İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/2054 K.2021/738

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2019/2054Karar2021/738Tarih18 Mayıs 2021Okuma11 dk · 2.179 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2021
Dosya no
2019/2054
Karar no
2021/738
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarih
09/05/2018
Numarası
2014/1185 (E) 2018/562 (K
Davanın konu
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.179 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ait davalı ... AŞ tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın davacıların murisi ...

23/01/2013 tarihinde çarparak ölümüne neden olduğu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,000 TL manevi tazminatın davalılar ... tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya yaya geçidini kullanmayan ve ışık bulunan yerden geçmeyen maktulun neden olduğunu, talep edilen manevi tazminatın pek aşırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ...

AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin dava açılmadan önce tam ve eksiksiz olarak ödendiğinden reddi gerektiğini, faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının sübuta ermediğinden reddine, davacılar ... tarafından açılan maddi tazminat davasının ıslah talebi kapsamında kısmen kabulüne, davacı ... için 12.580,75 TL, davacı ... için 2.713,99 TL, davacı ... için 5.809,65 TL olmak üzere toplam 21.104,39 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacılara verilmesine, hükmedilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt (ödeme) tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

fazlaya ilişkin ıslah talebinin reddine, davacılar tarafından davalılar ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunun manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;

hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, müteveffanın anne ve babasının farazi destek payı ayırmanın yasal dayanağının bulunmadığını, anne ve babaya farazi destek uygulanmasında gerekli araştırma ve inceleme yapılmadığını, müteveffanın aylık gelirinin eksik hesaplandığını, pasif devre kazancının asgari ücret miktarınca hesaplanmasının da yasal dayanağı olmadığını,

davacılara daha önceden sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmesi usulünün hakkaniyete uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yargıtay'ın süreklilik kazanan uygulamalarına göre genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı çocukların anne ve babasına belirli bir düzeyine destek olacağını gösterir. Bu desteğin tutarı tarafların sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak değişebilir ise de, çocuğun hiç destek olamayacağı kabul edilemez. Destek mutlaka para veya maddi katkı biçiminde olmayabileceği gibi bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir.

Anne ve babanın belirli bir gelirinin olması ölenin desteğinden yoksun kalmadıkları sonucunu doğurmaz. Yargıtay'ın süreklilik taşıyan kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir.

Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır.Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini,

bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma devresini oluşturduğu; işgücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği, Yargıtay'ın süreklilik kazanan içtihatlarındandır. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır.

Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dâhil edilemez. Somut olayda, kaza tarihinde 48 yaşında öğretmen olan davacının pasif dönemi 60 yaşında başlayacaktır.

Hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda; ölen desteğin sağ olan anne ve babası için birer pay ayrılarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı; hesaba esas olan kazanç türünün ise öğretmen ve müdür yardımcısı olarak görev yapan ölen desteğin gelirinin, Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bildirilen ek ders ücreti ve maaşı dikkate alınarak hesaplandığı; davalı sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın işlemiş faizi ile hesaplanarak mahsup edildiği; pasif dönem zarar hesabının ise asgari geçim indirimsiz asgari ücret esas alınarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle ölen desteğin anne ve babasına destek payı hesaplanmasında, ölen desteğin gelirinin belirlenmesinde çalıştığı kurum tarafından bildirilen miktarın esas alınmasında, davalı sigorta şirketi tarafından önceden ödenen tutarın güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmesinde, pasif dönem için asgari geçim indirimsiz asgari ücretin esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedeni yerinde değildir.

Davacılar vekili ile davalılar ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf nedeninin incelenmesine gelince:6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 2'nci fıkrasına göre hâkim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görenin veya ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.

Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacılar ile davalılar ... ile ... dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ölen destek ... %50, davalı sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin ceza yargılamasında alınan ve itibar edilen bilirkişi raporundan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalılar ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,B-Davacılar ... vekilinin destekten yoksun kalma tazminatı hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,C-Davacılar ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,

Buna göre;1-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının sübuta ermediğinden reddine,2-Davacılar ... tarafından açılan maddi tazminat davasının ıslah talebi kapsamında kısmen kabulüne, davacı ... için 12.580,75 TL, davacı ... için 2.713,99 TL, davacı ... için 5.809,65 TL olmak üzere toplam 21.104,39 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacılara verilmesine, hükmedilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt (ödeme) tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

fazlaya ilişkin ıslah talebinin reddine,3-Davacılar tarafından davalılar ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı için 30.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, .... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,

fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 4-Hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatı miktarına göre Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 1.441,64 TL karar ve ilam harcından, destekten yoksun kalma tazminatına isabet eden ve peşin alınan 68,40 TL, ıslah harcı olarak alınan 114,00 TL olmak üzere toplam 182,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.259,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek,

Hazine'ye irat kaydına, 5-Hükmolunan manevi tazminat miktarına göre Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 7.172,55 TL karar ve ilam harcından, manevi tazminata isabet eden ve peşin alınan 2.049,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,3 TL harcın davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacılar tarafından peşin yatırılan 2.117,65 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davalı ...

AŞ'nin 68,40 TL ile sorumlu tutulmasına, 7-Davacılar tarafından sarfedilen vekalet harcı ile başvurma harcı 31,80 TL, tebligat ve posta gideri 626,00 TL; bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 4.157,80 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 845,69 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,8-İstinaf kanun yolu kapsamında bulunmaması nedeniyle inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin kararı uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre belirlenen 2.532,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek,

davacılar ...a verilmesine, 9-Manevi tazminat davasında kabulüne karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.500,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... verilmesine,10-Manevi tazminat davasında kabulüne karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... verilmesine,

11-Manevi tazminat davasında kabulüne karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... verilmesine,12-Manevi tazminat davasında kabulüne karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ...dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek,

kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,13- İstinaf kanun yolu kapsamında bulunmaması nedeniyle inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin kararı uyarınca AAÜT gereğince belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacı ... tahsil edilerek, kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 14-Manevi tazminat davasında reddine karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin, davacı ... tahsil edilerek,

kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ...'a verilmesine,15-Manevi tazminat davasında reddine karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davacı ... tahsil edilerek, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ...'a verilmesine,16-Manevi tazminat davasında reddine karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...dan tahsil edilerek, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... verilmesine,

17-Manevi tazminat davasında reddine karar verilen miktar esas alınarak, dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...dan tahsil edilerek, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ...'a verilmesine, 18-Harcanmayan gider avansının, HMK'nin 333'üncü maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa gire verilmesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacılar ... vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde ilk derece mahkemesi tarafından adı geçene iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar ... tarafından sarf edilen 98,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 47,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 145,10 TL yargılama giderinin, davalılar ...'dan tahsil edilerek,

davacılara verilmesine,3-İlk derece mahkemesince hükmolunun manevi tazminatın miktarına göre hesaplanan ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.781,70 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.556,00 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek bakiye 3.225,70 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, hazineye verilmesine,4-Davalılar ... tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından,

vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere; diğer hükümler yönünden ise HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

18/05/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2054, K. 2021/738, 18 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2054
Karar No
2021/738
Tarih
18 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/2068 K.2021/863
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/2073 K.2021/723
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/2083 K.2021/733
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/2109 K.2021/772
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/2110 K.2021/771
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/2127 K.2021/806

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.