KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/587 Esas
- Karar no
- 2024/611
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2024
- Numarası
- 2022/405 Esas, 2024/95 Karar
- Dava
- TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında ... projesi akdedildiğini, dava dışı şirket ile davalı arasında ise ... projesine konu adresin güvenlik hizmeti hususunda sözleşme akdedildiğini, güvenlik hizmetinden davalı şirketin sorumlu olduğu proje adresinde hırsızlık meydana geldiğini, hırsızlık sonucu meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğu iddia edilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi zararın 26.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin müvekkiline hırsızlıkla ilgili herhangi bir borç yüklemediğini, hırsızlık olayında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından güvenliğe ilişkin tespit çalışmaları yapıldığını ve bu çalışmalar kapsamında güvenliğin yetersizliğini gerek sözlü ve gerekse yazılı olarak bildirdiklerini, yetersiz sayıda personel bulunduğunu, hırsızlığa konu alanın çevrili olmadığını, gece bekçisi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının güvenlik hizmetini sağlayacağı yerin büyük olduğu, süreç içerisinde dava dışı şirketi bilgilendirdiği, dava dışı şirketçe bilgilendirmeye rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı, davalı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimini yerine getirdiği, meydana gelen hasarda davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili; mahkemece davanın reddine ve müvekkili lehine 100,00 TL vekalet ücretine karar verildiğini, vekalet ücretinin her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedildiğini, mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın HMK'nın 304.maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden tashihi talep etmiştir.
Mahkemece 28.03.2024 tarihli ek karar ile; dava dilekçesinde dava değerinin 100,00 TL olarak belirtildiği, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin dava değerini geçemeyeceği gerekçesiyle davalının tashih talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece maddi tazminat davasının tamamen reddine ve müvekkili lehine 100,00 TL vekalet ücretine karar verildiğini, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesi gereğince vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken 100,00 TL vekalet ücreti taktir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE HUKUKİ GEREKÇE
Uyuşmazlık; davacının depoda olan mallarının çalınması sebebiyle uğradığı zararın davalı güvenlik şirketinden tahsiline yöneliktir.
Yapılan yargılama sonunda; davacının davasının reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili 27.03.2024 tarihli tahsis talepli dilekçesi ile hükmün 6.bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin kısmen tashihen düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince 28.03.2024 tarihli ek karar davalı vekilinin tashih talebinin reddine karar verilmiştir.Akabinde davalı vekili, 02.04.2024 tarihli dilekçesi ile ilk derece mahkemesi kararını sadece vekalet ücreti yönünden istinaf etmiştir.
Dava dilekçesinde davacı, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı, dava dışı şirket ile sözleşme yaptığını, dava dışı şirkete ait sözleşme konusu işleri yapacağını taahhüt ettiğini, iş yerinin fiziki güveninin davalı tarafından sağlandığını, yapılacak işler için götürülen malzemelerin davalının güvenliğini sağladığı iş yerinde çalındığını, bu sebeple zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmıştır.
AAÜT'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13.maddesinde; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonunda davanın tamamen reddine karar verildiğinden kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine AAÜT'nin 13/4.fıkrasına göre vekalet ücreti taktiri gerekirken dava dilekçesinde belirtilen miktar kadar vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Zira AAÜT'nin 13.maddesinin dördüncü fıkrasında açıkça, maddi tazminat istemli davanın tamamen reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirleneceği düzenlendiğinden ilk derece mahkemesince davalı lehine 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece aksi yönde verilen karar dosya kapsamına uygun düşmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/587, K. 2024/611, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama