KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/1599
- Karar no
- 2025/1911
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2025
- Numarası
- 2024/667 E - 2025/173 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Oto, ahde vefa ilkesi gereğince davalı ile akdettiği sözleşmeye sadık kaldığını ve davalı borçlunun ödemesi gereken tutarları geç ödemesine rağmen araçların tamir ve bakım işlemlerini gerçekleştirdiğini, dava dışı kardeş şirket ... vasıtasıyla yedek parça teminini sağladığını, davalının müvekkili ile akdettiği sözleşmenin 2.2. maddesinde.
"Gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin bedeller, söz konusu işe ilişkin faturayı takip eden ilk ayın son günü mesai bitimine kadar, iş sahibi yüklenicinin ... İban numaralı hesabına yatırılacaktır.
Aksi takdirde iş sahibi herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılacak ve en yüksek ticari faiz üzerinden gecikme faizi ödeyecektir." hükmünün mevcut olduğunu, davalı borçlunun sözleşmede yer alan işbu madde uyarınca temerrüde düştüğünü, sözleşmede belirlenen vade, belirli vade niteliğinde ve herhangi bir ihtara gerek olmaksızın her bir fatura yönünden sözleşmenin ilgili maddesi gereği temerrüt faizinin ödenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından sözleşmeye uygun bir ödeme gerçekleştirilmediği gibi uzun zamandır fatura bedelleri de hiç ödenmediğini,
icra takibi başlatılırken işlemiş faiz miktarı cari hesap ekstresindeki son işlem tarihine göre belirlenmişse de sözleşmedeki hüküm ve davalının temerrüdü gereği müvekkilinin takip öncesi faiz alacağını da ayrıca talep edebileceğini, her bir fatura yönünden vade tarihinden takip tarihine kadar işleyecek ve hesaplanacak takip öncesi işlemiş faizin de (itirazın iptali talebimiz yönünden istenen 1.408,32-TL işlemiş faiz mahsup edilerek) tazmin ve tahsili gerektiğini ve talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve kısmi dava olarak nitelendirilmek üzere;
her bir fatura yönünden vade tarihinden takip tarihine kadar en yüksek ticari faiz oranı üzerinden işleyecek ve hesaplanacak faizin şimdilik 1.000,00 TL'sinin tazminini, karşı tarafın işbu sözleşmede belirtilen yükümlülüklere aykırı şekilde ödemelerini gerçekleştirmemesi ve temerrüde düşmesi akabinde icra takibine haksız bir şekilde itiraz etmesi sebebiyle, kısmi dava olarak nitelendirilmek ve belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL işlemiş faiz alacağInın tahsiline, vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile tarafımıza verilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibi yetkisiz icra dairesinde başlatmış olup huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, İcra İflas Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrası uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanması suretiyle belirleneceği, bu suretle HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu,
Aynı kanunun ''Sözleşmeden doğan davalarda yetki'' başlıklı 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alındığını, aksine bir anlaşma yoksa para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu, somut olay nezdinde davacı şirketin yerleşim yeri Sultangazi / İstanbul; müvekkilinin ise yerleşim yerinin Üsküdar/ İstanbul olduğu,
davacının icra takibini müvekkili şirketin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinde başlatmadığı gibi kendisinin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinde de başlatmadığını, genel ve özel yetki kurallarının aksine hukuken yetkisiz icra dairesi olan Kocaeli İcra Dairelerinde icra takibi başlatıldığını, öte yandan davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığını, faturalar ve cari hesaba ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, bu nedenle temerrütün gerçekleşmediğini,
dolayısıyla cari hesap ve dayanak faturalar yönünden takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunmadığını beyanla huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme. "Davanın REDDİNE," karar vermiştir. Davacı ve cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini isteyen davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı adına harçların yatırıldığı ama davalı adına istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve maktu istinaf karar harcının hiç yatırılmadığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK 344/1. maddesinde "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir.
Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. hükmü kıyas yoluyla uygulanır" hükmü getirilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece öncelikle kararın niteliğine göre davalının yatırılması gereken, istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcınını mahkeme veznesine yatırması için bu davalı vekiline muhtıra çıkarılarak harçların 1 haftalık kesin süre içinde yatırılmasının sağlanması,
süresi içinde harç yatırıldığı takdirde bu davalı için istinaf incelemesi yapılabilmesi yönünden dosyanın Dairemize gönderilmesini teminen, dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1599, K. 2025/1911, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama