İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1936 K.2024/1275

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/1936Karar2024/1275Tarih2 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.358 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Esas no
2023/1936
Karar no
2024/1275
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/04/2023
Numarası
2022/312 E - 2023/313 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.358 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 03.08.2021 tarihinde 36 ay süreli “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirkete elektrik kullandırıldığını, davalı şahsın ise davalı şirketin münferiden temsile yetkilisi olduğunu, ayrıca imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaletinin bulunduğunu,

elektrik piyasasında 2021 yılı son çeyreğinde yaşanan dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeni ile müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak portföyünü gözden geçirme gerekliliği doğduğunu ve risk teşkil edebilecek müşterilerin belirlenmesi sırasında müvekkili şirket nezdinde davalıların yatırmayı üstlendikleri teminat/ güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin tespit edildiğini, bu hususta davalılara 20.10.2021 tarihli mail ekinde “ihbarname” gönderilerek bu güvence bedeli olan teminatın ulaştırılması,

aksi takdirde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının bildirildiğini, ancak verilen süre içerisinde teminat/ güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesini lerek müvekkili şirketten elektrik tedarikinin sonlandırıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüğü ihlal etmesi neticesinde sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararının söz konusu olduğunu, yine davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şart kararlaştırıldığını,

bu kapsamda davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı şirkete düzenlenen cezai şart faturasına karşı iade faturası düzenlenmiş ise de işbu iade faturasına Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek cezai şart faturasının ödenmemesi halinde gerekli işlemlerin yapılacağı hususunun ihtar edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ...

Esas sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanılarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız kazanç teminine yönelik olduğunu, davacı şirketin elektrik dağıtım şirketi olup, müvekkili firmanın davacı şirketten Elektrik tedarik ettiğini, hiçbir haklı gerekçe olmadan karşı tarafça Elektrik tedarik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, karşı tarafın sözleşmeyi feshetmekle kalmadığını haksız kazanç temin etmek için hukuka aykırı olarak müvekkili firmadan Cezai Şart Bedeli olarak 544.920,00 TL (Beşyüzkırkdörtbindokuzyüzyirmi TL) talep ettiğini ve Cezai Şart talep ettikleri faturayı müvekkili firmaya göndermeleri üzerine,

müvekkili firmanın iade faturası ile haksız faturayı iade ettiğini, bunun üzerine karşı tarafça icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine, karşı tarafça açılan itirazın iptali davasındaki talep ve anlatımların açıkça hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin karşı tarafça haksız olarak feshedilene kadar müvekkili firmanın tüm ödemelerini gününde yaptığını,

karşı tarafça keşide edilen 19.10.2021 tarihli yazıda "Süreç içerisinde tarafınızla olan ticari ilişkimizde göstermiş olduğunuz anlayıştan dolayı memnuniyetimizi bildirerek şirketimiz adına sizinle olan ticari ilişkimizi uzun vadeli sürdürmek amacındayız. ... sözleşme hükmü uyarınca değişikliğe gidilmesi gereği doğmuştur. ... denk gelecek indirim oranına revize edildiğini bildirmek gerekmiştir.

Anlayışla karşılayacağınızı ümit eder uzun vadede çalışma dileğimizi bildiririz." denilerek müvekkili firmaya daha pahalı elektrik satmaya başlandığını, müvekkili firmanın bu durumu sorgulaması üzerine ise müvekkili firma ile olan sözleşme bir bahane üretilerek karşı tarafça 30.11.

2021 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, davanın konusunu karşı tarafça talep edilen Cezai Şartın hukuka uygun olmadığı hususu oluşturduğunu, sözleşmedeki hükümlere uyulmaması sebebiyle cezai şartın talep edildiği hallere sık sık rastlandığını, bu tarz durumlarda cezai şartın Borçlar Kanunu’nun 179/2.maddesinde yer alan ‘ifaya ekli cezai şart’ olduğunun Yargıtay’ın istikrarlı görüşü olduğunu, cezai şartın, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir.

Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer’i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz.

Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Ceza koşulunun var olması için asli bir borcun mevcudiyeti gerekmektedir. Asıl borç yok ise ceza koşulunun varlığından söz edilemez. Borcun bütünüyle ve kesin olarak meydana gelmemesi halinde ceza koşulu hükümleri askıda kalacağını, müvekkili firma ile davacı şirket arasındaki sözleşmesel ilişki karşı tarafça haksız şekilde sona erdirilene kadar müvekkil firma tüm faturalarını gününde eksiksiz bir şekilde ödemiştir.

Başka bir değişle müvekkil firmanın karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktayken sözleşme karşı tarafça tek taraflı olarak feshedilmiştir. Yüksek Yargıtay içtihatlarına göre asıl borcun mevcut olmadığı durumlarda cezai şartın varlığından söz edilemeyeceği açıkça belirtildiğinden davanın konusunu oluşturan ceazi şart talebinin de hukuki bir dayanağı bulunmadığını,

davacının Elektrik vermeye devam ettiğini faturalarda cezai şart talep edileceğine ilişkin ibare yer almamış bilakis ekte sunulan karşı tarafça keşide edilen 19.10.2021 tarihli yazıda "Süreç içerisinde tarafınızla olan ticari ilişkimizde göstermiş olduğunuz anlayıştan dolayı memnuniyetimizi bildirerek şirketimiz adına sizinle olan ticari ilişkimizi uzun vadeli sürdürmek amacındayız. ... sözleşme hükmü uyarınca değişikliğe gidilmesi gereği doğmuştur. ... denk gelecek indirim oranına revize edildiğini bildirmek gerekmiştir.

Anlayışla karşılayacağınızı ümit eder uzun vadede çalışma dileğimizi bildiririz." denilerek kendi dayanakları olan sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtilen 7 günlük sürenin üzerinden 80 gün geçtikten sonra kaleme aldıkları yazıda sözleşmenin 7.2 maddesinden bahsetmemişler ve cezai şart maddesinin geçersizliğini bu yazı ile ortaya koymuşlardır.

Daha sonradan haksız kazanç temini amacıyla Cezai Şart talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafça kaleme alınan ekte sunulan 30.11. 2021 tarihli fesih ihbarnamesinde herhangi bir Cezai Şart talebi de bulunmamaktadır. Bu yönüyle de fesih işlemi gerçekleşmesinden 1 ay sonra Cezai Şart talebinin hukuka aykırı olduğu izahtan vareste olduğunu, TBK 179/II maddesi.

"Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feraget etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir" hükmünü amir olduğunu, somut olayda davacı tarafın sözleşmeyi feshettiği için ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığı için artık sözleşmeye dayanarak Cezai Şart talep edemeyeceğini, bu yönüyle de davanın hukuki bir temeli bulunmadığını, haksız kazanç temini için keşide edilen faturanın hesaplama yönteminde de keyfi bir işlem yapıldığını, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda. "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünü düzenlemiştir.

Davacı taraf EPDK kuralları gereği indirimli satması gereken elektriği piyasa fiyatlarının da üzerinde satmış olup sözleşmenin yapılma sebebini ortadan kaldırmış sonrasında da sözleşmenin başında alması gereken teminatı gündeme getirerek teminat yatırılmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmiştir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Davacı tarafın sözleşmeyi ihlal eden ilk taraf olması nedeniyle cezai şart istemesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu sebeple cezai şart istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın ilk olarak sözleşmeyi ihlal etmesi ve sonrasında sözleşmeyi feshedip cezai şart faturaları tanzim edip icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davalı taraf lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;

bilirkişi tarafından düzenlenen raporda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) kapsamında yıllık tüketim miktarı 100.000 kwh üstü olan şirketler (yani davalı şirket) ile tedarikçiler arasındaki ikili anlaşmaların ticaret hukuku hükümlerine ve sözleşme serbestisine tabi olduğu doğru tespit edilmesine karşın; devam eden tespitlerde uyuşmazlık konusu dışına çıkılarak müvekkili şirketin cezai şarta dayanak olan Ekim ve Kasım ayı faturalarında tarife üzerinde faturalamalar gerçekleştirdiği, müvekkil şirketin cezai şart talep etmesinde bir engel olmadığı,

ancak Ekim ve Kasım faturaları (bilirkişinin hatalı tespitince) tarifeden fazla düzenlendiğinden bu nedenle cezai şartın miktarının en fazla 199.740,30-TL olabileceği kanaatine varıldığını, rapora itiraz ettiklerini, her ne kadar başlangıçta taraflar arasında Düşük Tüketimli Tüketicilere İlişkin Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden İndirim yöntemi ile anlaşma sağlanmış ise de, 30/09/2021 tarihinde yapılan protokol ile davalı şirketin elektrik faturalarındaki birim fiyatının hesabında yeni bir yöntem seçildiğini, davalının cezai şarta dayanak olan ekim 2021 ve kasım 2021 faturalarını da itirazsız bir şekilde ödediğini,

dolayısıyla yargılamada yapılması gereken davalı şirketin teminatı yatırmamasının cezai şartı doğurup doğurmadığı ve bu cezai şart faturasının ekim ve kasım faturalarının toplamında düzenlenip düzenlenmediğini araştırmak olduğunu, müvekkili şirketin EPDK kuralları gereği indirimli elektrik satma zorunluluğu olmadığını, mahkemece verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini, tümüyle dava konusu dışında inceleme yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusunun müvekkili şirketin cezai şart talep etmekte haklı olup olmadığı,

bu cezai şart faturasının sözleşmede belirlenen şekilde hesap edilip edilmediği olduğunu, müvekkili şirket aleyhine kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusuna cevabında, davacı şirketin tedarik sözleşmesini haksız olarak feshettiğini ve cezai şart talep ettiğini bilirkişi raporuyla ilk olarak sözleşmeyi ihlal eden taraf olduğunun ortaya çıktığını, teminat gösterilmediği iddiasının dava açıldıktan sonra ileri sürelen bir iddia olduğunu, 30.11.2021 tarihli İhbarname incelendiğinde fesih nedeni belirtilmediği açık bir şekilde görüldüğünü, 30.11.2021 tarihli fesih bildirimi incelendiğinde "Sayın Abonemiz Portföyümüzde bulunan sayaç ve sayaçlarınızın portföyümüzden çıkışı yapılmış olup,

01.12.2021 tarihinden itibaren elektrik tedariğiniz bağlı bulunduğunuz Elektrik Dağıtım firması tarafından yapılacaktır. Bu nedenle, elektrik kullanımı hususunda kaçak duruma düşmemeniz için ilgili Elektrik Dağıtım Firması ile sözleşme yapmanız gerektiği hususunu tarafınıza ihbaren bildiririz.

Saygılarımızla" denilerek teminat hususuna hiç değinilmediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı satılan elektrik faturalarını sorgulaması üzerine karşı tarafça sözleşme tek taraflı olarak haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında 03.08.2021 tarihli sözleşme ile “Sistem Kullanım ve Bağlantı Anlaşması hükümleri çerçevesinde, ... ve ilgili EDAŞ'ların hatları aracılığıyla, Alıcı'nın EK 1A ve EK 1B tüketim listesinde belirtilen Tüketim Birimlerinde tüketeceği elektrik enerjisinin satışı konusunda sözleşme yapılmış olduğu noktasında ihtilaf yoktur. Sözleşmenin 7.1. Toplam Satış Bedelinin Ödenmesi Maddesinde.

“Fatura edilen toplam satış bedeli, en geç faturada yer alan son ödeme tarihinde Satıcı'nın Sözleşmenin 11.10.maddesinde yer alan banka hesaplarından birine Alıcı tarafından ödenecektir. Elden ödemelerin (makbuz karşılığı dahi olsa) hiçbir suretle Satıcı tarafından kabul edilmeyeceğini Alıcı peşinen kabul, ihtar ve taahhüt eder.

Alıcının tanzim edilen faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelini ödememesi halinde Satıcı, son ödeme tarihinden sonraki her gün için, ödenmeyen fatura tutarına aylık 965 (yüzde beş) oranında temerrüt faizi uygulayacaktır.

Temerrüt faizinin Satıcı için zaman aşımına uğramaksızın kesinleşmiş saklı hakları kapsamında olduğunu ve Alıcıya bir sonraki ay tahakkuk ettirebileceği gibi daha sonraki bir ayda tahakkuk ettirilebileceğini ve Alıcının bu duruma itirazda bulunamayacağını taraflar peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt ederler.

İşbu sözleşmeden doğan Alıcıya ait vadesi geçmiş borç bulunması halinde borcun ödenmesine kadar Satıcı'nın sözleşmeyi yürürlükte tutma hakkının olduğunu Alıcı peşinen kabul, beyan vetaahhüt eder. Faturalarda yer alan son ödeme tarihi kesin vadedir. Bu vadenin geçmesi ile Alıcı, hiçbir ihtara gerek olmaksızın, temerrüde düşmüş olur. Sözleşmenin 7.2. Maddesinde.

“Alıcı, her tüketim dönemi sonunda, işbu sözleşme hükümleri çerçevesinde faturalandırılacak ilgili tüketim dönemine ait toplam satış bedelini, işbu Sözleşme'nin 7.1'inci maddesinde belirtilen ödeme koşullarına sadık kalarak zamanında ve eksiksiz olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Alıcı işbu sözleşmeyi imzalayarak DBS sistemine geçmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.

Alıcı, Satıcının kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın sözleşme tarihini müteakip 7 işgünü içerisinde satıcıya ulaştırmayı taahhüt eder.

Alıcının söz konusu güvence bedelini sözleşme tarihini müteakip 7 işgünü içerisinde ulaştırmaması halinde, satıcı alıcıya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmünün bulunduğu, Sözleşmenin 9.2.3. maddesinde. “Yapılanan elektrik enerji piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedarikini hedeflemektedir.

Bu bağlamda satıcı, alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcının işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcıya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedel olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmünün bulunduğu,.." anlaşılmaktadır.

30.11.2021 tarihli fesih bildirimine ile davalı şirketin portföyünde bulunan sayaç veya sayaçların davacı şirketin portföyünden çıkışının yapıldığının, 01.12.2021 tarihinden itibaren elektrik tedarikinin bağlı bulunduğu Elektrik Dağıtım firması tarafından yapılacağı hususlarının bildirilmiştir. Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti raporlarında özetle; sözleşmenin özü aktif enerji birim fiyatı üzerinden %5 oranında indirim yapılması esasına dayanmakta iken dosyadaki faturalardan anlaşıldığı üzere EPDK'nın son kaynak tedariği kapsamında görevli tedarik şirketleri üzerinden satılacak elektrik birim bedellerinin oranlar nispetinde fazlasının yansıtıldığını, %5 indirim taahhüdünün yerine getirilmediğini, fesih işlemi ile davacının davalılara ceza şartı gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği,

davalının tüketim miktarı esas alınarak mevzuatta ceza bedeline ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve sözleşmede düzenlendiği şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, satış faturaları sözleşmeye aykırı tanzim edildiğinden mahkemenin fesih hususunda davacıyı haklı görmesi halinde dahi davacının talep edebileceği tutarın 199.740,30 TL olabileceğini mütalaa etmiştir.

Buna göre, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak indirim taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, sözleşmede güvence bedelinin sözleşme tarihini izleyen 7 iş günü içerisinde ulaştırılacağının düzenlenmesine rağmen davacı şirket tarafından sözleşmenin uygulanmasına geçilmiş olduğu, taraflar arasındaki faturalandırma ihtilafları üzerine bu hususun ihtar edildiği anlaşılmasına göre mahkemece davacı şirketin sözleşmeye aykırı dayandığı tespitiyle kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1936, K. 2024/1275, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1936
Karar No
2024/1275
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/1940 K.2024/595
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1944 K.2024/396
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1963 K.2024/550
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1985 K.2024/1297
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1995 K.2024/576
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2008 K.2024/784

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.