KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Dosya no
- 2021/611
- Karar no
- 2023/1594
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 29/11/2023
Karar Metni
1.655 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...r'ın ... plakalı araç ile seyir halindeyken ... plakalı araç ile çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında ...plakalı araçta yolcu olan, müvekkilleri ...n müşterek çocukları...'in hayatını kaybettiğini, destek tazminatı zararları için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, uzun süre sonunda müvekkillerine bir kısım ödeme yapıldığını,
davalı sigorta şirketi yönünden yetersiz ödemeye ilişkin iddia edilen ibranamenin iptali ile şimdilik her iki davacı için 10.000 TL olarak belirtilen bakiye destekten yoksunluk maddi tazminatının toplanacak delillere göre destek tazminat tutarları belirlendikten sonra belirsiz alacak kapsamında artırılarak davalı sigorta şirketine ilk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 94.154,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19/12/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 52.453,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19/12/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalı şirkete başvuru tarihlerinin 23/08/2016 olup sekiz günlük yasal süreden sonra 06/09/2016 tarihinde davalı şirketin temerrüte düştüğünün kabulü gerekirken, davalı şirketin müvekkillerine ilk ödemeyi yaptığı 19/12/2016 tarihini temerrüt tarihi olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin ticari bir şirket olup faiz türünün avans faiz olması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın anne ... için 94.844,44 TL, baba ...için 56.481,32 TL üzerinden davanın kabulünün gerektiğini belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmış olup davacıların başkaca bakiye alacakları kalmadığını, emsal ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın askerlik süresinin tazminattan mahsup edilmediğini, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dava konusu olayda davacıların desteği ...in içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki araçla davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı dava dışı ...n sürücüsü olduğu aracın 12/08/2016 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiği,
kazanın oluşumunda 22/07/2019 ve 03/04/2020 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporlarında davalı ...Sigorta AŞ'nin sigortalısı ...plakalı araç sürücüsünün tali yoldan ana yola dönüşle çıktığı kavşakta ana yolda seyreden trafiği kontrol etmeksizin, geçiş önceliklerine aykırı olarak dönüş yaparak kazaya sebebiyet verdiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 57/1-a maddesini ihlal ederek kazada %60 oranında kusurlu olduğu,
davacıların desteğinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç diğer sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemiş olması ve alkollü araç kullanması nedeniyle KTK'nin 52/1. maddesini ihlal ederek %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında desteğin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün 1,75 promil alkollü olduğu, desteğin ön koltukta oturduğu ve emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacıların desteği ...'in Motorlu Araçlar Teknolojisi Meslek Lisesini Bitirmiş olduğunu, ustalık belgesi alma imkânı olduğunu, otomotiv sektöründe çalıştığını, ücret araştırması yapıldığında ortalama 3.000 TL aylık kazancı olabileceğini belirterek, yargılama esnasında adı geçen desteğin Mesleki Açık Öğretim Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı Otomotiv Elektromekanik diplomasını sunmuş; hükme esas alınan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunda ise, destek ile desteğin anne ve babası davacıların olası yaşam süreleri yönünden TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak,
desteğin gelirinin Tavşanlı Madeni Eşya Sanatkarlar Esnaf Odası tarafından bildirilen emsal ücret düzeyinde olacağı, askerlik yaşı geçmiş olan ve kaza tarihinde 25 yaşında olan desteğin 2 yıl içerisinde evleneceği, iki çocuğunun olacağı, 25 yaşından itibaren 60 yaşına kadar bakiye aktif hayat süresinin 35 yıl olacağı, davacı anne ile baba bakımından bakiye ömür süreleri ile sınırlı olarak destekten yoksun kalacakları kabul edilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve mahkemece esas hakkında nihai karar verildiği anlaşılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda desteğin, Mesleki Açık Öğretim Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı Otomotiv Elektromekanik bölümü mezunu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, desteğin mezun olduğu alanda çalışacağı kabul edilerek, emsal ücretinin meslek odasından sorularak belirlenmesi, destekten yoksun kalma tazminatı tutarının da buna göre belirlenmesi doğru olmuştur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, ödeme tarihi itibariyle davacıya yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı yana yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/10763 Esas, 2022/4501 Karar sayılı kararı) Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ilişkin hesaplamalar doğru olup, bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesinde düzenlenmiştir.
Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamından müteveffa ile aracı kullanan dava dışı sürücünün arkadaş oldukları, Kütahya'dan Tavşanlı'ya gitmek için birlikte araca bindikleri, yola çıkmadan önce birlikte iki adet bira içtikleri anlaşılmakta olup bu durum karşısında desteğin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeni ile mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasında ve yerleşik yargısal içtihatlara göre indirim oranının %20 olarak uygulanmasında da bir isabetsizlik yoktur.
Ayrıca davalı tarafın, cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre davalı vekilinin istinaf aşamasında ileri sürdüğü bu hususa ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerindedir.Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen TBK'nin 61. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen TBK'nin 62. maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi,
sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Müteselsil sorumluluk Kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacının desteği yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Kazanın oluşumunda her iki araç sürücülerinin kusurlu olduğu, davacının desteğinin ise yolcu olduğu ve kusursuz olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, zararın tümünü davalı sigorta şirketinden talep etmiş yine ıslah dilekçesi ile müşterek müteselsil sorumluluk gereği zararının tamamını davalı sigorta şirketinden istemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Zarara neden olan davalının sigortalısı olan ... plakalı aracın kullanım amacı hususi olup ticari araç olmadığından, temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
KTK'nin 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi'nin, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka deyişle, sekiz iş gününün bitiminde davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacılar tarafından dava öncesinde destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketi'ne 23/08/2016 tarihinde başvuru yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davacılar ...'in destekten yoksun kalma tazminatı yönünden sekizinci iş gününün bitimi olan 06/09/2016 temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, 19/12/2016 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/611, K. 2023/1594, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama