KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/2145
- Karar no
- 2024/2821
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2020/248 Esas
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 17/07/2024
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Mahkememize ait 2023/531 E sayılı dava dosyasında daha önce verilen ihtiyati tedbirin haksızlığını ileri sürerek uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tazminini; ihtiyati tedbir kararıyla yatırılan teminatın depo edilmesine ve davalılara iade edilmemesine karar verilmesini talep etmiş. İlk Derece Mahkemesince; "... Yapılan incelemede.
İhtiyati tedbir kararının bağlı olduğu 2023/531 E (Eski Esas No:2019/17 E) sayılı dosyada mahkememizce verilen 27/02/2020 tarihli kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/7877 Esas, 2023/2131 Karar sayılı kararıyla bozulduğu ve mahkememizce bozma ilamına uyulduğu görülmüş olup. Bozma ilamına uyulmuş olması ve buna bağlı olarak oluşan hukuki durum göz önüne alınarak.
Teminatın depo edilmesine ve davalılara iade edilmemesine ilişkin davacı tarafın talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Yerel mahkeme’nin ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hmk’nın 392/1. maddesi hükmü gereğince haksız ihtiyati tedbirden doğan zarar sebebiyle açılan tazminat davasının kabulüne karar verilirse, uğranılan zararların öncelikle bu teminattan karşılanacağını,bozmaya uyulmasının haksız ihtiyati tedbir sebebiyle açılan davaya konu teminatın iadesini gerektirmediğini,hmk 392/2. maddesinin“asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir” hükmüne amir olduğunu, oysaki dosyanın henüz kesinleşmediğini,
yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Tazminat istemine ilişkindir. Yapılan incelemede. HMKm.
341 maddesinde, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır.
Davacı vekilinin istinaf istemi, davalılarca dosyaya yatırılan teminatın depo edilmesine ve davalılara iade edilmemesine ilişkindir. Yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere bu durumda istinafa tabi bir ara karar bulunmamaktadır. Şu durumda, ortada istinafa tabi bir ara karar olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2145, K. 2024/2821, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama