KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/968 Esas
- Karar no
- 2025/1021
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 04/06/2025
- Numarası
- 2025/350 Esas
- Talep
- İHTİYATİ HACİZ
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bünyesindeki araçları üçüncü şahıslara veya şirketlere kiralayan bir şirket olduğunu, davalı ile de arasında ticari ilişki olup, davalının düzenledikleri faturaya konu borcu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, taraflar arasında düzenlenen mutabakat formuna göre davalının faturayı kabul ettiğini, birçok borcu bulunan davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri ederek öncelikle davalı adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve üçüncü şahıslardaki tüm varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama neticesinde itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi şartlarının bulunmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte dava açılmasına neden olmadıklarından, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin para borcunun alacaklısı olduğunu, faturaya bağlı olarak cari hesap oluşturulduğunu, mutabakat formunun imzalı ve kaşeli olarak davalı tarafından kabul edildiğini, davalının hizmete ilişkin sundukları faturalara itiraz etmediğini, ticari defterler incelendiğinde faturaların kabul edildiğinin görüleceğini,
alacağın yaklaşık olarak ispat edildiğini belirterek ara kararın kaldırılmasını ve davalının borç tutarını karşılayacak tutardaki malvarlıkları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf talebine cevabında; davacının alacağını ispata yönelik somut bir delil sunmadığını, davacının vermesi gereken hizmeti tam anlamı ile vermediğinden müvekkilinin de davacıdan alacağı bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının sağlanamadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup derdest dava kapsamında aynı zamanda ihtiyati haciz talep edilmiştir.Uyuşmazlık, İİK 257 maddesinde düzenlenen, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmıştır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.
İİK'nun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, davacı araç kiralamaya ilişkin düzenlediği faturaya konu ücretin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen fatura, cari hesap ekstresi ve davalının kaşe ve imzasını içeren (aksine bir itirazda da bulunulmayan) mutabakat metni birlikte değerlendirildiğinde, İİK'nın 258. maddesinde belirtilen mahkemede kanaat getirecek delillerin gösterildiği kabul edilerek davacının talebinin kabulü ile İİK 257 vd maddeleri gereğince teminat mukabili ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddi ve red gerekçesi yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/350 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 04/06/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul,
gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 3.178.560,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/968, K. 2025/1021, 16 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama