KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/2215
- Karar no
- 2025/479
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/04/2024
- Numarası
- 2023/704 E - 2024/317 K
- Davanın konusu
- Sözleşmenin İptali
Karar Metni
1.586 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin su aboneliğinin tesisi için davalı Kuruma 07.03.2022 tarihinde başvuru yaptığını, davalı tarafından abonelik isteminin reddine karar verildiğini, vekil edenin kuru temizleme sektöründe faaliyet gösterdiği için su kullanması gerektiğini, davalının abonelik tesis etmeme gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek davalının 15.03.2022 tarihli işleminin iptali ile müvekkili şirketin "...
Mah. ... Cad. No... Esenyurt/İstanbul" adresine su aboneliğinin tesisi talebinin kabulü yönünde hüküm verilerek taraflar arasındaki muarazanın (çekişmenin) giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde yazılı tüm iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini, idarelerinin dava konusu ile ilgili işlemleri yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, kanunun hak ve mevzuat kanun, il menfaatlerini gözetilerek belirtilen hükümler çerçevesinde uygulama yapıldığını, yazılı tüm iddia ve taleplere itiraz ettiklerini tüm taleplerin reddinin gerektiğini, dava konusu ihtilaf bakımından adli yargı görevli olmadığını,
idari yargının görevli olduğunu özellikle müvekkili şirketin su aboneliğinin tesisi için kuruma yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptaline dair aboneliğinin tesisi için kuruma yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptaline dair taleple ilgili uyuşmazlığın idari yargının görevinde olduğunu, bu şartlarda davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, idarelerinin şebeler daire başkanlığının idare kayıtları arasında mevcut olduğunu, ilgili 06/01/2023 tarihli yazılarında idare kayıtlarında belirtildiğini,
su kullanımı ve resen abonelik ile uygulamasına ilişkin hususlar başlığında yer alan 40. Madde uyarınca idare şebeke borusundan veya yer altı su kaynağından bir düzenek marifetiyle abone olmadan su aldığı tutanak ile tespit edilen kişilerin suyu kullanıma kapalı olduğunu ilgili mevzuat hükmü uyarınca şubenin tespitleri doğrultusunda ... San. Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı ... numaralı sözleşmenin... San. ve Tic.
A.Ş. kullanımında iken T bağlantı yapılarak sayacın söküldüğü ve izinsiz su kullanıldığının anlaşıldığını, ... numaralı sözleşmenin izinsiz su kullanım bedeli tahakkuk ettirilerek borçtan iptal edilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, borçlu abonelerin su kullandığı yerlere yeni abonelik yapılması işlemlerinde su kullanılan mahalli satın alanlar veya kiralayanlar aşağıdaki şartları yerine getirerek önceki borçlardan mesul tutulmadan kendi adlarına yeni sözleşme yapılabileceğini, dava konusuyla irtibatlı olun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/317 Esas sayılı davacı ...
San. Tic.
A.ş tarafından İdareye karşı açılan davada özetle, davacı şirketin 572.641,00 TL. borçlu olmadığının tespitine İhtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, bu davada halen yargılama devam ettiğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verildiğini, dava konusu olayla ilgili idare işlemlerinin ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, yürürlükteki mevzuata yönetmelik hükümlerine ve hukuku uygun olduğunu, davacı tarafın dava konusu iddiaları ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu şartlarda itirazları ile birlikte davacı alacaklının feri taleplerine de itiraz ettiklerini,
ayrıca davacı tarafın tüm taleplerinin ve ayrıca ihtiyati tedbir talebinin de reddine ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davanın idari yargının görev alanına girdiği. gerekçeleriyle davanın HMK md. 114/1-b gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 26/10/2023 tarih ve 2023/2885 E- 2023/3143 K sayılı kararımızla "Dava ve karar tarihinde yürürlükte olan TTK’nın 16.maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda davacının 2560 sayılı yasa kapsamında bir kamu kuruluşu olduğu, kamu hizmeti ifa ettiği ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı olduğu ve tacir sıfatını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında abonelik sözleşmesi yapılmama suretiyle ortaya çıkan çekişmenin giderilmesi istenilmekte olup her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu, dava konusunun idari bir işlemden kaynaklanmadığı sabittir.
Bu durumda, muarazanın giderilmesine ilişkin davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekirken, idari yargı görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar vermesi hatalıdır." gerekçesiyle kararın kaldırılarak işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlığının esasına dair bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda.
"Davacı 01/03/2022 tarihli kira sözleşmesini öne sürerek önceki borçlardan sorumlu olmadığını ileri sürse de, davacının ticari kayıtlarının incelenmesinde şirketin 10/03/2016 tarihinde ... Ltd. Şti. unvanı ile kurulduğu, 27/12/2018 tarihinde şirket adresinin değiştirilerek dava konusu abonelik başvurusu yapılan adrese taşındığı görülmüştür.
Dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi kira sözleşmesi tarihinde değil, 27/12/2018 tarihinden itibaren dava konusu abonelik başvurusu yapılan adreste faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. İstanbul 18. ATM dosyası ile sabit hale gelen kaçak su kullanımı 03/03/2020 – 07/05/2020 tarihleri arasında gerçekleştiğinden; bahse konu adreste aboneliği bulunmasa bile fiilen davacının kaçak su kullandığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacının abonelik tesisi talep ettiği adreste 27/12/2018 tarihinden itibaren faaliyet gösterdiği, önceki abonenin kaçak su kullanımı sebebiyle oluşan borçta fiilen kaçak su kullananın davacı olduğu ve kaçak su kullanımından davacının da sorumluluğunun bulunduğu, davalı kurumun abonelik reddi işleminin usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı taraf ile dava dışı şirket arasında görülen menfi tespit davasının halen Yargıtay aşamasında olup, davalı tarafın iddia ettiği gibi dava dışı şirketin kaçak kullanım yaptığına dair yargı organlarınca verilmiş herhangi bir kesin karar bulunmadığını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin ortada kaçak kullanım yapıldığında dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan, dava dışı şirketin kaçak kullanım yaptığına dair yargıya varması ve müvekkili şirketin de bu fiile iştirak ettiğini belirtmesi hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşmadığını,
dava dışı şirket ile davalı arasında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/317 esas sayılı dosyası ile görülen davada, dava konusu olan ve kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen adresin müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği adresten farklı olan ve No:... diye tabir edilen adresi olduğunu, müvekkili şirketin,
davalı tarafın kaçak kullanım yaptığını iddia ettiği dava dışı şirketin fiillerine iştirak ettiğine dair herhangi bir tespiti ve davalı tarafın bu hususta herhangi bir beyanı söz konusu olmamasına rağmen mahkemece iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava başka abonenin borçları sebep gösterilerek abonelik sözleşmesi yapılmama suretiyle ortaya çıkan muarazanın giderilmesi ve aboneliğin tesis edilmesi talebine ilişkindir. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2020/317 E- 2023/480 K sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dışı ...San. Tic. A.Ş. Tarafından davalı...'ye karşı, Esenyurt İlçesi ... Mahallesi ... Sokak No:...
Adresinde faaliyet gösteren çamaşır yıkama firmasının (Tempar Laundry,Doğuş Laundry,Doğuş Çamaşırhane) sayaçtan geçmeden bağlantı yaparak kaçak su kullandığının 24 Şubat 2020 tarihinde idareye ihbar edildiğini, sonuç olarak davalı tarafça 22.05.2020 tarihli ve ...
Numaralı ve 572.641,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği iddiasıyla fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli dava açtığı, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 26/03/2024 tarih ve 2023/2678 E- 2024/904 K sayılı kararımızla "Eldeki dosyada, bilirkişi tarafından davacının tüketim föyü incelendiğinde, davacının kaçak tüketimin tespit edildiği 16.03.2020 tarihinden geriye doğru 1 yıllık dönemde günlük su tüke- timi 1.61 m3 olduğu,
davacıya ait işyerinin çamaşır yıkama alanında faaliyet gösterdiği ve 400 tonluk su deposu olduğu gözetildiğinde günlük 1.61 m3 lük tüketimin olanaksız olduğu işaret edilmiştir. Netice itibariyle davacının kaçak kullanımının 30 günden fazla ve son 1 yıllık tüketiminin kaçak olduğu açık olup yönetmelik hükmü gereğince kaçak tüketim süresi 365 günü geçmeyecek şekilde hesaplama yapılması yerindedir.
Davalının ve bilirkişinin hesaplamasında davacının işyerindeki makine sayısı değil, ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği İzinsiz Su Bedelinin Tespitine Esas Cetvel gereğince, kaçak su kullanımında tespit edilen 40 mm çapındaki borudan 1 saatte 17,50 m3 su geçe- ceği, günlük 5 saat çalışma olacağından hareketle sonuca gidilmiş olup hesaplama yöntemi isabetlidir.
Çevre mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu; davalı tarafça yapılan kaçak tespit, tahakkuk ve faturalama işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır." gerekçeleriyle istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Belirtilen dosya davacısı ... San. Tic. A.Ş. ile davacı ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarına göre yönetim kurulu üyeleri arasında yakın akrabalık bağı bulunmuş olduğu, dolayısıyla şirketler arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı şirketin 10/03/2016 tarihinde ... Ltd.
Şti. unvanı ile kurulduğu, 27/12/2018 tarihinde şirket adresinin değiştirilerek dava konusu abonelik başvurusu yapılan adrese taşındığı, ve halen adreste bulunduğu, her nekadar şirket adresi no ( olarak belirtilmiş ise de bina numarası 8'de bulunan yerden "T bağlantı" yapılarak bina numarası 10'da bulunan çamaşırhaneye kaçak hat çekildiğinin tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece davalının savunmasında geçen tespit dava dosyasının getirtilerek incelenmiş olduğu ve davalının muvazaa savunmasının değerlendirildiği, bu durumda taraflarca yerine getirilme ilkesine aykırılık oluşmadığı, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmakla davacı şirketin eski borçtan sorumlu olacağı, davalının abonelik yapmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle.
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2215, K. 2025/479, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama