İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1125 K.2025/1201

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/1125Karar2025/1201Tarih25 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.022 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Eylül 2025
Dosya no
2025/1125 Esas
Karar no
2025/1201
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/05/2025
Numarası
2025/6 Esas, 2025/504 Karar
Davanın konusu
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.022 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2019 yılında kurulduğunu ve ağırlıklı olarak araç alım satımı kiralama işi perakende ürünleri ile iştigal ettiğini, küresel salgın nedeniyle emtia maliyetlerinin yükseldiğini, maliyetlerin geçici yüksekliğinin ise daha fazla sermaye ihtiyacı duyulmasına neden olduğunu, daha fazla sermaye gerekliliğinin de kredi ihtiyacını artırdığını, dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntı sonucunda, döviz kurlarının ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüksek olması nedeniyle müvekkilinin dahil olduğu sektörde durağanlığa ve daralmaya neden olduğunu,

pazarda yaşanan sıkıntı ve daralma nedeniyle müvekkilinin finansal dar boğaza düştüğünü, sınaı ve ticari süreçlerinin aksamaya başladığını, müvekkilinin nakdi sıkışıklık içine girdiğini, müvekkilinin ileri tarihli borçlarını ödeyebilmek için zamana ihtiyacı olduğunu, şirketin adi borçlarını ödemesi için konkordato tasdik karar tarihinden itibaren ödenmek üzere, konkordato ön projesindeki tekliflerinin bir vade konkordatosu teklifi niteliğinde olduğu, borçların % 100'ünün 36 aylık sürede %24 ek faiz ödemesi ile ödenmesinin planlandığını, müvekkilinin borca batık durumda olmadığını belirterek konkordato tasdik talebinde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece.

Şirket dosyasındaki verilerden, şirket merkezi toplantısından ve ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında şirketin faal olduğu, şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, şirketin bağımsız denetime tabi olmadığı, şirketin 30.11.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer Öz Kaynaklarının 6.088.287,82 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, 30.04.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda ise şirketin rayiç değer Öz Kaynaklarının (-)32.173.513,78 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olduğu,

borca batıklık bilançolarının hazırlanması esnasında yeni bir somut mali veriye rastlanmamış ve şirketinin aktifini pozitif yönde ve borca batıklığı değiştirecek biçimde yeni bir hususun da tespit edilmediği, bu bağlamda şirketin en son güncel mali verileri dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamada davacı borçlu şirketin (-) 32.173.513,78 TL borca batık çıktığı, mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin gerçekçi inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği, şahısların projesinin de kişisel taşınmazlarının satışına dayandığı ancak bu satış sonrası kalacak bakiye bedelin projenin gerçekleşmesine yeteceğine dair somut bir mali veri olmadığı,

bu aşamada şirket ve şahısların projelerinin süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığı, ciddi ve inandırıcı görülmediği, açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile konkordato talebinin reddine, ... ...

Otopark Ve Kuyumculuk İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İİK'nun 177/4 Maddesi uyarınca iflasına, İflasın 06/05/2025 günü, saat 15:31 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin kalp krizi nedeniyle duruşmaya katılamayacağını belirtmesine rağmen müvekkilinin mazereti yönünden herhangi bir karar verilmediğini, savunma hakkının açıkça ihlal edildiğini, ilk derece Mahkemesinin kalp krizi sorunu gerekçesiyle duruşmaya katılamayan müvekkillerinin dinlenmeden iflas kararı vermesinin açık bir usul hatası olduğunu,

duruşmadan bir gün önce komiser raporunu sunup ve duruşmada taraflarına savunmada bulunmak üzere süre verilmek yerine duruşmada iflas kararı verilmesinin açıkça savunmak hakkının ihlali olduğunu, somut olayda müvekkili şirket yönünden iflas kararının hukuki dayanakları oluşmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, konkordato sürecinde iyileşme olmamasının tek başına iflasa yeterli olmadığını, ilk derece Mahkemesi gerekçesine bakıldığında sadece komiser raporuna dayanarak şirketin konkordato sürecinde herhangi bir mali iyileşme göstermediği,

borçlarını ödeme gücünü ispat edemediği ve faaliyet yürütmediği gerekçeleriyle iflas kararı verildiğini, komiser raporunun mahkemeye sunduğu tespitlerin tek başına karar verilmesine neden olamayacağını, bu nedenle borçlu dinlenmeden iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece Mahkemesinin verdiği iflas kararının en son başvurulması gereken tedbir olması gerekirken salt komiser raporuna dayanılarak iflas kararı verilmesinin ölçülülük ve hakkaniyet kurullarına aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.

Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.

Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından.

Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 03/01/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühletin 03/04/2025 tarihinden başlamak üzere 7 gün süre ile geçici mühlet kararının uzatıldığı, yine 09/04/2025 tarihinden başlamak üzere 1 ay süre ile geçici mühlet kararının uzatıldığı, 06/05/2025 tarihli duruşmada, davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile davacı şirketin iflasına karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.

Komiser heyeti tarafından sunulan 02.05.2025 tarihli raporda raporda özetle;Konkordato geçici komiser heyeti olarak 2021, 2022, 2023 ve 2024 tarihli mali veriler kapsamında ve Şirket faaliyetlerinin gözlemlenmesi neticesinde; şirket dosyasındaki verilerden, şirket merkezi toplantısından ve ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında şirketin faal olduğu, şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, şirketin bağımsız denetime tabi olmadığı,

şirketin 30.11.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer Öz Kaynaklarının (+) 6.088.287,82 TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLMADIĞI, 30.04.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda ise Şirket'in rayiç değer Öz Kaynaklarının (-) 32.173.513,78 TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLDUĞU, borca batıklık bilançolarının hazırlanması esnasında yeni bir somut mali veriye rastlanmadığı ve şirketinin aktifini pozitif yönde ve borca batıklığı değiştirecek biçimde yeni bir hususun da tespit edilmediği,

bu bağlamda şirketin en son güncel mali verileri dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamada davacı borçlu şirket (-) 32.173.513,78 TL borca batık çıktığı, mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin gerçekçi inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği, şahısların projesinin de kişisel taşınmazlarının satışına dayandığı ancak bu satış sonrası kalacak bakiye bedelin projenin gerçekleşmesine yeteceğine dair somut bir mali veri olmadığı, bu aşamada şirket ve şahısların projelerinin süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığı,

ciddi ve inandırıcı görülmediği belirtilmiştir.1-Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili ... ...'ın kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve ... ...'ın yanında refakatçi olarak bulunduğunu, bu durumun duruşma günü hem sözlü hem de yazılı olarak Mahkemeye beyan edildiğini, hastaneden alınan tıbbı raporun duruşma günü Mahkemeye ibraz edildiğini ve yaşanan olağanüstü durum sebebiyle müvekkillerinin bir sonraki celse hazır edilmek üzere duruşmanın ertelenmesinin talep edildiğini, ilk derece Mahkemesince duruşma günü mazeret yönünden olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan,

müvekkilleri dinlenmeden iflas kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Davacılar vekili 06.05.2025 tarihli Uyap üzerinden gönderdikleri dilekçe ile müvekkili ... ...'ın kalp krizi geçirmesi sebebiyle duruşmada hazır bulunamayacağı, bu nedenle konkordato geçici mühlet gereği ek bir ay süre verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince 06/05/2025 tarihli duruşmada, davacı şirket yetkililerine tebligat yapıldığı, imza sirkülerinden her iki davacı gerçek kişinin şirket yetkilisi oldukları, hazır olmadıkları, şirket yetkililerinden ... ...'ın mazeret sunduğu,

belgelendirmediği belirtilmiştir.İİK'nın 292. maddesi kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması halini düzenlemektedir. Maddenin son fıkrası. "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir.

İİK'nın 287/5 fıkrası gereği anılan hüküm geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanır.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 15. HD'nin 2021/490 Esas, 2021/752 Karar sayılı kararında.

İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu, bu hüküm uyarınca konkordato talep eden hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlunun duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği, bu hususun istinaf sebebi yapılmasa dahi resen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda, davacı şirket yetkililerinin yargılama sırasında usulüne uygun olarak mahkemeye çağrıldığı anlaşılmaktadır.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar mazeret dilekçesi hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmeden ve şirket yetkilileri dinlenmeden iflas karar verildiğini ileri sürülmüş ise de, davacı şirket yetkilisinin sağlık durumuna ilişkin sunulan belgelerde koroner anjiyografi için istem tarihinin 28.04.2025 tarihi, rapor tarihinin ise 30/04/2025 tarihi olduğunun görüldüğü, davacı şirket yetkilisinin duruşma günü itibariyle hastanede yatarak tedavi gördüğüne, diğer şirket yetkilisinin de yine duruşma tarihi itibariyle refakatçi olarak hastanede olduğuna dair bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı anlaşılmıştır.

Buna göre Mahkemece İİK 292/ son maddesi kapsamında kanunun amir hükmünün yerine getirildiği anlaşılmış, davacıların istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.2-Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, duruşmadan bir gün önce komiserin raporunu sunduğunu, duruşmada taraflarına savunmada bulunmak üzere süre verilmek yerine duruşmada iflas kararı verilmesinin savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dosya kapsamı incelendiğinde, geçici Komiser Heyeti raporunun 02/05/2025 tarihinde uyap üzerinden sunulduğu, 05.05.2025 tarihinde de dosyaya aktarıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece Mahkemesince, karar tarihli duruşmada geçici komiser heyeti raporunun sunulduğu zapta yazılmıştır. Konkordato talep eden vekillinin karar tarihli duruşmada, bir kısım beyanlarda bulunduğu ancak rapora karşı beyanda bulunmak üzere herhangi bir süre talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu hali ile konkordato talep eden vekilince taraflarına süre verilmeden karar verildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.3-Konkordato talep edenler vekili; müvekkili şirket yönünden iflas kararının hukuki dayanağı bulunmadığını, salt komiser raporuna dayanılarak iflas kararı verilmesinin ölçülülük ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.

İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.

İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir.

Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir.

Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Somut davada, davacı şirketin en önemli borç ödeme kaynağı olarak, ticari faaliyetlerden elde edecek kar ile dönem başı nakit ve hazır değerler gelirini göstermiştir.

Komiser raporunda, şirketin ilk madde ve malzeme kalemindeki tutarın fiilen mevcut olmayan fiktif kalem olduğunu, bu tutarın rayiç değer bilançosundan çıkartılmasıyla şirketin borca batık hale geldiği, 2025 yılı içerisinde hiç bir ticari faaliyeti olmayan şirketin, iş konusu gereği her ne kadar dönemsel durgunluk kaynaklı hareketsiz bir süreci yaşamış olsa da, ileride olası bir kar halindeki kazancının işletmenin projesindeki öngörülerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin gerçekçi inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği,

şahısların projesinin de kişisel taşınmazlarının satışına dayandığı ancak bu satış sonrası kalacak bakiye bedelin projenin gerçekleşmesine yeteceğine dair somut bir mali veri olmadığı, bu aşamada şirket ve şahısların projelerinin süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığının belirtilerek borca batıklık bilançolarının hazırlanması esnasında yeni bir somut mali veriye rastlanmadığı ve şirketinin aktifini pozitif yönde ve borca batıklığı değiştirecek biçimde yeni bir hususun da tespit edilmediği,

bu bağlamda şirketin en son güncel mali verileri dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamada davacı borçlu şirketin (-) 32.173.513,78 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, bu hali ile konkordatonun başarıya ulaşma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca davacı gerçek kişilerin konkordato projesinin şirketin konkordato projesinin başarısına bağlanıp, kendine özgü konkordato projesi bulunmadığı, davacı şirketin de faaliyetlerinin olumlu ilerlemediği gözetildiğinde Mahkemece davacıların kesin mühlet talebinin reddedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.

Buna göre Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve davacı şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve davacın şirketin iflasına karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/6 Esas, 2025/504 Karar sayılı ve 06/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

SONUÇ / HÜKÜM

2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1125, K. 2025/1201, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Hükü M
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1125
Karar No
2025/1201
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1125 K.2025/1290
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1126 K.2025/960
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/1127 K.2025/1173
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1127 K.2025/912
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1128 K.2025/983
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1128 K.2025/908

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.