İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/2404 K.2025/2383

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2025/2404Karar2025/2383Tarih2 Ekim 2025Okuma16 dk · 3.133 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Ekim 2025
Esas no
2025/2404
Karar no
2025/2383
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
14/07/2025
Numarası
2025/411 Esas
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.133 kelime·16 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket görevlilerince 23.10.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek,

mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı tespit edilmiş, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden 2.224.520,59 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 2.159.110,06 TL bedelli kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine İstanbul 29. İcra Dairesi ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,davalı tarafça takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek ,takibe itirazın iptaline,takibin devamına ve icra inkar tazminatına,ayrıca davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 11.07.2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati haciz kararı verilmesine rağmen 04.09.2025 tarihli gerekçeli ara karar ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.Kararı davacı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;

ihtiyati haciz kararını kaldırılmasının yerinde olmadığını, alacağın rehinle temin edilmediğini,davalının kaçak elektrik kullandığının video dahil deliller ile ispatlandığını, güncel istinaf kararları gereği ölçülülük ilkesine göre ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirtilerek ihtiyati haciz kaldırma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Ayrıca davalı vekili 10/07/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle: söz konusu işletmede kaçak elektrik kullanılmadığına dair ceza ve kaçak elektrik borcu olmadığına dair hukuk yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesik olması,

müvekkili davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağını, hatta iflasa sürükleyeceği için elektrik kesintisinin önüne geçilmesi gerektiğini, elektriğin tekrar sağlanması ve kesilmemesi yönünde tedbir taleplerinin hukuki yarar olduğu gibi müvekkilinin iflasına kadar gidecek süreci engelleme kaygılarının da olduğunu, ivedilikle elektriğin açılmasını ve tekrar kesilmemesi yönündeki tedbir kararlarının zaruri olduğunu, karşı yan görevlilerince hukuka, ahlaka, fenne, ilme, yönetmeliğe uygun düzenlenmiş bir tutanak, tespit - delil bulunmaksızın elektrik kesilmesinin en üst seviyede keyfilik olduğunu, kesilen elektriğin,

müvekkilin gerçek anlamda iflasının önünde geçebilmek adına talepleri doğrultusunda tedbir kararıyla açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme, davanın konusu da davalı gerçek kişinin borcunun olmadığına yönelik bir menfi tespit olmayıp, elektrik dağıtım şirketinin açtığı bir itirazın iptali olduğu, bu şartlarda , elektrik borcunun olmaması nedeniyle bir dava veya benzeri bir dava açmamış davalı gerçek kişinin tedbir talebi bu açıdan öncelikle kabul edilemeyeceği gerekçesi ile.

"1-Davalı vekilinin elektrik enerjisinin tedbiren verilmesine dair talebin reddine,2-Kararın taraflara tebliğ olunmasına" dair kararın taraflara tebliğ olunduğu tarihten itibaren ve iki hafta içinde istinafı kabil olarak 14/07/2025 tarihinde karar vermiş,bu kararı da davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;

dava konusu yerin ticari işletme olduğu,yaklaşık ispatını ve HMK 389.madde ki ihtiyati tedbir koşullarının sağlandığını belirterek ciddi zararların önlenmesi için elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek,bu talebin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davada davacı ihtiyati haciz talep etmiş,davalı ise elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talep etmiştir.Mahkemece.

11.07.2025 tarihli ara kararla " "Davalı ... yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 4.517.769,76-TL alacağı karşılayacak şekilde %15'ine tekabül eden 667.665,46-TL teminat karşılığında İİK.'nin 257 maddesi gereğince borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde (Tahsilde tekerrür olmamak üzere) ihtiyati haciz konulmasına,"karar vermiş isede ,

04.09.2025 tarihli gerekçeli ara karar ile "Davalı borçlunun mal kaçırdığına veya gizlediğine ilişkin dosyaya yansıyan bir delil olmadığı gibi, davacı alacaklının icra dosyasına konu alacağının olup olmadığının, varsa ne miktarda olduğunun tespiti yargılamayı gerektirmektedir.

Bu nedenlerle bu aşamada ihtiyati haciz şartları oluşmadığından daha önce verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.Ayrıca davalının elektriğin kesilmemesine dair ihtiyati tedbir talebi ise 14/07/2025 tarihli ara kararla reddedilmiştir.Dava,

kaçak elektrik tahakkukuna dayalı itirazın iptali ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlular aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir.

Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.

2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi. “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası. “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir.

Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.

Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir.

Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.

İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken,

haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.

Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak ele trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.

Dosya kapsamından. 1-... çalışanları tarafından davalının plastik enjeksiyon alanında faaliyet gösteren, "... Mah....

Sok.No... bodrum dükkan Bğcılar/Istanbul" adresindeki işyerinde, 23.10.2024 tarihinde yapılan kontroller sonucu, sözleşme mevcut iken sayaç ölçü sistemine müdahale ederek elektrik kullanıldığı tespit edilmekle görevliler tarafından davalı adına EPDK Tük.Hiz.Yönetmeliği 42/1-c bendi uyarınca...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini , (tespit anında davalının hazır olmadığı)2- Faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak4.383.630,65 Tl kaçak tüketim bedeli + 111.782,59 TL gecikmiş gün faizi + 22.356,52 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 4.517.769,76TL alacağın tahsilinin talep edildiği,3- Borçlunun, 05.05.2025 tarihli dilekçesi ile "Alacaklı görünen taraflara herhangi bir borcum yoktur.

Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına, avukatlık ücretine, işlemiş faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdu- rulmasına karar verildiği,4- itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.5-Davalının cevap dilekçesindeki beyanlarında tutanak adresindeki iş yerini kullandığına dair itirazının bulunmadığı,hesaplama yöntemine ve miktarına itirazının bulunduğu,cevap dilekçesi ekine vergi levhalarını ibraz ederek ,iş yerini ... ile birlikte kullandığını ifade ettiği görülmüştür.Neticede,takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama

aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği tartışmasız ise de, ibraz olunan kayıtlara göre davalı yö- nünden "yaklaşık ispat"ın sağlandığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu değerlendirilmiştir.Davalının elektriğin kesilmemesi talepli ihtiyati tedbir talebinde ise,davalının aleyhine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati tedbir talep etmesi mümkün olmadığından,davalı tarafça açılmış menfi tespite dair davada ancak bu talepte bulunacağı gözetilerek talebin reddine dair mahkemenin kararında aykırılık görülmemiştir.Bu nedenle;

davalının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine, davacının ihtiyati hacze yönelik istinaf talebinin kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına dair 04/09/2025 tarihli arar kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 11/07/2025 tarihli ihtiyati haczin devamına" karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine,B-Davacının ihtiyati hacze yönelik istinaf talebinin kabulü ile 04/09/2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına dair ara kararının HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılmasıyla , yeniden 11/07/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının devamına,İstinaf incelemesi ile ilgili olarak.

Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, Davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Davacının istinaf yargılama giderlerinin esas karar ile değerlendirilmesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere ihtiyati haciz yönünden oyçokluğu,ihtiyati tedbir yönünden oybirliği ile karar verildi.

02/10/2025

KARŞI OY Dava,kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davada davacı ihtiyati haciz talep etmiş,davalı ise elektiriğin kesilmemesi için ihtiyati tadbir talep etmiştir.Mahkemece.

11.07.2025 tarihli ara kararla " "Davalı ... yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 4.517.769,76-TL alacağı karşılayacak şekilde %15'ine tekabül eden 667.665,46-TL teminat karşılığında İİK.'nin 257 maddesi gereğince borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde (Tahsilde tekerrür olmamak üzere) ihtiyati haciz konulmasına,"karar vermiş isede 04.09.2025 tarihli gerekçeli ara karar ile "Davalı borçlunun mal kaçırdığına veya gizlediğine ilişkin dosyaya yansıyan bir

delil olmadığı gibi, davacı alacaklının icra dosyasına konu alacağının olup olmadığının, varsa ne miktarda olduğunun tespiti yargılamayı gerektirmektedir.

Bu nedenlerle bu aşamada ihtiyati haciz şartları oluşmadığından daha önce verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı görülmüştürDava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı itirazın iptali ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.

Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.

Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Talep eden tarafça yapılan kontrollerde davalının mevzuata aykırı şekilde kaçak elektrik tüketimi yaptığı tespit edilerek; davacıya karşı kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiştir."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K..

2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.)Güncel Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta,

ihtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan alacaklının kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Sunulan kaçak tespit tutanağı, hesap bülteni gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre, gerekse alacağın miktarı yönünden ispat yükünün talep eden üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur.

Yukarıda yer verilen Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, talep eden tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu,

uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır.

Borçluların kaçak kullanım yaptığının kabulü halinde dahi talep edilen alacak miktarının tek taraflı düzenlenen belgelere dayalı olması nedeniyle yargılama sonunda belirlenecektir.Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş, talep eden delil olarak kaçak zabıt tutanağı,tanık, fatura, hesap bülteni,video kaydına dayanmıştır.Talep eden tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir.

Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Alacağın varlığını " yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır.

Talep eden borçluların kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçluların taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Buna dair davacının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olmam nedeniyle (ihtiyati haciz yönünden) sayın çoğunluğun gerekçe ve görüşüne katılmamaktayım. 02/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2404, K. 2025/2383, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2404
Karar No
2025/2383
Tarih
2 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/2407 K.2025/2376
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/2408 K.2025/2381
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/2418 K.2025/3169
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/2419 K.2025/2308
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/2425 K.2025/3333
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/2459 K.2025/3334

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.