KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın Mahkemesi Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi 19/12/2017 Numarası 2015/708 (E) - 2017/1071 (K)
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
- Dosya no
- 2019/1192
- Karar no
- 2020/4315
Karar Metni
1.349 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
DAVANIN KONUSU Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 03/12/2020
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, ... AŞ tarafından trafik sigortası ile teminat altına alınan maliki ..., sürücüsü ... olan ... plakalı aracın, 27/03/2014 tarihinde, sebebiyet verdiği trafik kazasında, yaya konumundaki ... vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Davacı vekili manevi tazminat talebine açıklık getirerek her bir davacı bakımından 50.000,00'şer TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde maddi tazminat davasında davanın kabulüyle, davacı anne ... için 580,00 TL tedavi gideri ile 13.726,95 TL'si desten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 14.306,95 TL.
Davacı baba ... için 580,00 TL'sı tedavi gideri ile 8.186,79 TL'si desten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 8.766,79TL maddi tazminatı davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine; manevi tazminat davasında ise davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için 20.000,00'er, davacılar ... ve ... için 10.000,00'er ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricinde kalan gerçek kişi davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından manevi tazminat miktarının az taktir edildiği ile hesaplamaya esas alınan aylık ücretin son çalıştığı işyeri kayıtlarında görünen prime esas kazanç üzerinden değil daha önceden çalıştığı işyerinde aldığı maaş tutarı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde özetle; daha önceden verilen görevsizlik nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmamasının doğru olmadığını, dosyadaki kusur raporlarına göre müteveffanın asli kusurlu olduğunu, mahkemece benimsenen kusur durumunun doğru olmadığını, manevi tazminat miktarının yüksek takdir edildiğini, müteveffa ile aynı şehirde dahi yaşamayan yeğen için takdir edilen manevi tazminatın doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davalılar vekilinin manevi tazminat miktarı haricinde kalan istinaf itirazlarının değerlendirilmesi.
Mahkemece verilen görevsizlik kararı yargı yolu bakımından görevsizliğe ilişkin bir karar değil, adli yargıya dahil bulunan mahkemeler arasında verilen bir görevsizlik kararı olması nedeniyle olayda uygulanması gereken HMK'nin 331/2'nci maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 20'nci maddesine göre de görevsizlik kararı uyuşmazlığı nihai yönden çözen kararlardan olmayıp, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini, uyuşmazlığın asıl görevli mahkemede görülmesini sağlayan kararlardandır. Nihai karar ile birlikte tarafların haklılık durumlarına göre mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla ilk derece mahkemesince davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.(HGK'nun 2017/2-3004 E. 2019/217K. sayılı kararı)Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler tahtında yapılan değerlendirmede kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiği 28.03.2017 tarihli bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur raporunda, araç sürücüsü tali, müteveffanın ise asli kusurlu oluduğu kanaatinde bulunulduğu,
İstanbul BAM 19. Ceza Dairesi’nin 2018/1068 E. - 2018/1672 K. sayılı kararıyla kesinleşen Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/309 esas sayılı dosyasında da araç sürücüsünün tali, müteveffanın ise asli kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, bu durumda mahkemece benimsenen kusur durumu ile bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları bakımından oluşa, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla davalı tarafın kusur durumuna göre hesaplanan maddi tazminatın hüküm altına alınmış olması doğrudur.BK'nın 56/2. maddesinde ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceği açıklanmıştır. Müteveffanın, yeğeni olan... için manevi tazminat takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarı haricinde kalan istinaf itirazlarının değerlendirilmesi;Hükme esas alının bilirkişi raporunda müteveffanın son çalıştığı işyerinde bildirilen primin esas kazanç ücret üzerinden hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 3-Taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesi.
Davalıların şehir içi taşımacılık faaliyetinde bulunuyor olmaları, caydırıcılık ilkesi, kusur durumu, ceza mahkemesince teşdiden karar verilmiş olması, tarafların mali ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve hak ve nesafet ilkesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede ... haricinde takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Bu yöne ilişkin davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde olup, davalılar vekilinin manevi tazminatın yüksek takdir edildiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla az yukarıda belirtilen ilkeler esas alınarak aşağıdaki şekilde manevi tazminat takdiri suretiyle karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1192, K. 2020/4315, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama