İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/320 K.2025/3254

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2025/320Karar2025/3254Tarih17 Aralık 2025Okuma14 dk · 2.880 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Aralık 2025
Esas no
2025/320
Karar no
2025/3254
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/09/2024
Numarası
2017/589 E - 2024/639 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.880 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket ile davalı arasında telefon ve araç takip hatlarına ilişkin sözleşmeler akdedildiğini,hesap kesim tarihinde davacıya gönderilen hatlara ait fatura tutarlarının sözleşmede belirtilen tutarlardan farklı olduğunu, davacının tüm şirket hatlarının özelliklerinin aynı olmasını istemesine rağmen tüm hatlara farklı tarifeler uyguladığını ve müvekkili şirketin mağdur edildiğini, bu durum üzerine müvekkili şirketin cezai ödemeleri yaparak farklı bir operatöre geçiş yaptığını, ancak davalı şirketin, müvekkili şirket ile iletişime geçerek, tekrar birlikte çalışılması halinde;

müvekkili şirkete faturalarda indirim yapmak suretiyle 6.000,00 TL bütçe ayırdığını ve bunun yanı sıra ... telefon da hediye ettiğini, davalı şirket ayrıca, hatlarla ilgili daha önce yaşanan tüm problemlerin bir daha vuku bulmayacağı konusunda taahhütte bulunduğunu,bunun üzerine hatların tekrar davalı şirkete taşındığını, fakat 6.000,00 TL indirimin yapılmadığını ve sözkonusu telefonun faturalandırıldığını, davalı şirketten alınan araç takip sistemleri ile ilgili hatlarda da hizmet vermeme sorunları yaşandığını,

bunun üzerine Kartal 17. Noterliğinin 26.12.2016 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin düzenlendiğini ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile 33.000,00 TL tutarında zararın karşılanmasının talep ettiklerini, zararın tazmin edilmediğini, açıklanan nedenlerle taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesine uygun olarak sunulması gereken hizmetin davalı tarafından ayıplı olarak sunulması nedeniyle sözleşmenin feshine ve davacı şirketin uğradığı 33.000,00 TL tutarındaki zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ;

davacı şirketin, basiretli bir tacir olması gerektiği de dikkate alındığında, kendisine gönderilmiş olan fatura detaylarının, defter kayıtları vb. dahilinde yukarıda belirtilen bilgilere sahip olması gerektiğinin açık olduğunu, öncelikle davacı tarafın ttk 18. md.si gereği tüm işlemlerinde basiretli bir tacir olarak hareket etme zorunluluğunun bulunduğunu, dolayısıyla başka bir operatörden taşıdığı şirket GSM hatları ile hangi şartlarla belli süre taahhütnameli paket kampanyalarına dahil olduğunun dikkate alınması gerektiğini,

davacı şirket yetkilisinin şirket kaşesi altında imzaladığı sözleşmelerde taahhüt altına girerken hangi hat numarası için, hangi paketi seçtiğini ve ödeyeceği taksit ve bedelleri yazılı olarak belirtildiğini, davacı, basiretli tacirin, bunları bilmediği ve aylarca faturaları ödedikten sonra,

aslında cihazların hediye olduğu gibi iddialara dayanan davasının dayanağının olmadığını, davacı şirketin kendisine sağlanacak avantajlardan yararlanmak için ticari bir kararla hatlarını yeniden müvekkil şirkete taşıdığını ve fatura indirim avantajı ve taksitle cihaz alım imkanı sunan “samsung kurumsal akıllı telefon kampanya taahhütnamesi” imzaladığını, Samsung kurumsal akıllı telefon kampanya taahhütnamesinin maddeleri ve el yazısı ile yapılan seçimler açık olduğunu, davacı şirketin 6.000- TL bütçe ayrıldığını, ... marka telefon hediye edildiği gibi afaki iddialarının dayanaksız olduğunu,

davacının taahhütnamede seçimleri gereği iletişim paketi ve cihaz bedeli taksitlerinin faturalarına yansıtıldığını, itaahhütnameye bir aykırılık olmadığını, kampanya taahhütnamesinin 32. maddesinde davacı şirketin yükümlülüklerini tamamen veya kısmen iyerine getirmemesi,

kampanya süresi sona ermeden kampanyadan ayrılmak istemesi halinde taahhüdün ihlalinden taahhüt süresi bitimine kadari bakiye cayma bedeli ödenmesi gerekeceği ve indirimlerin geri alınacağı belirtildiğini, davacı şirket kurumsal akıllı telefon kampanyası taahhütnamesi dışında da farklı avantaj ve indirimler sunan taahhütnameleri imzaladığını, yükümlülük altına girdiğini, davacı şirketin araç takip sistemi hizmetinde 1, 1 buçuk ay problemin sürdüğü iddiasının kendi kusurundan kaynaklandığını,

bu hizmeti alamamasından kaynaklı iddialarını somut olmayan afaki gerekçelere dayandırmaya çalıştığını,davacının zararını ispatlaması gerektiğini beyanla , davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda.

Davacının iddia ettiği zararı hesaplamaya uygun maddi delil sunulmadığı, araç takip sistemindeki ayıplı ifanın bilirkişi raporlarında belirlendiği, ancak bu zararın hesaplanmasına ilişkin delil bulunmadığı, alınan iş sayısının azaldığı iddiasının bulunduğu , davacının aktifinde 14 adet araç kayıtlı olduğuna dair tespit olduğu,

davacının araç takip sistemini kullanamadığı gerekçesiyle ,2-3 aylık dönem için 15.000-18.000 TL civarında zarar talep ettiği, hesaplama yapılması imkanı olmamakla birlikte, bu miktarın hizmet verilen süre ve araç sayısı dikkate alınarak makul kabul edilebileceği bilirkişilerce belirtilmiş ise de, dosyada uğranılan zararın hesaplanmasının yapılamadığı, davacının araç takip sistemindeki ayıplı ifadan kaynaklı zararının oluştuğu iddiasının ispat edilemediği , şeklindeki gerekçe ile Davanın Reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;

yerel mahkeme ilamında her ne kadar; dosyada uğranılan zararın hesaplanmasının yapılamadığı, davacının araç takip sistemindeki ayıplı ifadan kaynaklı zarar oluştuğu iddiasında ispat edilemediği" şeklinde belirtilmiş olsa da işbu durumun yerinde olmadığı,kararın eksik inceleme ile verildiği,yerel mahkeme ilamının gerekçesine göre. "Davacının iddia ettiği farklı tarife ve sözleşme bitiminin haber verilmemesinde davalının kusuruna ilişkin tespit bulunmamaktadır.

Yine davalının cayma bedelinden sorumlu olduğuna dair tespit bulunmamaktadır." şeklinde belirtilmiş ise de ,nitekim dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları ile de davalının kusurlu olduğu ve ayıplı ifa gerçekleştirdiğinin ortaya konulmuş olduğu, müvekkilinin davalı şirket tarafından zarara uğratıldığı hususunun somut bilgi ve belgelerle sabit olduğu, her ne kadar yerel mahkeme kararında " Davacının iddiası zararı hesaplamaya uygun maddi delil sunulmadığı, araç takip sistemindeki ayıplı ifanın dosyadaki bilirkişi raporlarının ortak görüşü olduğu,

ancak bu zararın hesaplanmasına ilişkin sunulmadığı" belirtilmiş olsa da bu durum somut durumu uygun olmadığı, ilk sözleşme döneminde, hatlara farklı tarifelerin uygulanması ve internet sözleşmesinin bitiminin haber verilmemesi gibi nedenlerle 4.000 TL - 5.000 TL maddi zarar meydana geldiği,

davalı şirketin, yeniden anlaşmaya varılması karşılığında müvekkiline geçmiş dönemde oluşan maliyetlere istinaden kullandırılan hatlara ilişkin %50 indirim ile birlikte 6.000 TL bütçe ayrılacağı taahhüt ettiğini, ancak gelinen süreçte müvekkilinin talep etmesine rağmen hatlara indirim yapılmadığı gibi ayrılan bütçenin de kullandırılmadığı,müvekkili şirketin aldığı birçok hattın tek hat ile birleştirilmesini istediğini,ancak 3-4 ay süren görüşmeler neticesinde bu talebinin dikkate alındığını,

sunulan hizmetin ayıplı çıkması ve vaadlerin yerine getirilmemesi üzerine operatör değişikliğinde bulunan müvekkilinin 4.000 TL tutarındaki cayma bedeli ödemek durumunda kaldığını, tekrar davalı şirket ile sözleşmenin yenilenmesi ile birlikte bu cayma bedelinin iadesini talep etmişse de bu talebinin kabul edilmediğini,4.000 TL tutarındaki cayma bedelinin iade edilmemesi üzerine davalı şirket tarafından müvekkiline ... ... model telefon hediye edileceğinin bildirildiğini, hediye edileceği vadedilen telefonun aylar sonra müvekkiline teslim edildiği gibi birtakım teknik sorunlar meydana geldiğini ve beklenen yararın sağlanamadığını,

tüm bunlara rağmen 3.750,00 TL değerindeki telefon bedelinin müvekkilinin faturalarına yansıtıldığını, davalı taraf işbu telefonun hediye edilmediğini, belirli kampanyalar dahilinde satıldığını iddia etmişse de davalı şirketin müşteri temsilcisi ile yapılan görüşmede bahse konu telefonun hediye adı altında verileceğinin defaatle beyan edildiği gibi tekrardan müvekkili ile sözleşme imzalamak adına türlü kampanya ve avantajlı teklif sunan davalı şirketin telefon satımı teklifinde bulunmasının abesle iştigal olduğu,

zira müvekkilinin en başta telefona ihtiyacı olmadığını beyan ettiği göz önüne alındığında, telefonu satın aldığı iddiasının gerçekle bağdaşmayacağı, müvekkili ile davalı şirket arasinda kurulan bu sözleşme ilişkisinden sonra davalı şirketin araç takip hatları olarak müvekkiline sim kartları verdiği, ancak bu hatların düzgün çalışmaması üzerine davalı şirket ile yapılan görüşmelerde bir sorun olmadığı bildirilmişse de arızaların devam etmesi üzerine bu hatlari monte eden ... takip sistemine müracaat edilmiş olduğu, ...

Araç Takip Sistemleri yetkilileri ile birlikte yapılan inceleme sonucunda davalı şirketin kullandırmış olduğu hattın Data Hattı olduğu, araç takiplerinde kullanılan M2M Hattı olmadığının tespit edildiği, akabinde ise davalı şirkete ivedilikle geri bildirimde bulunulmuş ise de M2M hattına geçiş süreci zaman aldığından bu süre zarfında takip sisteminin yokluğu nedeniyle müvekkili şirketin personelleri arasında disiplinsizlik baş gösterdiği, personellerin yanlış bölgelere yönlendirilmiş, mazot giderleri yükselmiş ve müşteri memnuniyetsizlikleri yaşanmış olduğu,

nitekim dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda da takip sisteminin yokluğu nedeniyle Tur Assist tarafından müvekkil şirkete atanan dosya sayısında düşüş yaşandığı ''araç takip sistemlerinde yaşanan sorunların çağrı merkezi ile paylaşıldığı dönemlerdeki iş sayılarında ortalamanın altında bir talep iletildiği'' değerlendirmesi yapılmış olduğu, zira bu hususun Turrasist tarafından verilen müzekkere cevabında da açıkça ifade edilmiş olduğu, müvekkil şirkete, araçlara yanlış hatların takılması sonucu hizmet alamadığı döneme ait fatura bedellerinin iade edileceği bildirilmişse de gelinen süreçte herhangi bir iade yapılmadığı,

dolayısıyla toplamda 3 - 3,5 aylık bir zaman dilimini kapsayan bu süreçte 15.000 TL - 18.000 TL arasında maddi kayıp yaşandığı,böylece davalı şirket tarafından sunulan eksik ve ayıplı hizmet dolayısıyla müvekkili aleyhine 33.000 TL maddi zararın oluştuğu, diğer yandan dosyaya sunulmuş bilirkişi raporlarının arasındaki çelişki giderilmeden ve itirazları dikkate alınmadan eksik incelemeler sonucunda karar verilmiş olduğu,

davalı şirketinin hizmeti ayıplı ifa etmesi sebebiyle ve bu ayıplı ifa sebebi ile sözleşmenin feshedilmesi gerektiği durumu ortadayken ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,tacirler arası hizmet alımının ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmenin feshi (dönülmesi ) ve tazminat/alacak talebine ilişkindir.Mahkemece yargılamada bilirkişi raporları alınmıştır.

1-Bilirkişiler ...'un 02/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacının, davalı şirkete tekrar geçiş yaparken kendisine önerilen avantajlar ve yapılan vaatlerin ses kaydı incelemesi ile ortaya çıkarılabileceğini beyan ettiğini, buna mukabil, dosyada tarafların pazarlama sürecine ilişkin ses kaydı bulunmadığını, pazarlama sürecinde telefon görüşmeleri sırasında kampanya ve avantaj önerisi yapılmasını, müşterinin buna güvenerek imzaladığı sözleşmede bu yöndeki hükümlere dikkat etmemesi ihtimal dahilinde olmakla birlikte, ses kayıtları çözümlenmeden bu hususta yargıya varmak mümkün görülmediğini, dolayısıyla,

dava dosyasında ses kayıt çözümlemesi bulunmadığı için dosyada mevcut yazılı sözleşme ve belgeler üzerinden bir kanaate varmanın uygun görüldüğünü, Davacının iddiasının ses kayıtları ile ispatlanamadığı durumda, ... model telefon cihazının hediye edilmediği ve taksitle davacıya satıldığını, davacıya ... fatura indirimi başlığı altında yer alan aylık 187,50 TL tutarındaki indirim dışında bir indirimin vaat edilmediğini, özellikle fatura tutarının kullanım dağılımında % 90'dan fazlasının GPRS kullanımı olduğu dikkate alındığında, davalının sözleşmede belirlenen hatlar dışındaki hatlara internet kullanım imkanı tanımadığını,

dolayısıyla davacının fatura tutarının artmasına yol açmadığını, Davacının davalı ile data hattı kullanımı konusunda anlaştıktan sonra davacının araçlarını servise hangi tarihte götürdüğünü, gecikmeli davranıp davranmadığını anlamaya yönelik olarak servis giriş tarihlerini gösteren belgelerin dava dosyasında bulunmadığını, diğer yandan, data kurulumlarını yapan servisin, data hatlarının sağlıklı çalışmama nedenine dair tespitini içeren bir raporu da dosyada bulunmadığını, tüm bu nedenlerle data hatlarının 1-1,5 ay sağlıklı çalışmamasının nedenini anlaşılamadığını, bununla birlikte, teknik olarak davalı ...

İletişim A.Ş'nin ayıplı hizmet verdiğinin düşünüldüğünü , basiretli bir tüccar, kural koyucu ve teknik konunun uzmanı taraf olarak hafif kusurlarından bile davalının sorumlu olduğunun düşünüldüğünü , şöyle ki; araç takip sisteminin davacının servis ücreti ödeyerek teknik serviste yaptırılması ve buna rağmen çalışmamasının sorumlusunun davalı servis olduğunun düşünüldüğünü, bu durumda davacının maddi ve manevi zarara uğramış olmasının olası görüldüğünü. ancak davacının bu suretle uğradığı zararların, 3. kişilere yapmak zorunda kaldığı ödemeleri gösteren faturalar ile ispatlaması gerektiği düşünüldüğünü , öte yandan,

data hatlarının 1,5 ay sağlıklı çalışmaması nedeniyle davacının personelinin disiplinsizlik gösterdiği ve müşteri kaybına uğradığına yönelik iddialarını ispatlayan belge ve tanık ifadelerine ihtiyaç duyulduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi kurulunun 31/12/2019 tarihli ek raporunda özetle; dosyasındaki ses kayıtlarının incelendiği , kök rapordaki görüş ve kanaatte bir değişiklik olmadığı görüşü bildirilmiştir.2- Bilirkişiler (bilgisayar mühendisi ve bilişim uzmanları) ...'ın 20/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyadaki dijital materyallerin incelendiğini, dosya kapsamında sunulan ... çağrı merkezi ile yapılan görüşmeler dinlenildiğinde;

...'den ...'a fiyat politikaları sebebiyle geçiş yapıldığını, bir ay içinde müşteri temsilcisinin sunduğu avantajlı fiyat teklifi ile ...'e dönüş yapıldığını, ... adına gelen saha ekibinin gerekli sözlenmeleri yaptığını, ... model telefon ve indirimlerin bu aşamada konuşulduğunu, araç takip sisteminin çalışmamasının ve iş süreçlerinin aksadığının defaten iletildiği ve uzunca bir süre bu aksamanın giderilmesi için görüşmeler yapıldığını, araç takibinde kullanılacak hatların data hattı olarak açıldığı ve yeniden M2M hatların alındığını,

araç takibinde kullanılamayan data hatlarının iptal edilmesi ile oluşan faturanın ... tarafından müşteri memnuniyeti adına karşılandığını, saha ekibi tarafından belirtilen hediye telefon ve 6.000 TL indirim sözünün yerine getirilmediği şikayetine istinaden ... tarafından sözleşmede bu yönde bir taahhüdün verilmediğini, kişisel bir hattın şirket bünyesine aktarılmasında problemlerin yaşandığını, görüşme kayıtlarına yansıyan itilaflı konuların hukuki değerlendirme gerektirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır Bilirkişi kurulu ek raporunda özetle.

Kök rapordaki çağrı kayıtları üzerinden yapılan tespitler ile birlikte teknik olarak sözleşmeye uygun hizmet verildiğini, araç takip sisteminde kullanılan hatların, data hattı olarak yanlış tanımlanması ve M2M hatlara çevrildikten sonra yanlışlıkla kapatılması sonucu ayıplı hizmet ifasının gerçekleştiğini, ... model telefon alımı ve indirimlerin teknik olarak sözleşme kapsamında faturalandırıldığı görüşü beyan edilmiştir.

3-Bilirkişi (Banka/Finans-hukukçu) ...'un 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;dosyadaki bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelere göre ; ... model cep telefonunun davalı şirket tarafından davacıya hediye niteliğinde verilmediği ve davalı şirketin, davacının fatura tutarının artmasına yol açmadığını, davalı şirketin eski data hatları yerine yeni M2M hatları sehven kapatması nedeniyle araç takip hizmet alımında sıkıntılar yaşandığı,

bu itibarla data hatlarının sağlıklı çalışmamasının davalı şirketin hizmet sunumundaki kusuru niteliğinde görülebileceğini, davacıya gönderilen iş sayısını gösterir tablolara istinaden, araç takip hizmet alımındaki sıkıntılar nedeniyle davacının 2016 yılı sonlarında yaşadığı iş kaybının 415 seviyesine tekabül ettiği.

2016 yılının son dört ayındaki iş hacmi dikkate alınarak iş kaybının parasal karşılığının hesaplanabileceği sonucuna varılmıştır.4-Bilirkişi (SMMM-Nitelikli hesaplamalar uzmanı ) ...nın 28/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının iddia ettiği zararı hesaplamaya uygun maddi delil sunulmadığını, araç takip sistemindeki ayıplı ifanın dosyadaki bilirkişi raporlarının ortak görüşü olduğunu, ancak bu zararın hesaplanmasına ilişkin delil bulunmadığı, alınan iş sayısının azaldığı iddiası olduğunu, davacının aktifinde 14 adet araç kayıtlı olduğuna dair tespit olduğu,

davacının araç takip sistemini kullanamadığı 2-3 aylık dönem için 15.000- 18.000 TL civarında zarar talep ettiğini, hesaplama yapılması imkanı olmamakla birlikte bu miktarın hizmet verilen süre ve araç sayısı dikkate alınarak makul kabul edilebileceğini, sözleşmede bedelsiz telefon taahhüdü bulunmadığı, cayma bedeli taahhüdü bulunmadığını, farklı tarife ve sözleşme bitiminin haber verilmemesi ile ilgili sorumluluk tespiti yapılmadığının değerlendirildiğini, bu alacakların hak edilmesi kanaati olması halinde davacı talebinin 12.750,00 TL nin kabul edilebileceği ,ispatı yapılamayan maddi zararlar hususunda B.K.

50. vd. maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılabileceği görüşü beyan edilmiştir.

Yargılamada alınan teknik bilirkişi raporlarında, sözleşmede bedelsiz telefon taahhüdü bulunmadığı,ancak araç takip sistemindeki ifanın ayıplı olduğu kanaatinin bildirildiği, dava dışı Tur Assist tarafından davacı şirkete atanan dosya sayısında düşüş yaşandığı ''araç takip sistemlerinde yaşanan sorunların çağrı merkezi ile paylaşıldığı dönemlerdeki iş sayılarında ortalamanın altında bir talep iletildiği'' değerlendirmesi yapıldığı, 2. Bilirkişi kurulunun bunu mali tabloda belirttiği, davacının bir zararının oluştuğu tesbit ve görüşü bulunduğu, yine aynı bilirkişi kurulunca;

...'den ...'a fiyat politikaları sebebiyle geçiş yapıldığını, bir ay içinde müşteri temsilcisinin sunduğu avantajlı fiyat teklifi ile ...'e dönüş yapıldığını, ... adına gelen saha ekibinin gerekli sözlenmeleri yaptığını, ... model telefon ve indirimlerin bu aşamada konuşulduğunun tesbit edildiği , son rapor veren bilirkişinin.

14 adet araç kayıtlı olduğuna dair tespit olduğu, davacının araç takip sistemini kullanamadığı 2-3 aylık dönem için 15.000- 18.000 TL civarında zarar talep ettiğini, hesaplama yapılması imkanı olmamakla birlikte bu miktarın hizmet verilen süre ve araç sayısı dikkate alınarak makul kabul edilebileceğini, sözleşmede bedelsiz telefon taahhüdü bulunmadığı,

cayma bedeli taahhüdü bulunmadığını, farklı tarife ve sözleşme bitiminin haber verilmemesi ile ilgili sorumluluk tespiti yapılmadığının değerlendirildiğini, bu alacakların hak edilmesi kanaati olması halinde davacı talebinin 12.750,00 TL olabileceğini belirttiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça,karşı tarafa gönderilen ihtarname içeriğindeki ,zarar/alacak kalemleri ile ilgili olarak talep durumunun ve miktarının belirlendiği dava dilekçesinde açıklanmış olup,dava dilekçesi ekinde sözkonusu ihtarname örneği ibraz edilmiştir.Davacı tarafça ,davalı tarafa gönderilen Kartal 17.noterliği'nin 26/12/2/16 tarihli ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile

davalı şirkete ,sözleşmeye aykırılık sebebiyle 33.000,-TL tutarındaki zararın tazmini istendiği, ihtarname içeriğinde ;sözkonusu ihtarnameye konu edilen "ilk dönemimize ait yaşanan,haksız olduğunu düşündüğümüz farklı servis,internet sözleşme bitimi bildirmeme gibi sebeplerle tarafımızdan tahsil ettiğiniz tüm faturaların incelenmesises kayıtlarının temini ki bununla ilgili takribi tarafımızın uğradığı zararın 4.000,5000 TL olduğu fikrindeyiz.Bu son dönemlerde araçlarımızın takip edilememesi sebepli müşteri memnuniyetsizlikleri ,randevu gecikmeleri ,personelin yanlış yerlere yönlendirilmesi ,personelin mesai saatlerinden kaçması ve iş harici

araçları kullanması gibi sorunlar sebebiyle genel mazot giderlerimizdeki faturalardan da anlaşılması ile bu 3-3,5 aylık periyotta takribi uğradığımız zararın aylık ortalama 5.000,-TL den 15.000,- ila 18.000,-TL bir zarar oluşturduğunu tesbit ettik,Ayrıca söz verilmiş olan 6.000 TL bütçe kullanımını yapmamış olmanız ve tarafınızdan hediye edildiği söylenen telefon bedelinin faturalandırıldığı (ki bu da takribi 3.700,-TL) ayrıca yine şu an mevcut hatlarla birisini örnek verirsek 533...25 no.lu şirket sahibimizin hattının yanlışlıkla internetten iptal edilmesi ile oluşan haksız fatura tahsilatlarınızın olduğu gibi tamamının toplam bedel olarak

,bizlerin yaptığı hesap üzerinden oluşan zararımızın 33.000,-TL ye ulaştığı " şeklinde açıklanmak suretiyle ,ödenmesinin ihtar edildiği görülmektedir.Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki davacı iddiasına göre ; hesap kesim tarihinde davacıya gönderilen hatlara ait fatura tutarlarının sözleşmede belirtilen tutarlardan farklı olduğunu, davacının tüm şirket hatlarının özelliklerinin aynı olmasını istemesine rağmen tüm hatlara farklı tarifeler uyguladığını ve müvekkili şirketin mağdur edildiğini, bu durum üzerine müvekkili şirketin cezai ödemeleri yaparak farklı bir operatöre geçiş yaptığını, ancak davalı şirketin,

müvekkili şirket ile iletişime geçerek, tekrar birlikte çalışılması halinde; müvekkili şirkete faturalarda indirim yapmak suretiyle 6.000,00 TL bütçe ayırdığını ve bunun yanı sıra ... telefon da hediye ettiğini, davalı şirket ayrıca,

hatlarla ilgili daha önce yaşanan tüm problemlerin bir daha vuku bulmayacağı konusunda taahhütte bulunduğunu,bunun üzerine hatların tekrar davalı şirkete taşındığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.Bu durumda ,davacı tarafın cezai şart ödeyerek sözleşmeyi feshettiği ,hatlarını başka bir operatöre taşıdığı tarih öncesi döneme ait (ilk dönem) zararı bulunduğundan bahisle tazminat talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.Yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda ; sözleşmede bedelsiz telefon taahhüdü bulunmadığı, farklı tarife ve sözleşme bitiminin haber verilmemesi ile ilgili sorumluluk tespiti yapılmadığı,

... model telefon cihazının hediye edilmediği ve taksitle davacıya satıldığını, davacıya ... fatura indirimi başlığı altında yer alan aylık 187,50 TL tutarındaki indirim dışında bir indirimin vaat edilmediğini, özellikle fatura tutarının kullanım dağılımında % 90'dan fazlasının GPRS kullanımı olduğu dikkate alındığında, davalının sözleşmede belirlenen hatlar dışındaki hatlara internet kullanım imkanı tanımadığını,

dolayısıyla davacının fatura tutarının artmasına yol açmadığı görüşü bildirilmiş olup,incelenen sözleşme ve taahhütname içeriği ile bilirkişi görüşlerinin uyumlu olduğu anlaşılmıştır.Sözleşme ve taahhütname içeriğine göre ,dökümü yapılan ses kayıtlarının soyut beyanlar içerdiği ,bu sebeple delil niteliği bulunmadığı değerlendirilmiştir.Böylece ,mahkemece verilen kararda meddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/320, K. 2025/3254, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/320
Karar No
2025/3254
Tarih
17 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/321 K.2025/849
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/1152
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/809
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/893
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/1153
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/836

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.