KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/2241
- Karar no
- 2024/2164
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/07/2024
- Numarası
- 2023/492 (Ara Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/492 Esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde ve ihtiyati haciz talepli ıslah dilekçesinde özetle.
Müvekkili fabrika niteliğini haiz taşınmazın satılması işinde komisyoncu ve simsar olarak, sözleşme imkanının hazırlanması yükümlülüğünü üstlendiğini, davalının ise satın alınacak alanın simsar vasıtasıyla satın alınması halinde satın alınan bedel üzerinden %3 + kdv ödemeyi taaahhüt ettiğini, ancak davalı firma, müvekkilini aradan çıkarmak suretiyle mülk sahibi ile bizzat iletişim kurarak bu taşınmazı kendisinden satın aldığını, tarafları bir araya getiren, davalı yana taşınmazı gezdiren, gerek yüz yüze gerekse de mailleşmeler ile süreci olgunlaştıran ,
sözleşmenin hazırlanmasına ortam hazırlayan müvekkili firmanın hukuka aykırı bir şekilde aradan çıkarılarak hak kazanmış olduğu hizmet bedelini alamamış olması esasında işbu davanın ikame edildiğini Gebze Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında müvekkilinin satın alınmasına aracılık ettiği taşınmazın davalı firmaca 35.000.000 (otuzbeş milyon) TL'YE satın alındığı görüldüğünü, Normal şartlarda müvekkili aradan çıkarılmasaydı hak etmiş olduğu hizmet bedelinin 03.08.2022 tarihli "Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname" evrakında belirtildiği üzere satın alınan bedelin %2'si artı KDV'si olan 840.000 TL olacağını,
ancak davalı firmanın müvekkili firmayı aradan çıkarmak suretiyle taşınmazı satın alması kendisini hamaliye/tellaliye bedelinin 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartı ödeme borcu altına soktuğunu, 03.08.2022 tarihli "Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname" evrakında da ifade edildiği üzere müvekkili firmanın aradan çıkarılması durumunda davalı firma hamaliye/tellaliye bedelinin 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkile ödenmesi gerekli cezai şart bedelinin 2.520.000 TL (KDV dahil) olacağını, Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname adı altında taraflarca imza altına alınan simsarlık sözleşmesi çerçevesinde ...
Mevkii, ... ada parselde bulunan Fabrika niteliğindeki taşınmazın satılması noktasında aracılık hizmeti veren müvekkili firmanın aradan çıkarılmak suretiyle kendisine ödemesi yapılmamış hamaliye/tellaliye bedelini 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartın kendisine ödenmesi" talepli davalarının kabulüne, davalının gelinen aşama itibariyle mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız, ihtiyaten haczine karar verilmesine,
şimdilik toplam 2.520.000-TL tutarındaki cezai şart bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden başlatılmak üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/07/2024 tarih, 2023/492 Esaslı Ara Karar sayılı ihtiyati haciz kararına itirazın reddine kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça ibraz olunan (sahte) belgelerle yaklaşık ispatın gerçekleştiğinden bahisle itirazın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan itiraz dilekçesinde ihtiyati haciz sebeplerine ve ihtiyati haczin teminatsız şekilde tesis edilmesine açıkça itiraz edildiğini, Zira davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler İİK 259 gereğince teminat gerektirmeyen belgelerden olmadığından mahkemece teminatsız şekilde ihtiyati haciz uygulanması hukuka aykırı olduğunu, dayanılan belgelerin geçersiz sahte olduğuna ilişkin menfi tespit davası ikame ettiklerini,
yerel mahkeme dosyası ile birleştirildiğini, İtirazlarında menfi tespit davası açılacağı hususu mahkemeye bildirildiği halde bu hususun nazara alınmadan ihtiyati haczin uygulamaya konulmasının da hak kaybına sebebiyet verdiğini, kanuna aykırı kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, esas dava içinde talep edilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararının İİK'nın 258/3. maddesi uyarınca istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince "...mahkememizce İİK 264 md gereğince 11/07/2024 tarihinde murafaa duruşması yapılmıştır. Davalı tarafın mahkememizin yetkisine yada teminata itirazı bulunmadığı itiraz dilekçesi ile anlaşılmıştır.
İtiraz ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin olup sahtecilik nedeniyle gerçek bir alacak bulunmadığına ilişkindir.
Ancak ibraz olunan 03/08/2022 tarihli sözleşme,23/09/2022 tarihli kapora sözleşmesi, getirtilen tapu kayıtları ve tapu senedi, ile yaklaşık ispatın gerçekleştiği, İtiraz eden davalı tarafın yapılan tebligatlara rağmen cevap ve savunma sunmaması, sahtecilik iddialarını, ihtiyati haciz aşamasında açıklaması,kaldı ki cevap dilekçesi vermediği için sahtecilik iddiaları konusunda dosyaya delil sunamayacak olması da dikkate alındığında savunmanın yargılamayı gerektirdiği görülmüştür.
Mahkememizce itirazın reddine..." gerekçe ile ihtiyati hacze itirazın talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz yasada özel olarak düzenlenmiş geçici hukuki korumalardandır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Somut olayda, davacı vekili tarafından, taraflar arasındaki "yer gösterme beyanı ve taahhütname" başlıklı 03/08/2022 tarihli sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğu iddiasıyla sözleşmede yer alan cezai şart talep edilmiş ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilmiş mahkemece 27/05/2024 tarihli ara kararla teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalı tarafından ara karardaki miktarı karşılayan teminat mektubu verilmesi üzerine 07/06/2024 tarihli ara kararla davalının taşınır, taşınmaz mallarına konulan ihtiyati haciz kararı kaldırılmış, ihtiyati haciz teminat mektubu üzerinde devam etmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun alternatifli olarak verildiği anlaşılmaktadır. Davalı cevap dilekçesi vermemekle birlikte ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde şirketin yetkilisi tarafından imzalanmayan ve sonradan taşınmaz bilgileri yazılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, suç duyurusunda bulunduklarını belirtmiş, bu hususta menfi tespit davası açtığı ve bu dava dosyasıyla birleştiği görülmüştür.
Maddi olayın davacının anlattığı şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise oluşan alacağın miktarı hususu esaslı yargılamayı gerektirmektedir. Yargılama aşamasında davacının ihtiyati haciz talebine dayanak olarak ileri sürdüğü belgelerle ilgili geçersizlik iddiası ciddi olup, alacağın varlığı ve miktarını yaklaşık olarak ispat ettiği söylenemez.
Yargılama sırasında delillerin toplanmasıyla birlikte değişen delil durumuna göre ve talep halinde ilk derece mahkemesince geçici koruma yönünde her zaman karar verilebileceği de gözetildiğinde, dosyada bulunan mevcut bilgi belgeler değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına itiraz isteminin reddi kararına yönelik davalının istinaf talebi yerindedir.
Açıklanan nedenlerle davalının istinaf talebinin kabulü ile ihtiyati haciz kararına itirazı reddine ilişkin mahkemenin ara kararının kaldırılmasına ve davalının itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, E. 2024/2241, K. 2024/2164, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama