KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/708
- Karar no
- 2024/375
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/6/2019
- Numarası
- 2016/64 (E) 2019/656 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davacı ... için 30.429,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 22.743,02 TL destenken yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL ölenin kardeşleri davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 7.500 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; yasal olanak bulunmamasına karşın, belirsiz alacak davası niteliğinde açılan manevi tazminat davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; daha önce kesin süre verilmesine karşın, Kanun'a aykırı olarak davacı tarafa maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı bildirilmesi için davacı tarafa süre verilmesine ilişkin 22/2/2018 tarihli duruşmada verilen ara kararlarından geri dönülmesinin talep ettikleri halde bu itiraz dikkate alınmadan karar verildiğini;
müvekkili davalının Mersin 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davalıda tali, maktulün ise asli kusurlu olduğunun saptandığını, bu itibarla müvekkili davalının tazminat sorumluluğunun da bulunmadığını, sorumluluğunun olduğu düşünülse dahi tüm alacak kalemleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Bölünemez nitelikte olması nedeniyle kısmi dava olarak açılamayan ve ıslahla talep sonucu arttırılamayan manevi tazminat davası yönünden, dava dilekçesinde manevi tazminata talep sonucu bakımından açıklamada bulunmayan davacı vekilinin 28/2/2018 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 15.000 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunması.
14/2/2014 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan eldeki davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının "d" bendinde belirtilen 15 yıllık zamanaşımı içinde 19/1/2016 günü açılması; aktüerya hesap uzmanı, trafik kazası kusur bilirkişisi ve tabip bilirkişiden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda;
yönetimindeki ... plakalı otomobille seyir halinde iken, hızını gece havanın yağmurlu, yoldaki kaplamanın ıslak, görüş mesafesinin kısıtlı olduğunu dikkate alarak azaltıp seyretmesi gerekirken, yolun karşısına geçmek için refüjden inen davacıların desteği yaya ...'a çarpan davalı sürücü ...'in %37,5 oranında tali;
okul geçici işaret levhasının bulunduğu kavşak noktasından geçişini yapması gerekirken, orta refüj üzerinde istikametine göre sağ tarafından gelebilecek araç trafiğini gerekli biçimde kontrol etmeyip dikkatsiz ve tedbirsiz biçimde yola girmekte acele eden ve yolda seyreden vasıtaya geçiş üstünlüğünü tanımayan davacıların desteği ...'un ise %62,5 oranında asli kusurlu olduğu bildirilmiş, böylece davalı sürücü ...'in yönetimindeki otomobil ile davacıların desteği ölen ...'un kaza sırasındaki konumları ve davalı sürücünün davranışları irdelenerek,
olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının;
davacıların destekten yoksun kalmalarından kaynaklanan zararının, davacıların desteği ölen ...'un yaşı, kazanç durumu ile olası destek desteğin süresi ve destek gelirinin paylaştırılması suretiyle, Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/708, K. 2024/375, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama