KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/706
- Karar no
- 2024/436
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/12/2020
- Numarası
- 2015/269 (E) - 2020/597 (K
- Davanın konusu
- Maddi, Manevi Tazminat
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 24/08/2012 tarihinde davalı ... şirketinin sigortacısı, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile işleteni ..., sürücüsü ... olan ... plakalı araçların kaza yapması ile davacının yaralandığını ve şimdilik 10.000 TL maddi ve manevi zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, "vaki kazada davalıya yüklenebilecek bir kusur olmadığı kanaatine varıldığından" davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; trafik Kazası olduğunda davcının baygın olarak acilen hastaneye kaldırıldığı için tutulan raporu imzalayamadığını, olay mahallindeki kamera kaydı istenmesine rağmen kayıtların silinmiş olarak gönderildiğini, trafik kazasının olduğu alt geçitin tek yönlü iki şeritli bir yol olduğunu, kamyonetin davacıya çarptığını ve ...
Hastanesinde operasyonlar geçirerek halen ayak kemiklerinde kırıklar nedeniyle metal çiviler bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından ihtimalli raporları dikkate alarak inceleme ve araştırmaları yeteri kadar yapmadan hakimlik mesleğinin gereği hukuki bilgi ile çözülmesi gereken konuda davayı reddederek, vicdana, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün %75; davacının da %25 oranında kusurlu olduğu tespitine yer verilmiş, ancak bu tespit, davacının tamamıyla kusurlu olduğunu ifade eden kaza tespit tutanağına ve soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına kararına aykırı olduğundan ATK Trafik İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise; davalı sürücü ...'ın sağa manevra yapmadan önce sağında akan trafiği kontrol etmesi, gelen araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken yeterli kontrolü yapmadan sağa manevra yapıp şerit değiştirmesi sonucu kontrolündeki kamyonet ile sağında seyreden motosiklete çarpmış olması ihtimalinde davalı ...'ın %75 oranında ve davacı ...'ın ise %25 oranında kusurlu olabileceği;
ikinci ihtimalde davacı sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi hatası sonucu sağındaki bariyerlere çarptıktan sonra kontrolü kaybedip solundaki kamyonete çarpması halinde ise davacı sürücü ...'ın %100 kusurlu ve davalı ...'ın kusursuz olacağı şeklinde görüş bildirilmiş, bunun üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi (Ulaştırma) Öğretim Elemanı Araş. Gör. ...'den bilirkişi raporu alınmış, bu raporda da iki seçenekli sonuç tekrarlanmıştır.
Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden hukuk hakimini bağlayan kesinleşmiş bir maddi olgunun varlığından bahsedilmeyecektir.
Hal böyle olunca, kaza tespit tutanağının da davacının yokluğunda davalı beyanına göre hazırlandığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, olay yerinde keşif yapılarak, taraf beyanları dikkate alınarak 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün %75; davacının da %25 oranında kusurlu olduğu tespitinin, davacının zararına neden olan olayın oluşumuna daha uygun düştüğü, ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve Araş.
Gör. ...'den alınan raporların seçenekli hazırlandığı, bu nedenle raporlar arasında çelişkiden söz edilemeyeceği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmesinin dosya içeriğine uygun olmadığı sonucuna varılmış, davalı sürücünün %75 oranında, davacının da %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek bu doğrultuda hazırlanan aktüerya raporundaki tazminat miktarından davacının ıslah ettiği bedele hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/706, K. 2024/436, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama