KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/2549
- Karar no
- 2024/2936
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/07/2024
- Numarası
- 2024/190 E - 2024/501 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların kullanımında olan adreste müvekkili şirket yetkililerince yapılan kontrollerde; "...EPTHY 42. Madde 1/a bendine göre ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde temine edilmemiş sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanıldığı...'' hususunun tespit edildiğini, bu hususun üzerine ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı'nın tanzim edildiğini ve EPTHY hükümleri uyarınca icra takibine konu elektrik tüketim faturasının tahakkuk ettirildiğini,
kaçak elektrik bedelinin gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'sinin tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini ve davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olması sebebiyle davalıların TTK, TBK, TMK hükümleri gereği müteselsilen sorumlu olduklarını, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmesi nedeniyle alacaklarının likit olduğunu iddia ederek; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi ...
Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun yerleşim yeri adresinin "...Beşiktaş/İSTANBUL" olduğunu, müvekkili şirket .... Şti.'nin MERSİS adresinin "... Beşiktaş/İSTANBUL" olduğunu, dava dilekçesinde "...
Beşiktaş/İSTANBUL" adresinin geçtiğini, adreslerdeki farklılıkların müvekkilleriyle ilgisinin olmadığını, diğer yandan müvekkilleri adına düzenlenmiş ve dava dilekçesinde sunulmamış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı ile müvekkilleri arasında sözleşme olmamasına rağmen dava açılmasının kötüniyetli olduğundan davanın reddinin gerektiğini, davanın her iki müvekkili yönünden de husumet nedeniyle reddinin gerektiğini iddia ederek;
haksız davanın reddini, davacının %20'sinden az olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkeme,"Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak icra takibinin yapıldığı, kural olarak kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan, dolayısıyla 6100 sayılı HMK m.16 hükmüne göre davacının yerleşim yerinin "Kağıthane-İstanbul" haksız fiilin meydana geldiği yerin ve davalıların yerleşim yerinin "Beşiktaş- İstanbul" olduğu anlaşılmakla HMK m.16 hükmüne göre İstanbul İcra Müdürlüğü yetkilidir.
Buna göre icra takibinin yetkisiz Küçükçekmece İcra Dairesinde yapıldığının anlaşılmasına göre, davalılar tarafça süresinde ve usulünce yapmış olduğu yetkiye itirazının kabulü ile yetkisiz icra dairesinde takibin yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre usulüne uygun bir takipten de bahsedilemeyeceğinden davanın,
dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi" gerektiği gerekçesi ile;"1-İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve usulüne uygun bir takipte bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Usulüne uygun bir takip bulunmadığından ve şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;
davaya konu icra takibinde, borçlular tarafından sunulan borca itiraz dilekçesi incelendiğinde geçerli bir yetki itirazı bulunmadığı,söz konusu icra takibine 2 adet borca itiraz dilekçesi sunulmuş olup ilgili itiraz dilekçeleri incelendiğinde görüleceği üzere;
dosya içerisine ilk olarak sunulan borca itiraz dilekçesi, davalı borçlu şirket yetkilisi ...nun e-imzası ile 01.09.2023 tarih 19:58 saatinde imzalanarak UYAP sistemine 01.09.2023 tarihinde gönderilen borca itiraz dilekçesi olup ilgili borca itiraz dilekçesinde herhangi bir yetki itirazı bulunmamakta olup yalnızca borca itiraz edildiği,dosya içerisine sunulan ikinci borca itiraz dilekçesi davalı borçlu şirket yetkilisi ...nun e-imzası ile 01.09.2023 tarih 20:18 saatinde imzalanarak UYAP sistemine 01.09.2023 tarihinde gönderildiği,ilgili borca itiraz dilekçesi incelendiğinde,
dilekçe üzerinde Küçükçekmece İcra Dairesinin yetkisine itiraz edildiği,ancak dilekçede açıkça yetkili icra dairesinin gösterilmemiş, belirtilmemiş olduğunu, bu durum karşısında İİK madde 50 gereği para borçları için takip hususunda HMK da yer alan yetkiye dair hükümler kıyas yoluyla uygulanmakta olup HMK madde 19 kapsamında yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeye/daireyi açıkça belirtmek zorunda olduğunu,somut olayda borçlu şirket yetkilisi tarafından iki adet borca itiraz dilekçesi sunulmuş olup, birinci dilekçede herhangi bir yetki itirazında bulunmazken,
ikinci dilekçede Küçükçekmece İcra Dairesinin yetkisine itiraz edildiği bildirilmiş, ancak yetkili icra dairesinin dilekçede açıkça gösterilmediğini,bu durum karşısında yerleşik Yargıtay içtihatları gereği yetkili icra dairesinin gösterilmediği yetki itirazlarının geçerli kabul edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,
kaçak elektrik tahakkuku bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptaline ilişkindir.Davalı şirket yetkilisi vekili tarafından uyap üzerinden 01/09/2023 tarihinde saat 19.58 de önce borca itiraz dilekçesinin sunulduğu,aynı gün saat 20.18 de ise,
borca itirazla birlikte ayrıca yetkiye ilişkin itirazlarda belirtilerek takibe konu alacağın yetkili olduğu icra dairesinin borçlunun yerleşim adresi olmasından,takibe konu borçlunun yerleşim yerinin İstanbul Mahkemeleri sınırları içerisinde kalmasından dolayı Küçükçekmece İcra Dairesinde açılan işbu takibe yetki yönünden de itiraz ettiklerini her iki borçlu isminin bulunduğu itiraz dilekçesinde bildirildiği anlaşılmıştır.Borçlular vekilinin aynı günlü ikinci itiraz dilekçesinde hem sorca aynı zamanda yetkiye itiraz edildiği,hatta itiraz dilekçesinde davalı borçluların adresinin İstanbul Adliyesi sınırları içinde kaldığı belirtilerek,yetkili
icra dairesinin İstanbul Adliyesi olduğu vurgulanmıştır.Bu durumda icra dairesinin yetkisine itirazın ,itiraz dilekçesinde İstanbul Adliyesinin yetkili olduğu vurgulanarak belirtilmesi karşısında ,kaçak elektrik kullanımının haksız fiil olması durumunda haksız fiil yeri yanında müştekinin adresi yetkili ise de,müşteki alacaklının adresinin de İstanbul Adliyesi sınırları içinde kalması gözetildiğinde, Küçükçekmece icra dairesinin olayla ilgisinin saptanamadığı anlaşılmıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla,
ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2549, K. 2024/2936, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama