KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/3503
- Karar no
- 2024/3407
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 19/09/2024
- Numarası
- 2024/486 Esas
- Davanın konusu
- Menfi Tespit-İstirdat
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde daha önce ticari maksatlı gemileri bulunduğundan gemiden çıkardıkları 3 adet fan cihazlarını ısıtma ve soğutma amaçlı 2022 yılının Eylül ayına kadar bu fan cihazları kullanılmaya devam ettiğini, 2022 yılının Eylül ayında fan cihazları daha düşük enerji tüketen tek bir fan cihazı ile değiştirildiğini,
Bu tarihe kadar 450-500 kva elektrik harcaması olurken bu tarihten sonra elektrik harcaması 300 kva ya düştüğünü,Eylül 2023 den sonra tespit edilen harcama üzerinden ... tarafından fatura kesilmeye devam edildiğini ve sayaç kontrolü düzenli olarak yapıldığını, Buna rağmen 10.07.2024 tarihinde bir ... görevlisinin müvekkilinin iş yerine kontrole gelmesi ve sonrasında ödül alabilmek yada başka bir sebeple.
20 ay sonra çektiği bir fotoğrafla müvekkilinin Eylül 2023 tarihinden itibaren tutanak tarihi olan 10.07.2024 tarihine kadar müvekkilinin iş yeri için kaçak elektrik kullandığı iftirasına maruz bırakıldığını, ilgili kuruma 16.07.2024 tarihinde itiraz yapılmasına rağmen itiraza cevap verilmediğini, Bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 2024/ 173975 Soruşturma numarası ile şikayet dilekçesi sunulduğunu, görevli tarafından tespit edilen boştaki şönt olduğu iddia edilen kablolar eski fan makinelerinin bağlantı kabloları olup ;kesinlikle kaçak elektrik amaçlı kablolar olmadığını,
davacının iş yeri için elektrik harcamasında tasarruf yoluna gittiğini ve 3 adet gemi tipi fan cihazını bir adet ekonomik bir fan cihazına dönüştürdüğünü, tasarruf olduğu için 20 ay boyunca fatura bedelleri düşük geldiğini, borç miktarı arttırılmak maksadıyla ve iş yerinin elektriğinin kesilmesi tehdidi altında müvekkilinin ciddi miktarda para ödemek zorunda bırakıldığını,
müvekkilinin iş yerinin elektriğinin kesilmesi tehdidi ve baskısı altında yine görevlilerin görevlerinin kötüye kullanılması suretiyle son ödeme gününden bir gün sonra 1 milyon TL fatura bedelini ödemek zorunda bırakılan müvekkilinin kamu gücü (elektriğin kesilmesi tehdidi) kullanılmak suretiyle karşı karşıya bırakıldığını, 13.08.2024 ve 28.08.2024 tarihlerinde kalan fatura bedelini ödemesi aksi halde elektriğin tekrar kesilme tehdidiyle karşı karşıya bırakılacağının ihtar edilmiştir, restaurant iş yerinin elektriğinin kesilmesinin mağduriyet yaratacağını,
belirterek ;kaçak elektrik bedeli adı altında 2 adet düzenlenen toplam 2.060.997,24 TL fatura bedeli ödemesinin menfi tespitinin ve iptali ile; elektriğin kesilme tehdidi altında müvekkilinden haksız olarak alınan 1.000.000,00 TL lik ödemenin ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte iadesi, istirdadı ile ayrıca yapılan 1.000.000,00 TL ödemenin göz önüne alınarak bakiye kalan 1.060.997,24 TL fatura bedeli ve faizinin ödemesinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19/08/2024 tarihli dilekçesinde ve özetle; derdest olan davaya rağmen müvekkilinin iş yerinin elektriğinin kesildiğini , Kaçak elektrik bedeli adı altında 2 adet düzenlenen toplam 2.060.997,24 TL fatura bedelinin 1.000.000 TL sinin elektriğin kesilmesi tehdidi altında müvekkilince ödenmesine rağmen kalan ödemelerin de elektriğin kesilmesi sonucu ile ödettirilmeye çalışılması işbu davanın açılmasında hukuki yararı zedeleyeceğinden ve kesilmesi işlemi iş yeri sahibi müvekkili mağdur ettiğinden elektriğin kesilmesi haksız işlemlerinim tedbiren durdurulmasını ;
davalı tarafın sunduğu elektrik hizmetinden müvekkilinin tekrardan yararlanılmasına , elektriğin tekrar bağlanmasına dair ara karar oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 19/08/2024 tarihli ara karar ile.
"Davacının elektriğin kesilmesi işlemlerinin tedbiren durdurulması talebinin HMK'nın 389. maddesindeki koşullar gerçekleşmiş olduğundan KABULÜNE İhtiyati tedbir talep edenin 4456749400 sözleşme hesap numaralı aboneliğiyle ilgili olarak, 22/07/2024 son odeme tarihli 839.459,06 TL ve 22/07/2024 son odeme tarihli 1.221.538,18 TL olmak üzere toplam 2.060.997,24 TL faturalar ile sınırlı olmak kaydıyla dava sonuna kadar "... Mah. ... Cad. No:...
Hisar Cafe Sarıyer /İstanbul" adresinde bulunan işletmenin elektriğin kesilmesinin önlenmesine,Davacı tarafın vereceği dilekçe ile kararın uygulanmasını (bir) 1 haftalık kesin süre içinde talep edebileceği, aksi halde HMK 393 gereğince kararın kendiliğinden kalkacağının davacı tarafa İHTARINA (ara kararın tebliği ile ihtarın yapılmış sayılmasına ) " karar verildiği,itiraz üzerine 19/09/2024 tarihinde murafaa duruşması yapılarak bu kez.
"İşin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu olduğu gözetildiğinde, kesintinin davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, kaldı ki elektriğin geçici olarak bağlanması halinde bu elektrik bedelinin davalı tarafça tahsilinin yapılmasının gayet tabii olduğu,
ayrıca, dava sonunda davanın reddine karar verilse dahi geçici elektrik bağlanması dava yönünden bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceği anlaşılmakla HMK'nın 389. maddesindeki koşullar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış, davalının tedbirin kaldırılması için yaptığı itiraz reddedilmiştir.Davalının teminata olan itirazında ise;
davacı abonenin kaçak elektrik bedeli olarak tahakkuk ettirilen 2.060.997,24 TL (aynı zamanda mahkememiz dosyasında dava değeri) üzerinden 1.000.000 TL nin ödeme yaptığı tarafların kabulünde olduğundan, bakiye kalan 1.060.997,24 TL nin %20 si oranında teminatın davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içinde mahkeme dosyasına teminat olarak yatırılmasına karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile.
"1-Davalının teminata olan itirazının kabulü ile 2.060.997,24 TL üzerinden açılan davada, davacı tarafça 1.000.000 TL nin ödenmiş olması dikkate alınarak bakiye kalan 1.060.997,24 TL nin %20 si oranında teminatın davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içinde mahkeme dosyasına yatırılmasına, 2-Davalı tarafın ihtiyati tedbire yönelik diğer itirazlarının reddine" ilişkin istinafı kabil olarak karar verilmiştir.19/09/2024 tarihinde verilen ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği ve teminata ilişkin ara kararın mahkemece 15/10/2024 tarihinde gerekçesinin yazılarak davacı vekiline bu ara kararın 23/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde. 19/09/2024 tarihli duruşmada davacı tarafından teminat yatırılmasına karar verilmiş ve teminatın yatırılması için iki haftalık süre verildiği,oysa HMK 393. Maddesinde açıkça teminat yatırma süresinin bir hafta olduğu belirtilmiştir.
Hakim tarafından davacı tarafa iki haftalık süre verilmiş olsa da kanunda açık ve net bir şekilde bir haftalık süre verildiğinin belirtilmesi sebebi ile hakim tarafından verilen sürenin geçersiz olduğu,bu sebeple davacı tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş olsa da ihtiyati tedbir kararının uygulanması için şart koşulan teminat miktarı HMK 393. madde kapsamında tedbirin tebliği tarihinden itibaren bir haftalık süresi içinde yatırılmadığı ve ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmediğini,ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalmış sayılacağını,ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların
gerçekleşmediğini,yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları mevcut olup kaçak elektrik kullanımının ispat edildiğini,tedbirin %20 teminat karşılığında verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının , ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini,tedbir sonuçlarının mahkemece değerlendirilmediğini ve Anayasal hakların ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre. Talep menfi tespit-istirdat ve ihtiyati tedbire talebine yöneliktir. Elektriğin kesilmemesine dair ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine ayrıca teminat alınmasına da karar verildiği,söz konusu ödenmeyen tutarın % 20 si oranında teminatın 01/10/2024 tarihinde davacı tarafça yatırıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur.
Ayrıca 19/09/2024 tarihli duruşmada ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği ve teminata ilişkin ara kararın mahkemece 15/10/2024 tarihinde gerekçesinin yazılarak davacı vekiline bu ara kararın 23/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla teminatın buna dair ara karar gerekçesinin davacı vekiline tebliğinden önce 01/10/2024 tarihinde yatırılmış olması nedeniyle, herne kadar mahkemece 1 hafta yerine 2 haftalık sürede teminatın yatırılması için verilen sürenin usule uygun olmadığı görülmüşse de, teminatın süresinden önce yatırıldığı gözetilerek davalının bu istinaf talebinin yerinde olmadığı belirlenmiştir.
Mahkemece takdir olunan % 20 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3503, K. 2024/3407, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama