KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/23
- Karar no
- 2024/1206
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2019
- Numarası
- 2018/238 2019/117
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, alacak talebine ilişkindir. Tüketici Mahkemesince, uyuşmazlığın ticari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın tüketici kredisinden kaynaklandığı davalı şirketin kefil olduğu davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(l) maddesinde de, tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı banka ile ... arasında akdedilen tüketici kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirketin kefil sıfatı ile sorumlu olduğu, davanın İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2009/529 Esasında kayıtlı iken bozma üzerine davalı kefil şirket yönünden tefrik edilerek tüketici mahkemesince görevsizlik kararı verildiği davacı ile asıl borçlu ... arasında tüketici kredi sözleşmesi bulunduğu ve asıl talebin tüketici sözleşme ilişkisinden kaynakladığı davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının birlikte tartışılmasının gerektiği,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da davalı kefil şirketin sorumluluğunun diğer davalılar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğine vurgu yapıldığı anlaşılmakla davanın Tüketici Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/23, K. 2024/1206, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama