KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/318
- Karar no
- 2025/3685
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2023
- Numarası
- 2022/102 Esas - 2023/644 Karar
- Davanın konusu
- Manevi Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 13/10/2025
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Uzun yıllardır yayıncılık sektöründe faaliyet gösterdiğini; bünyesinde... isimli alt yayınevlerini barındıran köklü bir kuruluş olduğunu; davalı ile Dante-İlahi Komedya isimli eserin Türkçe’ye çevrilmesi için 16.10.2015 tarihinde sözleşme imzaladığını; davalının çeviriyi teslim etmediğini.
17.07.2020 tarihli telif hakkı devir sözleşmesinin 13. Maddesi gereğince davalının sır saklama yükümü altında olduğunu; buna rağmen davalının twitter.com websitesi üzerinden yaptığı paylaşımlarıyla kendi itibarına zarar verdiğini; davalının kullanıcı adının ... (@...) olduğunu; şirket politikaları gereğince bir eseri farklı çevirmenlere emanet ederek yayımlama politikası güttüğünü;
buna rağmen davalının çeviri kitap hakkında anasız, babasız ve serseri işi diyerek itibarsızlaştırdığını ileri sürerek ticari itibarını zedelediğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesince; "...somut olay incelendiğinde; davalının Twitter hesabından "çevirdiği ilahikomedya'yı uydurma bir çevirmen adıyla tekrar basan alfayayınları yeni bir skandalla gündemde.
Twitter ve adab-ı muaşeret kurallarını ihlal etmeyen sözcük bulmak zor.iki kitabın piyasadan çekilmesi gerekir ama yeterli olur mu bilmiyorum...” şeklinde paylaşımda bulunduğu , mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 27 Ağustos tarihli paylaşımın okurların kitap alırken tercihlerini etkileyebilecek nitelikte olup davacının ekonomik yaşamdaki ve rekabetteki konumunu etkileyebilecek nitelikte olduğundan davalının 27 Ağustos tarihli paylaşımı neticesinde davacının ticari itibarının zarar gördüğünün kabul edilebileceği tespit edilmiş olmakla hükme dayanak esas bilirkişi raporu,
dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında; paylaşımların içeriği, tarafların konumu, olay tarihi, paylaşımın sosyal medya aracılığıyla yapılmasının etkisi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde Adı geçen hesabın müvekkiline ait olup olmadığı hususunda herhangi bir teknik inceleme yapmadan karar verildiğini, kişilik haklarının ihlal edilmediğini ve somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. 27 Ağustos tarihli paylaşımda; “@...’nun çevirdiği ilahikomedya’yı uydurma bir çevirmen adıyla tekrar basan alfayayınları yeni bir skandalla gündemde.
Twitter ve adab-ı muaşeret kurallarını ihlal etmeyen sözcük bulmak zor..iki kitabın piyasadan çekilmesi gerekir ama yeterli olur mu bilmiyorum…” ifadelerinin kullanıldığı görülmektedir. Yapılan paylaşım bir bütün olarak değerlendirildiğinde kullanılan ifadelerin eleştiri niteliğinde olduğu, davacının kişilik hakları ve ticari itibarının ihlal edilmediği ve kullanılan ifadelerin düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vedien karar isabetli olmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
13/10/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/318, K. 2025/3685, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama