KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/3202
- Karar no
- 2025/1732
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/12/2023
- Numarası
- 2023/606 2023/964
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul 12. Tüketici Mahkemesi ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R
İstanbul 12. Tüketici Mahkemesince, "...bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasada düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiği, dava dilekçesinde davacının taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığınının belirtildiği, davacının 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici sıfatını taşımadığı..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...gerek mahkemece davalı ...'in sözleşme adresinde işyeri olmadığının tespitine dair başkaca araştırma yapılmadığı ve abonelik türünün ticarethane grubuna ait olmadığı, gerekse mahkemenin kısa kararı ile uyumlu olmayacak şekilde gerekçede genel mahkemelerin görevli olacağının belirtilmesine karşın asliye hukuk mahkemesine değil asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verildiği.." gerekçesiyle karşı görevsizlik yönünde karar vermiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;...
2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 176. maddesinde, birinci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları ve 178. maddesine göre de, birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanların ikinci sınıf tacir sayılacağı ve ikinci sınıf tacirlerin ticari işletme hesabına göre defter tutacakları düzenlemiştir.
Somut olayda; davacı ..., davalı ile aralarındaki 30.05.2016 başlangıç- 04.01.2017 fesih tarihli abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen su tüketim bedelinin ödetilmesi(itirazın iptali) talebinde bulunmuş olup; davaya konu aboneliğin iş yerine ilişkin olduğu, dolayısıyla davalının tüketici konumunda bulunmadığı; davalının tacir olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bulunan bilgilerle sınırlı olarak yapılan değerlendirmede ise, aboneliğe konu iş yerinin ayakkabı atolyesi olduğu,
davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ticaret ünvanında ayakkabı yazılı (15.07.2016 tarihinde mükellefiyet tesis eden) şirketin yetkili temsilcisi olduğu nazara alındığında, aboneliği konu iş yerinin kural olarak ticari işletme mahiyetinde olduğu anlaşılmakla tacirler arasındaki davaya bakmak görevi ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/3202, K. 2025/1732, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama