İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3019 K.2025/2251

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/3019Karar2025/2251Tarih23 Eylül 2025Okuma9 dk · 1.811 kelime

KÜNYE

Tc İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Eylül 2025
Esas no
2024/3019
Karar no
2025/2251
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/07/2024
Numarası
2023/436 E - 2024/625 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.811 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı tarafça sipariş edilen işleri yerine getirerek, eksiksiz teslim ettiği bu işlerle ilgili olarak 22.12.2022 tarihli , 153.893,71 TL bedelli fatura düzenlenip, davalıya gönderdiğini; ödememesi üzerine, Kadıköy 17. Noterliği'nden 05.04.2023 tarih ve ... sayılı ihtarname keşide edildiğini;

davalının 13.04.2023 tarihli e- postayla verdiği cevapta fatura tutarının 125.927,68 TL'sinin ödeneceği, bakiye 33.681,95 TL'nin de kendi alacaklarına mahsup edildiğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile bakiye 33.681,95TL'nin tahsili için için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz etiğini, ( davalının 13.04.2023 tarihli e-postasında mahsup ettiği alacağa,

- Bursa Abonelik Sözleşmeleri İcra Daireleri'nin 2023/40096 MTS (yetki itirazıyla İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Daireleri'nin ... esas nolu dosyası) ile İstanbul Abonelik Sözleşmeleri icra Daireleinin 2022/444801 MTS dosyalarının gösterildiğini) 2021 yılında, müvekkili ile davalı şirket arasında 'Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi" akdedildiğini ,davalı yetkililerine İstanbul ve Ankara işyerlerinde çekim sorunu yaşandığının belirtildiğini, davalının bu sorununun kısa sürede çözüleceğini taahhüt etmesi nedeniyle ilgili sözleşmenin akdedildiğini,

davalının defalarca sözlü ve e - posta gönderilmek suretiyle uyarılmasına karşın çekim sorununun devam ettiğini, müvekkilinin ticari faaliyetinin sürekliliğinin, iletişimin kesintisiz olmasına bağlı olduğunu, personelin bu surette iletişim kuramamasının müvekkilinin faaliyetlerini olumsuz etkilemesi nedeniyle kaçınılmaz olarak başka bir GSM şirketi ile anlaşarak davalı ile olan ilişkisini sonlandırdığını, davalının buna rağmen alacaklı olduğu iddiasıyla 21.01.2021 son ödeme tarihli ve 25.386,22 TL bedelli fatura düzenlenip gönderildiğini, faturanın Üsküdar 9. Noterliği'nin 13.01.2022 tarih ve ... no.lu ihbarıyla iade edildiğini,

bahse konu takibin konusunun anılan iade faturası olduğunu beyanla, davalının takibe vaki itirazının iptaliyle davalıya %20 inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ;davacı şirketin daha önce kendisine iletilen mobil numara taşıma teklifini kabul ettiğini ve neticesinde 18.10.2021 tarihinde sisteme girilen 24 aylık bir Bağlayıcılık Sözleşmesi ile %83 aylık tarife indirimi ile taahhüdü verildiğini,

davacı tarafın daha sonrasında şebeke probleminden şikayetçi olduğunu ileri sürerek hatlarını başka operatöre taşıdığını ve 24 aylık sözleşmeyi erken iptal etmesi nedeniyle son ay kullanım bedelleri ile birlikte aylık Tarife İndirim Anlaşmasının erken iptal bedellerinin davacıya yansıtıldığını, sözkonusu faturanın davacının kampanya kapsamındaki kullanımlarına ve kampanya taahhütnamesinin süresinden önce feshedilmesi sebebiyle yansıtılan cayma bedeli olduğunu, tüm faturaların taahhütnameye uygun olmakla birlikte kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için fatura tutarlarının yüksek olduğu ve taahhütnameye aykırı olduğu varsayımında dahi,

davacının faturaları iade etmediğini, davaya konu edilen “cayma bedeli”ne ilişkin olarak BTK tarafından verilen 03.01.2013 tarih 2013/DK-THD/14 numaralı karara uygun işlem tesis edilerek fatura düzenlendiğini, 24/01/2015 tarihli Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle; süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde satıcı veya sağlayıcının aboneye sağlanan indirim ve faydaların “cayma bedeli” olarak aboneden talep edilebileceğinin düzenlendiğini, kaldı ki, davacının tacir olduğundan bahiste yerinde olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda. DAVANIN KABULÜNE, Davalının İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacak olan 33.681,95 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1-Davacı tarafın da istinafa cevap dilekçesinde , mahkeme kararının gerekçesinin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesi istenmiş olup, istinaf harç ve masraflarının yatırılması hususunda mahkemece muhtıra çıkarıldığı,harç ve masraf yatırılmadığı anlaşılmıştır.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde;" Davacıya tahakkuk ettirilen faturalarda herhangi bir hata veya yanlışlık bulunmamaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan Taahhütnamesinin süresi 24 aylık olup davacı tarafından taahhütnamenin süresinin sona ermesinden önce feshedilmiştir. Her ne kadar davacı şirket, faturaların haksız keşide edildiğini iddia etse de söz konusu fatura davacının kampanya kapsamındaki kullanımlarına ve kampanya taahhütnamesinin süresinden önce feshedilmesi sebebiyle yansıtılan cayma bedellerine ilişkindir.

Davacı şirket, taahhütname süresinden önce feshettiği için önceki aylara yönelik indirim hakkını da kaybetmiştir. Nitekim dava konusu faturalar incelendiğinde bu hususun açıkça belirtildiği ve bunun davacı ile Müvekkil Şirket arasındaki sözleşmeye aykırı olmadığı görülecektir.Dolayısıyla davacı şirkete, sözleşmeye ve kullandığı paketlere uygun olarak ücretlendirme yapılmış, davacıya bu nedenle iade edilmesi gereken bir bedel bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle davacının müvekkil şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir.

Davacı şirket tarafından bahse konu kampanya taahhütnamesine aykırı bir biçimde Taahhütname konusu GSM hatlarını iptal edilmiş/taahhütname feshedilmiş ve bunun üzerine taahhütname hükümleri usulüne uygun olarak davacının taahhüt kampanyası kapsamındaki kullanım bedellerine ek olarak kampanyanın iptal edilme tarihine kadar davacı şirkete sağlanan indirim ve faydalar faturalandırılmıştır.Somut olayda taahhütte bulunan kişi Müvekkil Şirket değil, bizzat davacının kendisidir.

Davacı taraf somut olayda müvekkil şirketin hukuka ve yasaya aykırı davranışının ne olduğunu muteber deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla müvekkil şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturalar taahhütnameye uygun olmakla, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Davacının faturalara cayma ve iptal bedeli yansıtılmasının haksız olduğundan bahisle alınmayan hizmet sebebiyle faturalandırma yapıldığı iddiası hukuken yerinde değildir.

Davacıyla müvekkil şirket arasında imzalanan Kampanya Taahhütnamesinin ilgili maddeleriyle davacı tarafından Kampanya kapsamındaki hatların davacı tarafından iptal edilmesi/taahhütnamenin feshedilmesi nedeniyle kampanya kapsamında sağlanan indirimler, avantajlar ve cayma bedelinin faturasına yansıtılacağı kabul edilmiştir.

Davacı şirket tarafından bahse konu kampanya taahhütnamesine aykırı bir biçimde Taahhütname konusu GSM hatlarını iptal edilmiş/taahhütname feshedilmiş ve bunun üzerine taahhütname hükümleri usulüne uygun olarak davacının taahhüt kampanyası kapsamındaki kullanım bedellerine ek olarak kampanyanın iptal edilme tarihine kadar davacı şirkete sağlanan indirim ve faydalar faturalandırılmıştır.Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki müvekkil şirket faaliyetleri Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurulu (BTK) tarafından düzenleyici ve denetleyici kurul sıfatıyla denetlenmekte ve incelenmektedir.

Davaya konu edilen “cayma bedeli” ne ilişkin olarak BTK tarafından verilen 03.01.2013 tarih 2013/DK-THD/14 numaralı kararına göre ;...müvekkil şirketin cayma bedelini talep edebileceği yönündedir. Bilirkişi raporu hatalı olup hükme esas nitelikte değildir.

Bilirkişi raporunda davacının taahhüt kampanyası kapsamındaki kullanım bedellerine ek olarak kampanyanın iptal edilme tarihine kadar davacı şirkete sağlanan tüm indirim ve faydaların da hesaplamaya dahil edilmesi gerekmektedir. Müvekkil Şirket usule ve sözleşmeye uygun faturalandırma yapmıştır.

Ancak bilirkişi raporu hatalı hesaplama barındırmakta olup hükme esas nitelikte değildir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarını incelenmesinde;

davacı tarafından davalıya aleyhine NTS 2022000011658 no, 20.12.2022 tarih ve 153.893,71 TL tutarlı fatura bakiyesine dayalı olarak 33.681,95 TL asıl alacak, 903,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.585,65 TL'nin tahsili istemi ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;Davacı tarafından sözleşmenin-taahhütnamenin feshedilmiş olduğu, davalı adına 22/12/2022 tarihli 153.893,71 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacıya 125.927,68 TL ödediği, 33.681,95 TL alacağın ödenmediği,

yapılan takipte borca itiraz edildiği görülmektedir.Davacının düzenlediği 22.12.2022 tarih ve ... nolu, 153.893,71 TL bedelli faturadaki alacak konusundan niza bulunmadığı; nitekim davalının da bu kapsamda faturayı kabul ettiği 125.927,68 TL'yi ödediği ancak, abonelik sözleşmenin Davacı tarafından haksız feshi sebebiyle oluşan alacağı bulunduğundan bahisle 33.681,95 TL alacağının takası suretiyle borcun sona erdiğini savunduğu anlaşılmaktadır.Davalı bu kapsamda 25.386,22 TL fatura düzenlediği,

davacı tarafından bu faturanın iade edildiği anlaşılmaktadır.Dosyaya tarafların e-mail adresleri üzerinden yapılan yazışmalar ibraz edilmiştir.Ayrıca ,davacı tarafça gönderilen ihtarname ile cevabi ihtarlamalar da ibraz edilmiş,cevabi ihtarnamede davalı tarafça ödenmeyen sözkonusu alacakla ilgili olarak ,beyan ettiği 2 adet takip dosyası toplamı kadar alacaklı olduğunu bildirdiği görülmektedir.Mahkemece yargılamada hesap bilirkişisinden alınan raporda özetle;Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesi kapsamında verilen %83 İndirimin ortadarı kaldırılma sebebinin, davacının abonelik sözleşmesini feshine dayandırıldığı;

dosya kapsamına intikal eden (sunulan) taraflar arasındaki mail yazışmalarına (Yukarıda inceleme bölümünde 4/A-N sayılı bentlerde tanıtıldığı) yazışmalarına davalının karşı çıkmadığı dikkate alınarak, içeriklerine nazaran, Davacı şirkete 108 adet GSM adlı tanımlandığı ancak çekim sorunu yaşandığı,

müşterilerle iletişim kurulamadığı yönünde ısrarlı yazışmalara, davalı ... tarafından verilen cevaplarda yatırıma alındığı ve benzeri sözcük isimleri yer aldığı sorunun çözüme kavuşturulmadığını, anlaşıldığı kadarıyla 2 ayı aşan devrede konuşulamamaya ya da iletişim zorluğu yaşanmasına kaynaklı sorunun ortadan kaldırılmadığı sonucunu ortaya çıkmasına nazaran, nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacının abonelik sözleşmesini haklı sebepleri feshettiği sonucuna varıldığı,Hal böyle olunca,

davalının indirimleri iptal ederek kullanıldığı tarihlerdeki cari tarife uyarınca tahakkuk yapmasının yerinde olmadığı gibi kullanıldığı tarihlerdeki tarifeye göre işlem yapmasının yerinde olmadığı, davacının sadece sözleşmenin feshi tarihi öncesinde fiili kullanımına dayalı indirimli abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuku gereken kullanım üçreti kadar borcu oluşacağı, bununla sınırlı takas ve mahsup editebileceği: bir başka anlatımla, 25.386,22 TL tutarlı faturanın takas ve mahsuba esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır.

Davacının 04.03.2024 tarihi dilekçesi ekinde sunduğu belge, “Değerlendirme” başlığı altında (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle TIK.m.94/2 anlamında mutabakat olmadığı gibi, 18.12.2023 tarihli mailin davalı şirketi bağlayan ve davacının alacak iddiasına yönelik ihtarnameye karşı ileri sürülen takas ve başlatılan takiplerdeki alacaklardan sarfı nazar edildiğine yönelik HMK.m.188 anlamında ikrar olarak değerlendirmediği; raporda “Değerlendirme” başlığı altında (4) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, aşağıda 3 sayılı bentte işaret edilen durum ayrık kalmak kaydıyla- davacının, davalıdan 33.681,95 TL alacaklı olduğu;

itirazın iptaline ilişkin takip dosyasında birikmiş faiz talebi bulunmadığı; raporda “Değerlendirme” başlığı altında (5) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, davacının davalı ile olan abonelik sözleşmesini (davalının mail içeriklerine karşı çıkmamasına nazaran) bozmakta haklı olarak benimsenmesine göre, davalının 25.386,22 TL tutarlı faturasının takas ve mahsuba esas alınamayacağı; ancak, fesih öncesinde kullanılan dönemde abonelik sözleşmesi konu % 83 indirimli aylık (ya da üç aylık) fatura örneğini dosyada bulunmadığı; abonelik sözleşmesinde 24 aylık taahhüt karşılığında 3 aylık 6.000,00 TL ücret ödeneceği anlatımı yer aldığı;

binnetice, 10 Aralık 2021 ile 09 Ocak 2022 döneminde %83 indirime göre, ödenmesi gereken tutarın (bir önceki dönem faturasının ibrazı ile denetlenebileceği) usulen dosaya kazandırılması gerektiği; davalı tarafından daha önce takip başlatıldığından, 33.681,95 TL'den indirilebilecek tutarın belirlenebileceği; (davalının takibindeki % 48 akdi faiz talebine esas sözleşme hükmünün görülemediğinden,

dayanağının davalıya açıklattırılması gerektiği);Sözleşmenin davacı tarafça haklı sebeple feshedilip edilmediği yani hatlarla ilgili çekim sorunu yaşandığı ve bunun giderilmediği konularında teknik bir belirleme bulunmamaktadır.Hesap bilirkişisinin bu konuda "ihtarnamelere itiraz edilmediğinden feshin benimsendiği "şeklinde görüşü mevcuttur.Mahkeme de bu görüşe aynen iştirak etmiştir.Oysa ki uyuşmazlığın çözümü için.

Taahhütnamenin feshinin haklı sebeple olup olmadığı,taahhütname uyarınca cezai şart alacağı doğup doğmadığı,yararlanılan indirimlerin iptali gerekip gerekmediği hususlarının telekominikasyon uzmanı bilirkişi katılımı ile oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve hesaplama yapılması suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Bu sebeplerle , tesbit edilen bu eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden ,davalı tarafın istinafının kabulü ile ,kararın HMK 353/1-6.

Maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafın da istinafa cevap dilekçesinde ,mahkeme kararının gerekçesinin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesi istenmiş olup, istinaf harç ve masraflarının yatırılması hususunda mahkemece muhtıra çıkarıldığı,harç ve masraf yatırılmadığı anlaşılmıştır.Bu sebeple davacının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına,B-Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Davacı ve davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/09/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3019, K. 2025/2251, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3019
Karar No
2025/2251
Tarih
23 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3022 K.2025/2252
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/3038 K.2025/1745
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3072 K.2025/2259
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3109 K.2025/2267
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/4470 K.2025/2315
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/4685 K.2025/1580

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.