KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/645
- Karar no
- 2024/333
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10/12/2020
- Numarası
- 2019/731 Esas - 2020/652 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç için maksimum kasko sigortası poliçesi tanzim edildiğini, meydana gelen kaza da nedeniyle İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yapmış oldukları icra takibine borçlular tarafından da ayrı ayrı itiraz edildiğini, takibe ve davaya konu bakiye alacağın takip tarihi itibariyle 80.312,16 TL'ye düştüğünü, bakiye alacakları olan 77.556,77 TL'nin 26/04/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline; takibin davalı ... İnş. Lojistik Ltd. Şti.
Yönünden davacıya yapılan ödemenin mahsubundan sonra hesaplanan bakiye 50.417,57 TL asıl alacak, 1.791,20 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere yekün 52.208,77 TL; davalı sigorta yönünden 50.417,57 TL asıl alacak üzerinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile-1.000.000 TL) asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, sigortalının kusurunun varsayımsal olarak tespit edildiğini, davalı şirketin sürücüsünün kontrolsüz şekilde sigortalı aracın önüne atladığı konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün ise olması gerekenden hızlı seyrettiğine dair davalı şirketin sürücüsünün tutanakta yer verilen soyut iddialarından/savunmalarından başka hiçbir veri bulunmadığını, davalılar tarafından da böyle bir veri/iddia dosyaya sunulamadığını, tahsil edilen bu tutarın hatalı şekilde hesaplandığını,
davalı sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, rücuen tazminat nedeniyle yapılan takibe itirazın iptalidir.Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalıya kasko poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar ve kusur oranları.
İş Güvenliği uzmanı tarafından tüm taraf beyanları ile hazırlanan olay yeri tutanağı dikkate alınarak, somut olgu ve ölçütlere dayalı biçimde belirlendiği; hasara ilişkin yapılan onarıma dair faturaların değerlendirildiği, taraflara yüklenen kusur oranının ve yapılan ödemelerin sıra ile düşüldüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur.
Ayrıca davalı sigorta şirketinin takipten önce temerrüde düşdüğüne ilişkin delil ibraz edilmediğinden takip sonrası temerrüde düştüğüne, hükmedilmesi de yerindedir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/645, K. 2024/333, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama