KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/403
- Karar no
- 2026/387
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 15/07/2025
- Numarası
- 2025/575 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 12/02/2026
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı şirket olan ....
Şti. arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak dava dışı şirketin elektrik kullandığını,davalının ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin müvekkili şirket nezdinde yer alan hiçbir tüketim faturasını ödememesi, daha önce konkordato talep etmesi ve fakat konkordato taleplerinin reddedilmesi, aynı zamanda dava dışı şirketin iflasına karar verilmesi, borçlarını ödemekten imtina etmesi, düzenli olarak alacaklılardan mal kaçırma gayesi ile hareket etmesi,
dava sonuçlanana dek müvekkili şirketin alacağına kavuşmasının imkansız hale gelme ihtimali bulunduğundan davalının banka hesapları, taşınır ve taşınmazları üzerinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkeme,tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davanın yaklaşık da olsa ispatı yargılama gerektirdiğinden ve İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği gerekçesi ile; "1-)Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-)İşbu ara kararın taraflara tebliğine" dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere 15/07/2025 tarihinde karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davada ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu,dava dışı şirket olan ....
Şti. ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak dava dışı şirket elektrik kullandığını,davalı ... ise dava dışı şirketi münferiden temsile yetkili kişi olup müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu,davalı şirket elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen .../07/2024 tarihli ...
Fatura numaralı 169.620,31 -TL bedelli .../07/2024 son ödeme tarihli, ../05/2024 tarihli ... numaralı 222.379,63-TL bedelli 10/05/2025 son ödeme tarihli ve 02/06/2024 tarihli ........ numaralı 312.542,89 TL bedelli 07.06.2024 son ödeme tarihli faturalarını ödemediğini,kaldı ki, davalı tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediğini,mevzuata göre gönderilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek,
ticari defterlere işlenilmesi de malın teslim edildiğine karine sayıldığını,alacağın muaccel olduğunu ve dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme ve elektrik tüketim faturaları, ... (...A.Ş.) Platformunda yer alan davalı şirketin tüketim verileri ile eşleşmekte ve davalı şirketin borcunun sabit olduğun görüldüğünü,telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, teminatsız ve duruşmasız olarak davalının banka hesapları, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar vermesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, itirazın iptaline yönelik davada ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Davada dava dışı şirkete ait elektrik aboneliğinde ödenmemiş fatura alacağı şirket yetkilisinden talep edilerek yine şirket yetkilisi hakkında ihtiyati haciz istenilmiştir.
Dava dışı şirket borçlarından şirket ortakları ve yetkilisi şahsi olarak (kamu borçları hariç) sorumlu değildir.
Bu nedenle davada İİK 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/403, K. 2026/387, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama