KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1433 Esas
- Karar no
- 2025/1425
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2024/1001 Esas, Derdest, Ara Karar
- Ara karar tarihi
- 22/07/2025
- Davalı
- HASIMSIZ
- Dava
- Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Talepte bulunan alacaklı Türkiye ... Bankası T.A.O. vekili 09/07/2025 tarihli dilekçesi ile; davacılardan ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmazın 1. derecede 22.11.2022 tarihli 10.000.000,00 TL bedelle kredi borçlarının teminatı olmak üzere müvekkili banka lehine ipotekli olduğunu, taşınmazın işletme faaliyetinde kullanılmadığını, paraya çevrilmesi durumunda şirketin ekonomik faaliyetinin tehlikeye düşmeyeceğini beyan ederek şirket faaliyetinde kullanılmayan davacı şirket adına kayıtlı ipotekli taşınmazın İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satışına izin verilmesine ve bu taşınmaz üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; komiser heyet raporunda tespit edildiği üzere, satışı talep edilen İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Çengelköy Mahallesi, ... . Parsel, .. adresinde bulunan taşınmazın konkordato projesinde kullanılmasının öngörüldüğü ve bu taşınmazdan kira geliri de elde edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde alacaklı Türkiye ... Bankası T.A.O. vekili vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alacaklı Türkiye ... Bankası T.A.O.
Vekili istinaf nedenleri olarak; taşınmazın konkordato projesinde kullanımının değil satışının öngörüldüğünü, kira gelirinin ekonomik açıdan stratejik önem taşımadığını, taşınmazın mesken niteliğinde olduğunu, borçlu şirketin ticari faaliyeti ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, kullanılmayan bir taşınmazın sadece elde tutulmasının bile gizli maliyet oluşturacağını (vergi, yönetim gideri, kira takip ve tahsilat masrafları), bu nedenlerle İİK 295/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, müvekkili bankanın ipotek alacaklısı olduğunu, ancak kanundan doğan haklarının ilk derece mahkemesi ara kararıyla sınırlandırıldığını,
orantılılık ve hakların dengesi ilkesinin mahkemece dikkate alınmadığını belirterek mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, kesin mühlet kararı verilen borçlu şirket adına kayıtlı rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi 22/07/2025 tarihli ara kararı ile, rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebini reddetmiş olup alacaklı banka vekili ara kararı istinaf etmiştir.Davacılar hakkında 02/01/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, daha sonra 02/01/2025 tarihinde verilen konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 27/03/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği,
daha sonra kesin mühlet taleplerinin kabulü ile 26/05/2025 tarihinden itibaren İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 295. maddesi.
"Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir.
Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.İİK'nın 295/2 fıkrasında 297/2 maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır.
16/07/2025 tarihli komiser heyeti görüşünde; satışı talep edilen taşınmazın hâlihazırda kira sözleşmesine konu olduğu ve bu sayede şirkete yıllık 227.200,00 TL kira geliri sağladığı, alacaklı bankanın satışa ilişkin izin talebinin “rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmemesi” koşulunu sağlamadığı, dosyada gayrimenkulün 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda piyasa değerinin 6.000.000,00TL olarak tespit edildiği,
mahkemece talebe konu gayrimenkul satışının mümkün olduğu kanaatinde olunması durumunda satışın bilirkişi rayiç bedelinin altında olmamak üzere gerçekleştirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü yönünde görüş bildirilmiştir.
Konkordato talep eden şirkete ait, alacaklı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazın işletmenin faaliyeti için elzem olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu ipotekli taşınmazdan kira geliri elde edilmesi de işletmenin faaliyeti için elzem olamayacağından İİK'nın 295/2 maddesinde belirtilen şartlar somut olayda oluşmuştur.Öte yandan borçlu ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından dosyaya sunulan konkordato projesinde, konkordato kaynakları arasında şirket aktifindeki taşınmaz satışı öngörülmüştür. İpotekli taşınmazın bilirkişi raporuna göre rayiç bedelinin 6 milyon TL olduğu ve ipotek bedelinin ise 10 milyon TL olduğu gözetildiğinde ipotekli taşınmazın bankanın ipotek bedelini bile karşılayamadığı dikkate alındığında taşınmazın satışı suretiyle dahi kaynak oluşturulması mümkün olamayacaktır.
Her ne kadar komiser heyeti tarafından, alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebi hakkında olumsuz görüş bildirilmiş ise de yukarıda belirtilen gerekçeler ile rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK'nın 295/2 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu kanaatine varılmakla ilk derece mahkemesince, rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığından dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek talebe konu rehinli taşınmazın satışına izin verilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle;
müdahil alacaklı bankanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 22/07/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak müdahil alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Alacaklı Türkiye ... Bankası T.A.O. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 22/07/2025 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA,2-Müdahil alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin KABULÜ ile İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte tapuda "İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Çengelköy Mahallesi,
... .... olarak kayıtlı bulunan taşınmazın SATIŞINA İZİN VERİLMESİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı müdahil alacaklı banka tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Alacaklı banka tarafından yatırılan 2.298,50 TL istinaf başvurma ve karar harcının davacı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. den tahsili ile müdahil alacaklı bankaya VERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak üye hakim ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi. 30/10/2025
MUHALEFET ŞERHİ
İİK'nın 295/2 fıkrası gereğince rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyorsa satışına izin verilebilir. Somut olayda borçlu şirket konkordato projesinde konkordatoya tabi borç tutarını 7.242.246,00 TL olarak açıklamış, borç ödeme kaynağı olarak 12.799.723,00 TL tutarında taşınmaz satışını göstermiştir.
Buna göre projeden rehinli taşınmazın satılarak borç ödeme kaynağı olarak kullanılması öngörüldüğüne göre madde de yer alan “rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi” şartı sağlanamamıştır. İİK'nın 295. maddesi yollaması ile İİK'nın 297/2 fıkrası uyarınca rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebi ile ilgili görüşü alınan komiser heyeti de rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi şartının bulunmadığını bildirmiştir.
Bunun yanında rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi halinde, icra takibinde rayiç değerinden daha düşük bir fiyatla satılabilecek ve bu durumda konkordato projesinde öngörülen taşınmaz satışı imkansız hale gelecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin reddine dair ara kararı hukuka uygun olduğundan karara muhalif kaldığımı bildiririm.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1433, K. 2025/1425, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama