KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/2187
- Karar no
- 2025/138
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/10/2021
- Numarası
- 2020/306 (E) - 2021/1023 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ait, sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın ...plakalı aracın önüne kırdığı esnada araca çarpmamak için yol kenarındaki ağaca çarpması ve arkasındaki sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı aracın da ...plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın tahsili için İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla 49.519 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
davanın kısmen kabulü ile ...sayılı takibine yapılan itirazın 49.519 TL asıl alacak, 5.379,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.898,24 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, davacı lehine hükmedilen tutarın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
kazadan sonra olay yerinde bulunmayan müvekkili şirketin aracının sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, sürücünün kazayı görmediğini, bu konuya ilişkin aynı gün polis merkezine giderek ifadesini verdiğini, araç sürücüsünün bilerek olay yerini terk ettiği kabul edilse dahi davacı tarafın ZMSS genel şartları uyarınca sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin haksız çıkması durumunda 46.250 TL'den sorumlu olacağı belirtilmesine rağmen mahkemece davacının talebi olan 49.519 TL üzerinden karar verildiğini,
davacının araç malikine 46.250 TL ödeme yapması gerekirken 49.519 TL ödemiş olup fazla ödenen miktardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, dava dışı zarar görenin zararını tazmin eden ZMSS sigortacısının,
sözleşmeye aykırılık iddiasıyla sigortalısına karşı yürüttüğü takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda davalı şirkete ait aracın davacı sigortacı tarafından ZMSS poliçesi kapsamında sigortalandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 22/01/2019 tarihinde gerçekleşen kazada, davalının sorumluluğu, sigorta poliçesinin tarafı olmasından kaylanmaktadır.
Dolayısıyla, davalı sigortalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Şöyle ki, ZMSS'de sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95. maddesinin 2. fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95. maddesinin 2. fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesinin 3. fıkrasının "f" bendi uyarınca;
ödemede bulunan sigortacı bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarıyla sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin KMAZMSSGŞ'nin, A.6. maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4. maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin,
A.6. ve B.4. maddeleri ve TTK'nin 1446. maddesinin 2. fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir.
Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Olay nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı sigortalı aracın sürücüsünün kazaya neden olmasına karşın, olay yerini terk ettiği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;
dosyaya toplanan kanıtlardan, kimliği saptanamayan davacıya sigortalı araç sürücüsünün açıklanan biçimde tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği gibi neden olmaksızın olay yerini terk etmiş, ispat yükü de doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı davalıya geçmiştir.
Bu itibarla davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın sigortalısı olan davalının, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasında olay yerini terk eden aracın sürücüsünün, olay yerini KMAZMSSGŞ'nin B.4. maddesinde öngörülen tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği biçimindeki nedenlerle terk ettiğini kanıtlanmadığı,
böylece KMAZMSSGŞ'nin B.4. maddesinin 3. fıkrasının "f" bendinde öngörülen rücu koşulunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Ancak, dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna göre, dava dışı araç için ödenmesi gereken hasar tutarı 46.250 TL olmasına rağmen, davacı sigortacının bu tutardan fazla yaptığı ödemeden davalının sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2187, K. 2025/138, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama