İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2025/5611 K.2025/3660

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

Esas2025/5611Karar2025/3660Tarih10 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Aralık 2025
Dosya no
2025/5611
Karar no
2025/3660
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/09/2025
Numarası
2025/666 Esas Sayılı Ara Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali - İhtiyati Haciz
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dilekçesinde. Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında uzun dönem oto kiralama sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, davalı tarafın müvekkili ile ticari ilişki neticesinde 155.137,46 TL bakiye alacağının mevcut olduğundan davalı hakkında bu alacak için yapılan icra takibi İstanbul 25. İcra Dairesi’nin...

Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalı borçlunun malları üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasını talep ve dava etmiştir.Mahkeme 19.09.2025 tarihli ara kararı ile, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Davalı vekili ara karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle;

yaklaşık ispat koşulunun varlığına rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, İİK’nın 257. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, “rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi” yeterli olup yaklaşık ispat, doktrinde ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında, “hakimin iddianın doğruluğuna kuvvetle ihtimal vermesi, ancak aksinin de tamamen imkansız olmadığını göz ardı etmemesi” olarak tanımlandığını, somut olayda müvekkili tarafından; taraflar arasında imzalanmış uzun dönem araç kiralama sözleşmesi,

araç teslim tutanağı, kiralamaya ilişkin faturalar, cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlarının dosyaya sunulduğu, bu belgelerin, müvekkilinin davalıdan olan alacağını “yaklaşık ispat” seviyesinde fazlasıyla ortaya koyduğunu,. mahkemece, “henüz yargılamanın başında olunması ve delillerin toplanmadığı” gerekçesiyle talebin reddi, yaklaşık ispat kavramını tam ispat derecesine dönüştürdüğü ve ihtiyati haciz kurumunun fonksiyonunu ortadan kaldırdığı, oysa ihtiyati haczin amacının, esas yargılama yapılmadan önce alacaklının alacağını güvence altına almak olduğunu; tam ispat aranması,

bu korumayı anlamsız hale getireceğini, mahkemenin “yargılamaya muhtaçlık” gerekçesi İİ nunK 257’ye ve tedbir kurumunun ruhuna aykırı olduğunu, kararda “uyuşmazlık yargılamaya muhtaçtır” diyerek ihtiyati haczin reddedildiğini, ancak İİK 257’de öngörülen koruma, tam da yargılamaya muhtaç olan durumlar için düzenlendiğini, zira alacaklının yargılamayı beklemesi halinde alacağını tahsil edememe riski doğabileceğinden kanun, mahkemeye “yaklaşık kanaat” yeterli olduğunda bile geçici koruma kararı verebilme yetkisi tanıdığını, ihtiyati haciz talebi bakımından alacağın yargılama sonunda sabit olup olmayacağı hususu esas davanın konusu olduğunu,

mahkemenin bu aşamada alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlayan belgeler karşısında tedbir kararı vermesi gerektiğini, alacağın likit, muaccel ve belirli nitelikte olduğunu, müvekkil ile davalı arasındaki araç kiralama sözleşmelerinde kira bedelleri ve ödeme vadelerinin açıkça belirlendiğini, bu bedeller doğrultusunda borçlu tarafından ödemelerin gerçekleştirilmediğini, dolayısıyla davalının borcunun hem muaccel, hem de miktar itibarıyla belirli hale geldiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, ve İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz şartlarının tamamlandığını, davalı şirketin,

müvekkili tarafından yapılan icra takibine haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, alacaklının hakkını geciktirdiğini, davalının uzun süredir kira borçlarını ödemediğini, ekonomik olarak da zor durumda bulunduğunu, icra takibine itiraz eden borçlunun, malvarlığını devretme veya kaçırma eğiliminde olduğunda, alacaklının korunması için ihtiyati haciz kararı verilmesi zorunlu olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddinin, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmadığını, kararda genel olarak “yaklaşık ispat oluşmadı” demekle yetinildiği;

hangi delilin neden yetersiz görüldüğünü, hangi gerekçeyle kanaat oluşturamadığını açıklamadığını, kararın hem usul yönünden, hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunun sabit olduğunu, dava dilekçe ekinde yer alan araç kira sözleşmesi ve cari hesap ekstresi ile müvekkilinin alacağının yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalı taraf ödemediği araç kira faturalarına da zaten ilgili dönemde itiraz etmediğini ve ticari defter ve kayıtlarına işlediğini, araç kira sözleşmelerinden kaynaklı alacaklara ilişkin ihtiyati haciz kararları verilmekte olup, buna dair örnek ihtiyati haciz kararını da dava dilekçesi ekinde yer aldığını,

müvekkil şirket ile davalı şirket arasında uzun dönem oto kiralama sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, davalının müvekkili ile ticari ilişki neticesinde 155.137,46 TL bakiye alacak doğduğunu, davalı taraf müvekkilden uzun dönem araç kiraladığı ancak araç kira bedellerinden kaynaklı bu borcunu ödemediğinden dolayı, müvekkil tarafından İstanbul 25. İcra Dairesi’nin...

Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olup borçlu tarafça borca ve ferilerine itiraz edildiği, davalı borçlu, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini müvekkilinin alacağının, davalı şirketin imzasını taşıyan araç kira sözleşmesi, cari hesap ekstresi, ticari defter kayıtları, fatura ve belgelerle sabit olduğunu, müvekkilinin alacağı likit ve muaccel olduğundan, İİK m. 257 ve devamı uyarınca davalı borçlunun malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, kira borcunun ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu,

uzun süreli araç kira sözleşmesinde bir alacağın bulunduğuna dair araç kira sözleşmesinin ibraz edildiği, karşı tarafın araç kiracısı olduğu, araç kiracısı ilişkisine dair ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmakla ihtiyati haciz kararı sebebiyle gerekli teminat bedelini depo etmeye de hazır olduklarını, borçlunun hali hazırda mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu, ekonomik olarak zor durumda olduğundan araç kira bedellerini de ödemediğini, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamamış ve anlaşamama son tutanak tanzim edildiği ve davayı açma zorunluluğu bulunduğunu,

red kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava. Araç kira sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkin davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi talebidir.İstinafa konu edilen talep, derdest dosyada ihtiyati haciz verilmesi talebinin reddine yönelik ara karar ilişkindir.İİK 257 maddesinde;

rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.

İİK 258 maddesinde ise "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici şekilde el konulması olarak tanımlanabilir.

İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Vadesi henüz gelmemiş alacaklar için ancak 1) Borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa.

2) Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edilebilir.

Bu istisnai haller dışında vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz talep edilemez.Talep edilen alacağın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; kira sözleşmesinin varlığı tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli değildir.

Borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren herhangi bir delil de ibraz edilemediği, davacının talebinin temelinde araç kira sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak talebi olduğu, bakiye kira alacağının mevcut olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir hata bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesinin 19.09.2025 tarihli ara kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesinin 19.09.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcının peşin olarak alındığı anlaşılmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2025/5611, K. 2025/3660, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5611
Karar No
2025/3660
Tarih
10 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/5629 K.2025/3170
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/5819 K.2025/3219
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2025/5858 K.2025/4088
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi E.2025/6114 K.2025/4824
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2025/6326 K.2025/3937
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/6384 K.2025/540

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.