KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/675
- Karar no
- 2024/4730
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2022
- Numarası
- 2018/530 Esas - 2022/958 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
1.657 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkil şirket nezdinde ... no'lu makine kırılması poliçesi ile sigortalı bulunan ... Kiralama'ya ait ... vincin, 28.07.2016 tarihinde, davalı ...
A.Ş'nin maliki ve işleteni konumunda bulunduğu...plakalı beton pompasına ait boruların, ... vinç dönüş süpürme alanına dek kaldırıldıktan sonra, beton pompa operatörü ... tarafından hatalı şekilde açık bırakılarak aracın terk edilmiş olduğu esnada meydana gelen çarpışma sonucu hasarlanmış bulunduğu, söz konusu maddi hasarlı kaza sonrasında, kazanın meydana geldiği inşaat şantiye alanında çalışan görevliler tarafından tutanak tanzim edildiği, olay sonrası bağımsız ve alanında uzman eksper tarafından 30.07.2016 tarihli ekspertiz raporu hazırlandığı,
tespit edilmiş 103.131 TL tutarındaki hasar tazminatının 10.10.2016 tarihinde sigortalıya ödendiği, meydana gelen kazanın beton dökme pompası operatörünün kusurundan kaynaklanmış olduğu, dava konusu alacaklara ilişkin ... markasını kullanmakta olan ...
A.Ş. hakkında .... no.'lu icra takip dosyası aracılığı ile icra takibine başlandığı, ancak takibe itiraz edildiği, bunun üzerine beton pompasının maliki konumundaki şirket hakkında ... sayılı dosya aracılığı ile, aynı alacağa ilişkin olarak yürütülmekte bulunan .... no.'lu icra takip dosyası ile icra takibine başlandığı ancak takibe itiraz edildiği belirtilmiş olup, davanın kabulü ile .... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Dosyada bulunan ....
Şti. tarafından hazırlanan ekspertiz raporunu kabul etmedikleri, raporun tamamen hatalı ve eksik bilgi ile hazırlandığı, ... vinç operatörünün vinç ile güvenli şekilde çalışılmasının sağlanması için dikkat edilmesi gerekli hususların olduğu, kullanıcının çalışmaya başlamadan önce vincin emniyet tertibatlarını kontrol etmesi gerektiği, operatörün rüzgarlı havalarda gerekli emniyet tedbirlerini alması gerektiği, çalışma sonunda kaldırma kancasının en üst noktaya çekilerek kanca arabasının operatör kabinine en yakın noktaya alınması,
vincin ray üzerindeki park noktasına alınması ve bomun kilitlenmemesi gerektiği, mevcut olayda vinç operatörünün vinç halatlarını ve kancasını toplamadığı, vinç operatörünün vinçten inmeden önce yapacağı ilk işin kaldırma kancasını yukarı pozisyona alması ve halatları toplayarak şaryoyu operatör kabinine yakın pozisyonda bırakmadığı, çalışanlar yemekte iken inşaat sahasında esen rüzgar sebebi ile vincin döndüğü, bomda bulunan ve yeterli şekilde toplanmayan gevşek haldeki halatın beton pompasına takıldığı, tek taraflı hazırlanan ekspertiz raporunu kabul etmedikleri, vinçte oluştuğu iddia edilen hasarlar ile yapılan masrafın uyumlu olmadığı,
vincin hasar görmeyen parçalarının işlev görmeye devam etmesine rağmen parça değişimi yapılarak hasar bedelinin yükselmesine sebep olunduğu, kazanın oluşumunda tamamen vinç operatörünün kusurlu olduğu, oluşan kazayı yaptığı iddia edilen müvekkil firma çalışanı ...'ın kendini savunması ve beyanlarını ileri sürmesi için davanın kendisine ihbar edilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, itfaiye raporu, yangın abonman sigorta poliçesi, sigorta poliçeleri, ödeme ve ibra belgeleri ile tüm dosya kapsamına nazaran. Davaya konu 28.07.2016 tarihinde, ...'ya ait ... vincin, davalı ....
A.Ş'nin maliki ve işleteni konumunda bulunduğu ... plakalı beton pompasına ait boruların, ... vinç dönüş süpürme alanına dek kaldırıldıktan sonra, beton pompa operatörü .... tarafından hatalı şekilde açık bırakılarak aracın terk edilmiş olduğu esnada meydana gelen çarpışma sonucu hasarın meydana geldiği, hasar sonucu sigorta şirketince ... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu dosyaya sunulan ödeme dekontlarına göre davacı ...A.Ş. davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 103.131,00-TL tazminatı ödediği,
hasarın meydana gelmesinde beton pompası operatörünün vincin çalışma alanında kalan beton pompasının bomuna vincin çarpabileceğini, şantiyede yapılan diğer çalışmalara pompanın açık bırakılan bomlarının engel olacağını ön görerek tedbirli davranması gerektiği halde, tedbirsiz davranarak pompanın bomlarını açık bıraktığından, beton pompasını emniyetsiz bir şekilde terk ettiğinden dolayı meydana gelen kazada %30 oranında kusurlu olduğunun dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun teknik incelemeler bölümünde tespit edildiği,
bu haliyle dava konusu hasar nedeniyle davacı ... nezdinde TTK’nun 1472.maddesi ve TBK m. 183 maddesi gereğince temlik aldığından Halefiyet şartlarının oluştuğu, davalı tarafın sorumluluğunda bulunan alacak için davalıya rücu hakkına sahip olduğu, bu haliyle ödediği tazminatı rücuen talep etme hakkı olacağı anlaşılmakla.
Davanın KISMEN KABULÜ ile 30.939,30 TL asıl alacak, 4.424,07 TL faiz yönünden . ..sayılı takibe vaki itirazın iptaline takibin bu miktarlar yönünden devamına, takip tarihinden itibaren avans faiz oranı uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, AAÜT gereğince hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 13.131,99 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Kusur oranını kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22.17 maddesi "eksper tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğinde" olduğundan sayın mahkemeye ibraz edilen eksper raporunun nazara alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı vekili lehine hükmedilmiş vekalet ücreti hatalı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
Yerel mahkemenin taraf kusurlarını belirlerken hata yaptığını,somut olayda, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını,bilirkişi raporlarında hasar kalemlerinin matbu gerekçeler ile incelendiğini,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Davacının, sigorta rücu tazminatı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu,uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
davacının zararına yönelik tespitlerin rayiç değerlere göre yapıldığı, hesaplamanın yerleşik Yargıtay uygulamasında esas alınan gerçek zarar ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir.Vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf incelemesinde;"Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti,
davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindeki düzenlemeye istinaden yerel mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen reddedilmesine rağmen davalı lehine, davacı vekilinden daha yüksek vekalet ücreti takdiri hatalı olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerindedir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,1-Davanın Kısmen Kabulü ile 30.939,30 TL asıl alacak, 4.424,07 TL faiz yönünden ... sayılı takibe vaki itirazın iptaline takibin bu miktarlar yönünden devamına, takip tarihinden itibaren avans faiz oranı uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesi yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/675, K. 2024/4730, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama