İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/3599 K.2024/3409

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

Esas2022/3599Karar2024/3409Tarih2 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.095 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Ekim 2024
Dosya no
2022/3599
Karar no
2024/3409
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/05/2022
Numarası
2017/524 Esas - 2022/449 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
02/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.095 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde. Davacı ....Şirketi .... arasında yapılan anlaşma gereği, toplam alım satım şeklinde ticari ilişkileri bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı davranışları sebebiyle sona erdiği, davacı şirketin, davalıya sipariş avansı olarak verdiği ....

Şubesine ait 15.09.2012 tarih ve ... çek seri numaralı 25.000 TL çek tutarının konusuz kamasına rağmen davalı çalışanı tarafından 25.09.2012 tarihinde arkasının yazdırıldığı, akabinde 02.10.2012 tarihinde davalı tarafından .... sayılı dosyasından icra takibine konulduğu, yine davacı şirketin davalıya sipariş avansı olarak verdiği ...Şubesine ait 29.09.2012 tarih ve ... çek seri numaralı 25.000 TL çek tutarının konusuz kamasına rağmen davalı çalışanı tarafından 01.10.2012 tarihinde arkasının yazdırıldığı, akabinde 02.10.2012 tarihinde davalı tarafından ... sayılı dosyasından icra takibine konulduğu, Kadıköy ...

Noterliğinin 01.10.2012 tarih ve ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile davalıda bulunan çek,senet ve teminat mektuplarının iadesinin talep edildiği, davalının anılan icra takiplerinde davalı şirketin dört adet aracına haciz ve muhafaza işlemi uyguladığı, şirketin demirbaşları ve ticari mallarına haciz konulmak suretiyle ticari mallarının satışının engellendiği, haciz ve trafikten men edilen araçların ...

Bankasına rehinli olduğundan ve davalı tarafça teminat mektubu paraya çevrildiğinden, ... Bankası tarafından davacı şirketin tüm kredi hesaplarının kat edildiğini, araçların...

Bankası tarafından açılan ....Esas sayılı dosyasından paraya çevrildiğini, davalı tarafça teminat mektubu paraya çevrilmese idi ...Bankası tarafından davacı şirkete ait kredi hesaplarının kat edilmeyeceğini, müvekkili tarafından gününde ödeneceğini, banka tarafından tüm hesaplar kat edilip borçların tamamının istenmesi üzerine müvekkilinin mali zorluğa düştüğünü, borçlarını tek seferde ödeyemediğini, banka tarafından araçların değerinin çok altında satıldığını, otopark ücretlerinin de satış parasından ödendiğini, davalı tarafça 01.11.2012 tarihinde paraya çevrilen ...

Bankası ...

Şubesine ait 02.11.2011 tarih, 2701 sayı ve 60.000-TL tutarlı teminat mektubunun bedelinin iadesi için davacı şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 2.ATM'sinin 2014/1047 Esasında açılan davada, teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiğinin tespit edilerek bedelinin iadesine karar verildiğini, çeklerin takibe konulduğu ve teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihlerde davacı şirketin davalıya borcunun bulunmadığı gibi davalıdan alacaklı olduğunu, davacı alacağı için ....sayılı dosyasından 201.240,51-TL üzerinden takip yapıldığı,

davalının itirazı üzerine İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1249 Esasında 50.771,20 TL miktar yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, Mahkemece alınan raporla davacının davalıdan olan alacağının 146.071,20-TL olarak belirlenmesi üzerine davanın talep edilen tutar üzerinden kabulüne karar verildiği,

mahkeme kararı ile davalı tarafça haciz ve paraya çevirme işlemlerinin yapıldığı tarihlerde davacının davalıya borçlu değil alacaklı olduğunun ortaya çıktığını, davalının eylemlerinin davacı şirket ticari olarak bitirmeye yönelik olduğunu, davacı şirketin 01.11.2012 tarihinden sonra uğradığı zararlarının tazmini için İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, bu davanın açıldığı tarihten sonrada müvekkili davacı şirketin uğradığı zararların devam ettiğini, zarar giderilmediğinden müvekkilinin çek karnesi alamadığını, bankalardan kredi kullanamadığını,

davalının eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olduğunu, davacı şirketin 31.10.2014 tarihinden sonra uğramış olduğu kar kaybının hesaplanarak davalıdan tazminini talep ettiklerini, davacı şirket ortakları ... ve ... için bu süreçte duydukları acı ve üzüntü sebebiyle manevi tazminat talep ettiklerini belirterek davacı şirketin uğramış olduğu zararlar için şimdilik 5.000,00 TL'nin 01.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline,

davacı şirket ortaklarının uğramış olduğu manevi zararların tazmini için her bir ortak için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiş olup ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 151.155,55 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Davacıların talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın bu sebeple reddini talep ettiğini, davacı şirketin aynı iddiaya dayalı olarak müvekkili şirkete karşı maddi tazminat talebi ile 03/11/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas sayıl dosyası ile dava açıldığını ve hala derdest olduğunu, davacılar ... ve ...'in davada davacı sıfatlarının bulunmadığını, iki tüzel kişilik arasında tamamen ticari ilişkiye dayalı olarak ortaya çıkan hukuki anlaşmazlık sebebiyle hissedarların manevi zarar uğradıkları gerekçesiyle dava açamayacaklarını,

manevi tazminat talep eden ortakların şahsına yönelik bir eylem bulunmadığını, bu sebeple manevi tazminat talep haklarının bulunmadığını, davada taraf sıfatlarının olmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, maddi tazminat unsurlarının oluşmadığını, davacı şirketin zararlarının tazmini için bir dava açtığını, zararının devam ettiğini iddia ederek bu davayı açtığını, davacı şirketin tüm faaliyet zararını ilelebet davalının karşılamasını beklediğini, basiretli bir tacirin ticari işletmesinin devamını sağlamak için gerekli tedbirleri alması gerektiğini, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın 2012 yılında başladığını,

davacılara 705.994,27 TL ödeme yapıldığını, davacıların aldıkları bu ödemelere rağmen zararlarının devam ettiği iddiasıyla halen talepte bulunduklarını, davacıların açtığı ve halen devam etmekte olan başkaca davalarda bulunduğunu, bunların aynı hukuki ihtilafa dayandığını, davacıların 2012 yılından sonra hiç bir ticari faaliyette bulunmaksızın müvekkilinden elde ettiği ödemelerle hayatlarını idame ettirdiklerini, ticari faaliyetlerini devam ettirmemelerinin kendi kusurlarında ileri geldiğini, iddia olunan haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını,

aksi düşünülse dahi davacılara yapılan ödemeler ile illiyet bağının kesildiğini, unsurları bulunmayan maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı,toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde.

Davacı şirket haksız haciz ve muhafaza işlemi yapılması ve teminat mektubunun paraya çevrilmesi sebebiyle 31.10.2014 tarihinden sonra uğranıldığı belirtilen kar kaybına yönelik olarak maddi tazminat isteminde bulunmaktadır.

Taraflar arasında toptan alım satım şeklinde ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin borçlarının teminatı olmak üzere ...Şti. ne ...Bankası ...Şubesinin 02 11 2011 tarihli 2701 saydı 60,000,00TL miktarlı teminat mektubunu vermiş, söz konusu teminat mektubu 01 11.2012 tarihinde davalı tarafından paraya çevrilmiştir.

Davacı tarafça teminat mektubunun iadesi için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1047 Esas sayılı dosyasında dava açılmış ve Mahkemece yapılan yargılama sonrasında teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği tespit olunarak, bedelinin iadesine karar verilmiştir. Davacı 25.09.2012 tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu miktar için, davalı aleyhine 25.092012 tarihinde Kartal ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile 201.240,51TL asıl alacak üzerinden, ilamsız icra takibini başlatmış, davalı borçlunun itirazı sonucunda icra takibi durmuş, davacı şirket tarafından 17.10 2012 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1249 Esas sayılı dosyası üzerinden, 50.771,20TL asıl alacak üzerinden icra takibinin kaldırılması talebi ile itirazın iptali davası açılmış olduğu, Mahkemece yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 25 09.2012 tarihi itibariyle 146 071,20TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmesi üzerine davanın kabulü ile,

icra takibine yapılan itirazın taleple bağlı olarak 50.771,20TL asıl alacak üzerinden kaldırılmasına ve takibin miktar üzerinden devamına, karar verilmiştir.

Davacı 01.11.2012 tarihinden itibaren uğramış olduğu zararın tespiti ve tazmini için İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas sayılı dosyası ile dava açmış, bu Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davalının eylemlerinin haksız fiil olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile 173 484,33TL nin haksız fiil tarihi olan 01.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı şirket mahkememizde açılan iş bu dava ile, 31 10.2014 tarihinden sonra uğramış olduğu kar kaybının tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının 31.10.2014 tarihinden dava tarihine kadar gerçekleşen ticari kar kaybı 151.155,55TL olarak hesaplanmıştır. Davacı, huzurdaki dava ile, 31 12.2014 tarihinden dava tarihine kadar olan zararının tazminini talep etmektedir.

Davacının, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas, 2017/970 Karar sayılı kesinleşen kararı ile sabit olan maruz kaldığı haksız fiilden dolayı tazminat talep edebilmesi için, 31.12 2014 tarihinden sonra da daha önce maruz kaldığı haksız fiil eyleminden dolayı zararın devam ettiğinin ve bu zarar ile davalının haksız eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

Davacı zararın giderilmemesi sebebiyle, halen bankalardan çek karnesi alamadığı, kredi kullanamadığını ileri sürmektedir. Ancak bu hususta somut bir delil getirilmemiş olup davacının, davalının haksız eylemleri neticesinde uğradığı zararları İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu mahkeme kararı gereğince ödeme yapılmakla davacının zararı giderilmiş olup anılan ödemeler dolayısıyla haksız eylem ile oluştuğu iddia olunan zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiştir. Aksi yorumda davacının arka arkaya açtığı davalar ile zarar sonradan oluşacağından zamanaşımı defii ile karşılaşmaksızın iddia ettiği zararını davalıdan talep etmeye devam edecektir.

Belirtilen sebeplerle 31.12.2014 tarihinden sonra da zararın devam ettiği ispatlamadığından ve bir kere ödeme yapılara davacı zararı karşılanmakla haksız eylem ile zarar arasında illiyet bağının kesildiği, maddi tazminat isteminin unsurlarının bulunmadığı, aksinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleri ile davacı şirketin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davası mirasçıları tarafından takipsiz bırakılmakla bu davacının açtığı manevi tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasına gelinecek olunursa. TBK 58.maddesinde. Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Davacı dava dilekçesi ile, zararın haksız haciz ve muhafaza işlemlerinden kaynaklandığını ileri sürmekte ve TBK 49. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Manevi tazminat yönünden TBK 58, (eski BK’nın 49) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, kusurlu olması gerekmektedir.

Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eder ve BK'nın 49'ncu maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranış olur. Ancak somut olayda manevi tazminatı ticari itibarının sarsıldığını ve zarar gördüğünü iddia eden davacı şirket bir talepte bulunabilecektir., söz konusu haksız eylem davacı şirket şahsında sonuç doğurmakta, davacı şirketin ticari itibarı ve kişilik hakları zedelenmektedir.

Somut olayda şirket ortaklarının şahsına yönelik bir eylem söz konusu degildir. Bu sebeple davacı şirketin ticari itibarının sarsıldığı ve kişilik haklarının çiğnendiği gerekçesiyle şirket ortağının manevi tazminat talep etmesi mümkün bulunmamakta. Davacı şirketin açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE, Davacı ...'in açtığı davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE, ..." karar verilmiştir.

Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar ... ve .... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde.

Hukuksuz gerekçe ile hüküm kurulduğunu, hukukumuzda mücbir sebep ile zarar görenin ağır kusurlu olması dışında illiyet bağını kesen bir sebep bulunmadığını,eldeki davada haksız fiil koşullarının oluştuğunu, Müvekkili ... adına da manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız haciz hukuki sebebine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde.

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre.

Davacının, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 Esas, 2017/970 Karar sayılı ilamı ile davacı şirketin 01.10.2012-31.10.2014 tarihleri arasındaki faaliyet kâr kaybı ve ticari zararı olan 173.484,33 TL'nin haksız fiil tarihi olan 01/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, iş bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun dışında davacı şirketin bu tarihten sonra da kar kaybına uğradığı iddiasını ispat edemediği,

alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 17/12/2018 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman heyet raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davacılardan ...'in ise yalnızca şirket ortağı olduğu, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirkete karşı vuku bulacak haksız fiillerden ötürü bizzat manevi tazminat isteme hakkının bulunmadığı, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar ... ve ...Şti. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/524 Esas 2022/449 Karar sayılı 17/05/2022 günlü kararına yönelik davacı ... ve Sistem ....

Şti. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacılar ... ve ....

Şti. 'nden müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacılar tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3599, K. 2024/3409, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3599
Karar No
2024/3409
Tarih
2 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1 K.2024/541
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1 K.2024/631
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/739
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/859
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/593
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/3 K.2024/665

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.