KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/1790
- Karar no
- 2025/2296
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/04/2025 Ara Karar
- Numarası
- 2025/308 Esas
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/06/2025
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Yangın sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek açtığı tazminat davasında davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasını ve TB'nınk 76 maddesi gereğince geçici ödemeye karar verilmesini talep etmişir.İlk Derece Mahkemesince 08/04/2025 Tarihli Ara Karar ile; "...
1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,2-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu belirterek ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz ile geçici ödeme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep.
Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat davasında ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve geçici ödeme istemine ilişkindir.Geçici ödeme 6098 sayılı HMK'nın 76. maddesinde düzenlenmiş olup HMK'nın 341. maddesi gereğince geçici ödeme talebinin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf kanun yolu kapalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Madde metninde belirtildiği üzere, İhtiyati tedbir kararı, ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir (HMK. m. 389/1).
Alacak/tazminat davalarında, davalı malları üzerine alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulabileceği ise yasada ayrıca düzenlenmiştir (İİK. m.257 vd.).Yukarıda açıklandığı üzere; davacı vekilinin uyuşmazlık konusu olmayan mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması yönündeki isteminin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygundur.
2004 Sayılı İİK 257. maddesinde; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak ispatlanması gerekmez, bir kısım delillerin mevcudu durumunda, yaklaşık ispat halinde de ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut olayda.
Mevcut aşamada yaklaşık ispatın ve İİK 257 ve devamı maddelerinde belirtilen ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediği, talebin ve kusur durumunun yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1790, K. 2025/2296, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama