KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/682
- Karar no
- 2024/841
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2018/413
- Davanın konusu
- Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı Tasfiye Halinde ... Konut Yapı Koopera davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı Tasfiye Halinde ... Konut Yapı Koopera davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı Tasfiye Halinde ...
Konut Yapı Koopera davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; davanın 25/01/2024 tarihli duruşmasında kök ve ek raporların incelenmesi neticesinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, ara kararın yargılama sonunda açıklanması gereken bir kanaat niteliğinde olduğundan ve mezkur ara karar ile dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları dışında farklı bir hususun araştırılması istendiğinden reddi hakim talebinde bulunduklarını,
dava dışı ... tarafından yapılan toplam 94.657,75 TL tutarındaki ödemenin davacının kooperatif üyeliğine ilişkin olup olmadığı hususunun uyuşmazlığın temelini oluşturduğunu, mahkemenin ara kararında mahkeme hakimi tarafından bu ödemelerin davacının üyeliğine münhasır olduğuna dair kanaat açıklamasında bulunmasının ihsası rey niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle hakimin reddi taleplerinin kabulü ile bilirkişi görevlendirmesine yönelik tesis edilen ara kararın verilmemiş sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından dava dışı kişi tarafından yapılan ödemenin davacının üyeliğine münhasır olduğu yönündeki asra kararın ihsası rey niteliğinde olduğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup, beyan edilen hususların hakimi tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği,
dosya içeriğinde alınan ara karar içeriğinin ihsası rey niteliğinde bir beyan olmadığı yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/682, K. 2024/841, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama