tarihi itibarı ile toplam +102.057.396,26 TL tutarında olduğu, yani borca batık durumda olmadığı,
davacı şirketin geçici mühlet süreci içerisindeki faaliyetlerine nezaret edilmesi ve konkordatoya konu 30.01.2024 tarihli mali veriler ile geçici mühlet tarihi olan 05.04.2024 tarihli ve 30.06.2024 tarihli mali verilerin mukayese edilmesi neticesinde Konkordato Ön Projesinde belirtilen hedeflerine ulaşabileceği ve projenin uygulanabilir olduğu, davacı şirketin alacaklıları incelendiğinde alacaklı sayısının 250'nin altında olduğu, toplam borç tutarının ise 565.490.864,49TL'sı olduğu tespit edilmiştir. b-Davacı borçlu şahıs ... yönünden yapılan değerlendirme sonucunda;
sunulan proje içerisinde borçlunun banka borçlarının tümüne kefaletten kaynaklı borcunu ödemesi için gerekli somut kaynağın olmadığı, borçlu ...'ın projesindeki mali dayanağın dava dosyasındaki hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesi, kendisine ait taşınmazların satışı ve şirkete ait hisselerin bir kısmının 3. kişilere yapılacak satışından elde edilecek gelire dayandığı, herhangi bir somut kaynak girişine dayanmadığı, konkordato ilan etmiş, toplam borcu 565.000.000,00 TL olan bir şirketin 102.000.000,00 TL tutarındaki öz kaynağı olduğu,
davacı şahsa ait hisselerin tamamının bile satışı söz konusu olsa, bu özvarlık tutarının yani bir anlamda rayice göre çıkartılan şirket değerinin davacı şahsın kefaletindeki 170.000.000,00 TL tutarındaki banka borcunu ödemek için yeterli olmayacağı, taşınmazların ise tamamının ipotekli olduğu, konkordato ilan eden şirketin proje uygulanırsa borcu ödeyebileceğinin tespit edildiği,
ama şahsın ayrı bir proje ile değerlendirilmesi gerektiği, yani olası bir şirketin borcunu ödememesi halinde kefil olan davacı şahsın kefalet borcunu ödeyeceği kaynağın somut olması gerektiği, ileriye dönük şirketin elde edeceği olası kazanca göre çıkartılan şirket değerinin ise ispat edici bir yanı olmadığı, varsayımlara ve olasılıklara dayandığı, tip şirket değerlemelerinin konkordato ilan etmemiş şirketler için gösterge niteliği taşıdığı, gerçek olanın ise şirketin el değiştirdiği fiyat olduğu, daha çok temenni niteliğinde olan ...'a ait konkordato projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı,
uygulanabilir görülmediği kanaatine varılmıştır."...Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak malvarlığını korumaya amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatmin edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur.
Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır.
Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1481 Esas 2022/2121 Karar sayılı ilamı)."...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacılar ... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir.
Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).
28/08/2024 tarihli geçici konkordato komiser heyeti kesin süre değerlendirme raporuna göre, borçlu gerçek kişinin münferiden sorumlu olduğu borçları projede ayrıca dosyaya bildirmediği, aynı zamanda derdest dosya kapsamında konkordato talep eden yetkilisi olduğu şirketin banka borçlarının da müteselsil kefili olduğu, borçlu gerçek kişinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Bu nedenle, Mahkemece komiser heyeti raporuna göre tespit edilen gelişmeler dikkate alındığında borçlu gerçek kişinin proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının bulunduğundan söz edilemez.
Uygulanabilirliği bulunmayan konkordato projesinin başarı şansı olmadığından konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur."...Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.
Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.
Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı). Borçlu gerçek kişinin konkordato teklifi, ortağı oldukları şirketin banka ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır.
Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir.
(Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh.
148) Somut olayda karar tarihi gözetildiğinde 28/08/2024 tarihli geçici konkordato komiser heyeti kesin süre değerlendirme raporunda, borcu batıklık konusunda yeterli ve gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak yapılan hesaplama uyarınca borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı, borçlu gerçek kişinin ise usulüne uygun şekilde aktif ve pasiflerini gösterir şekilde mali durumuna göre proje sunmadığından borca batıklık durumunun tespit edilemediği, ancak sadece şirketin banka borçlarına kefaleti nedeniyle borçlarının olduğunu dosyaya bildirdiği,
bu beyana göre yapılan değerlendirme sonucunda komiser heyeti raporuna göre, olası şirketin borcunu ödememesi halinde kefil olan davacı şahsın kefalet borcunu ödeyeceği, kaynağın somut olması gerektiği, ileriye dönük şirketin elde edeceği olası kazanca göre çıkartılan şirket değerinin ise ispat edici bir yanının olmadığı, varsayımlara ve olasılıklara dayandığı, tip şirket değerlemelerinin konkordato ilan etmemiş şirketler için gösterge niteliği taşıdığı, gerçek olanın ise şirketin el değiştirdiği fiyat olduğu,
daha çok temenni niteliğinde olan ...'a ait konkordato projesinin ciddi, inandırıcı ve uygulanabilir olmadığının tespiti karşısında ve borçlu gerçek kişinin projesinin başarısının, borçlu şirketin projesinin başarısına bağlı kılınarak tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği,
ayrıca sunulan projelerin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği dikkate alındığında bağımsız ve kendine özgü tedbir içermeyen konkordato projesi başarıya ulaşamayacağından Mahkemece, iflasa tabi olmayan borçlu gerçek kişilerin kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle borçlu şirket yetkilisi konkordato talep eden gerçek kişi ... hakkında konkordato talepli davanın reddine,
davacının tacir kaydı olmadığından ve tacir sayılan kimselerden de olmadığından İİK.nun 292. maddesinde sayılan iflasın açılmasını gerektiren koşulların oluşmadığı gerekçesiyle iflas kararı verilmesine yer olmadığına, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
tedbirlerin ve geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu'nun Resmi İlan Portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/678 Esas, 2024/655 Karar sayılı ve 04/09/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Konkordato talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1293, K. 2024/1450, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama