KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/2658
- Karar no
- 2025/1483
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2024
- Numarası
- 2024/382 2024/438
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R
Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...TTK 4. Maddesine göre TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklı davalar mutlak ticari davadır. Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki ile şirketin malvarlığının devrine ilişkin düzenlemeler TTK'da yer aldığından bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır...." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...
Davacı şirketin yetkilisinin dava konusu taşınmazı davalılara düşük bedelle davacı şirketi zarara uğratmak kastı ile tapuda devir ve temlik ettiği, yapılan devrin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı TBK m.19 gereği davalı 3.şahıslara yapılan devir ve temlikinin muvazaa nedeniyle iptali ile dava konusu taşınmazın tapuda davacı şirket adına tesciline karar verilmesi istemine dayalı iş bu dava davacı şirketin yöneticisi ve ortaklar arasında açılmış bir sorumluluk davası niteliğinde olmadığı, davalıların 3.şahıs olduğu,
davalıların tacir olmadığı gibi uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının TBK'da düzenlenmesi sebebiyle davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı ve TTK'nın özel nitelikteki mahkememizin görevine girdiği konusunda düzenleme içermediği ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Somut olayda, davacı şirkete ait olan dava konusu taşınmazın, şirket temsilcisi tarafından, gerek şirket ve gerekse çoğunluk pay sahibi olan dava dışı Vahidi zarar uğratmak kastıyla usulsüz işlemlerle muvazaalı olarak davalı ...'e ve ondan da diğer davalı tarafa yine muvazaalı bir şekilde devredildiğinden bahisle taşınmazın şirket mal varlığına döndürülmesi talep edilmektedir Bu haliyle, davanın hukuki sebebini TBK 19 maddesi oluşturmakta ve bu nedenle, davanın, asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı düşünülebilir ise de, muvazaa iddiası yanında bu devir işleminin usulsüz işlemlerle gerçekleştirilip,
şirketi zarara uğratmak amacıyla yapıldığı da ileri sürülmektedir. Davacı tarafın dava konusu taşınmazın devir işlemini de içeren usulsüz işlemlere dair delil olarak dayandığı ceza dosyasında, dava dışı şirket temsilcisinin şirket işlerinden dolayı özel evrakta sahtekarlık suçundan ceza aldığı görülmektedir.
Bu durumda, muvazaaya dayalı geçersizlik iddiası yanında ilk yapılan devir işleminin, şirket ve çoğunluk pay sahibini zarara uğratmak kastıyla usulsüz bir şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, giderek geçersiz olup olmadığı hususu, anomim şirketlere ilişkin yönetim ve temsile dair TTK 365 vd. maddeleri ve sair şirketler hukukuna ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilecek oluşu nedeniyle, birden fazla hukuki sebebe dayalı uyuşmazlığın, TTK 4. maddesi uyarınca her iki davalı bakımından özel görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/2658, K. 2025/1483, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama