İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2663 K.2025/515

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle ,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2663Karar2025/515Tarih20 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.897 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Şubat 2025
Esas no
2024/2663
Karar no
2025/515
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/06/2024
Numarası
2023/684 E - 2024/509 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.897 kelime·9 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle ,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup, taraflar arasında...Sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığı, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödemediği, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.2. maddesinde;" 9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi,

9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Sözleşme'nin 4.1'inci maddesinde belirtilen ön koşulların Sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın Sözleşme'den doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedarikini hedeflemektedir.

Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır.

Alıcı'nın işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının işbu Sözleşmeyi feshetmesi halinde Alıcı Satıcı ‘ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik, fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder."denildiği,davalının müvekkili şirket nezdindeki faturasını ödememesi hasebiyle (nitekim bu alacaklar muhtelif takiplere konu edilmiştir.) yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne istinaden müvekkili şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiği,

davalı tarafından düzenlenen cezai şart faturasına karşı iade faturası düzenlenmiş ise de, müvekkili şirket adına keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 02.06.2023 tarih ve ...

Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iadenin haksız olduğu ve kabul edilmediği, ödemenin yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, taraflar tacir olduğundan müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarının ekte sunulduğu, alacağın likit olup olmadığı sorunu çeşitli Yargıtay içtihatlarında açıklığa kavuşmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/19-376 Esas, 2009/397 Karar ve 14.07.2010 tarihli kararında likit alacak kavramının aşağıdaki şekilde açıklandığı,"Görülmektedir ki, İİK’in 67. maddesi icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’in 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını amaçlamaktadır.Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibarı ile haklı olup olmadığının belirlenmesidir.

İcra inkar tazminatının kanuna konuluş amacı da borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektedir.

Bu nedenledir ki, diğer yasal koşulların yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez. Diğer bir anlatımla, icra inkar tazminatı, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan icra hukukuna özgü bir tazminattır. Borçlunun ne kadar borçlu olduğunun saptanması ve itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesi ön koşuldur.

Borçlunun ödeme emrine karşı itirazın yapıldığı andaki durumu itibariyle haksızlığı saptanacak ancak haklı çıkma durumuna uygun alacak miktarı esas alınarak alacaklı yararına icra inkar tazminata hükmedilmesi gerekecektir." şeklinde olduğu, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğu, Yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığı, müvekkili şirketin alacağının faturaya dayalı, somut ve belirli bir alacak olduğu, davalının tükettiği elektrik bedelinin kendisine fatura edildiği,

davalının fatura bedelini ödemediği gibi, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek için dosyaya itiraz ettiği, icra inkar tazminatının davalının bu haksız itirazına karşılık olarak getirilmiş bir yaptırım olduğunu bildirdiğinden bahisle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın kötü niyetle açıldığı, müvekkili şirket borcunu ödemiş olduğu halde haksız yere takip açıldığından takibe haklı nedenle itiraz edildiği, davacı şirket ve davalı şirket yetkilileri bir araya gelerek yeniden bir abonelik Sözleşmesi imzaladıkları, esasen taraf şirketlerin asilleri arasında bir ihtilaf bulunmamakla, davacı vekilinin kasıtlı olarak haksız kazanç elde etmek maksadıyla süreci uzattığı, davacı vekilinin davayı Anadolu Asliye Ticaret Merkezinde açmışsa da, müvekkili şirket aleyhine açılacak dava ve takipler için yetkili mahkemelerin Büyükçekmece Adliyesi olup,

Ticaret Mahkemesi yönünden Bakırköy Ticaret Mahkemesi yetki alanında olduğundan Anadolu adliyelerinin yetkisiz olduğu, kapsamlı ve detaylı bir cevap ve itiraz dilekçesi sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla yetkiye itiraz etiklerini,

davanın mahiyeti ve detayı itibarıyla davanın esasına ilişkin ilave detaylı cevap sunabilmek için ek süre verilmesini talep etmiştir.Merkezi Takip sisteminin 2023/479822 sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şirket ve dava dışı ... hakkında 22/05/2023 tarihli,05/06/2023 son ödeme tarihli 533.000,00 TLlık faturaya istinaden 533.000,00 TL asıl alacak,28.037,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 561,037,26 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu,alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında itirazın iptali davası ikame edildiği anlaşılmıştır.Mahkeme,

tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde,bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine, hadiseye uygun bulunduğundan ve davalının elektrik kullanımından kaynaklı faturalar nedeniyle borçlu olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hükme esas kabul edildiği,ayrıca alacağın varlığı ve miktarının likit olduğu gerekçesi ile;"DAVANIN KABULÜ ile 1-Davalıların Merkezi Takip Sistemi ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile,

takibin devamına,2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi incelmesine dair itirazlarının değerlendirilmediği,takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı, sözleşmenin kendileri tarafından feshedilmediği,

firma ile karşılıklı iletişim halinde fatura ve ödeme tarihleri birlikte planlanmakta iken, ani bir manevra ile firma tarafından mutabık kalınan ileri ödeme tarihine uygun ödeme yapıldığı halde, hem faturalar icra işlemine tabi tutulmuş, hem de usule aykırı bir bildirim şekliyle davacı tarafça sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilerek cezai şart uygulanarak davalıdan talep edildiğini,talep edilen cezai şartın pek fahiş olduğunu, dava devam ederken CEZAİ ŞART talebinden komple vazgeçerek yeniden abonelik yapılması aşamasına gelinmiş ama hayata geçirilemediğini,mevcut yazışmalar,

açıklamalar ve savunmaların hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, doktrin de;cezai şart miktarının aşırı derecede yüksek olması, hâkimin sözleşmeye müdahalesini gerektiren bir hal olarak TBK m. 182/f.3 hükmünde emredici şekilde düzenlendiğini,davacı şirketle müvekkili arasındaki abonelik sözleşmesi piyasa koşullarının olağan olduğu günlere dayanmakla sözleşme içeriğinde tarafları bağlayıcı nitelikte uygun fiyat politikasını zorlayan maddeler bulunduğunu,

piyasa koşullarının ağırlaşması ile birlikte taraflar müzakere ve çeşitli haberleşme yöntemleri ile fatura ödeme tarihlerini ileri veya geri kaydırararak cari hesabı takip etmekteyken, davacı şirket satış yönetimi ve tahsilat birimi tarafından fatura üzerindeki tarihten farklı bir ödeme tarihi belirlemişken müvekkili şirket, belirlenen yeni tarihe uygun ödeme yaptığı halde hakkında takip başlatılmış ve bu takipler bahane edilerek müvekkilinin hiçbir usule uymayan bir tavırla aboneliği tek taraflı olarak feshedildiğini,

fesih işleminde davalının hiçbir iradi davranışı bulunmadığını,bunun mahkemece dikkate alınmadığını,davacının kötüniyetli olduğunu,Davacı tarafın sözleşme feshi için usule uygun bir ihtar ya da bildirimde bulunmadığını,sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak enerji alımının ... şirketine geçtiğini bildiren bir SMS mesajın müvekkili şirket yetkilisine ulaşması neticesi haberdar olunduğunu,cezai şartın indirilmesini de talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince,

istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, ödenmeyen normal kullanım faturası nedeniyle sözleşme gereği cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacı ve davalı tarafça sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, ödenmeyen fatura borçları, tacir olan taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında imzalanan söz konusu sözleşme'nin 9.2. maddesinde;

" 9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Sözleşme'nin 4.1'inci maddesinde belirtilen ön koşulların Sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın Sözleşme'den doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.

Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedarikini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır.

Alıcı'nın işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının işbu Sözleşmeyi feshetmesi halinde Alıcı Satıcı‘ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik, fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." hükümlerinin bulunduğu görülmüştür Tarafların aralarında yapıkları sözleşmede 7.1) maddesinde fatura bedellerinin ödemesinde gecikme olması durumunda satıcı tarafından hiçbir ihbar yapılmasına gerek olmadığı,

9/2.1.- 9/2.2.- 9/2.3. maddelerine istinaden son | yıl içindeki faturalardan en yüksek bedelli olan 2 aylık elektrik fatura bedelleri cezai şart olarak davalı tarafından ödenmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.

Davalı tarafından ... nolu, 12/12/2022 son ödeme tarihli, bakiye tutarı 231.674,23 TL olan elektrik faturasının davalı tarafından vadesinde ödenmediği ,ayrıca fatura tarihi: 03/01/2023 fatura no: ... fatura bedeli: 276.651,39 TL,fatura tarihi: 02/02/2023 fatura no: ... fatura bedeli: 257.224,83 TL tutarındaki en yüksek 2 adet elektrik faturası toplam bedelinin 276.651,39 TL + 257.224,83 TL= 533.000,00 TL olduğu,davacının sözleşme hükümleri nedeniyle ödenmeyen faturalar yönünden cezai şart talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; davacı ... A.Ş ile davalı ...

Şirketi arasında 01/02/2021 tarihinde 36 (Otuzaltı) ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, ceza tahakkukunun taraflar arasında imzalanmış sözleşmede düzenlendiği, davalı tarafın ...numaralı 12/12/2022 son ödeme tarihli, 231.674,23 TL bakiye tutarı olan elektrik faturasını vadesinde ödenmediğinden sözleşmedeki şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, davacı şirketin davalı şirketten ceza-i şart bedeli olarak 533.000,00 TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünden 28.037,26 TL olmak üzere toplam 561.037,26 TL talep edebileceği tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli görülmüştür.Somut olayda, özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirir bir yön bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Nitekim, Dairemizin 2022/2753 E., 2023/1074 K. Nolu 06.04.2023 tarihli ilamı ile Yargıtay 3. HD'nin 2023/3198 E.,

2024/1438 K: nolu 29.04.2024 tarihli ilamları da bu yöndedir.Tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, bu bağlamda davacının hizmet bedeline ilişkin faturanın ödenmeyen kısmı ile sözleşmede kararlaştırılan ifaya ekli ceza koşulundan kaynaklanan alacağı ve cezai şart için takip başlattığı dikkate alınarak ,bu alacak kalemlerinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu anlaşılmakla davalı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Ayrıca alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı koşulları da oluşmuştur.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 38.324,45 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 9.581,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.743,34 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce,

SONUÇ / HÜKÜM

temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

20/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2663, K. 2025/515, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2663
Karar No
2025/515
Tarih
20 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2684 K.2025/516
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2691 K.2025/72
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2740 K.2025/567
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2783 K.2025/572
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2824 K.2025/575
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/2857 K.2025/428

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.