KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Dosya no
- 2022/321
- Karar no
- 2026/138
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- 2019/951 (E) - 2021/656 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı...
AŞ'ye kasko poliçesiyle sigortalı, müvekkiline ait, dava dışı...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında hasarlanması sonucu araç hasarının tespiti için eksper talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin kendi eksperleri tarafından düzenlenen raporda aracın pert total olarak işlem göreceğinin müvekkiline bildirildiğini, davalının dört ay kadar uzun bir süre müvekkilini bekletip araçsız bıraktıklarını ve daha sonra tazminat bedelini ödeme taleplerinin reddedildiğini belirterek,
davanın kabulü ile sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan 60.000 TL tazminat ile 354 TL araç çekici masrafı olmak üzere toplam 60.354 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza sonrası düzenlenen Kaza Tespit Tutanağıyla davacının davasını ispat ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısından hasar tazminatı talebine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazanın sigortalının ihbar ettiği şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kasko Sigortası Genel Şartları A/1. maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması,
çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararlar kasko sigortasının teminatı kapsamındadır.Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; davalı tarafından sunulan araştırma tutanağında yer verilen beyanlarda ......'nin de kaza anında araçta yolcu olarak bulunduğunun belirtildiği, davacıya ait aracın kaza sonucunda takla attığı, kazanın oluş şekli gözönüne alındığında dava dışı aracı kullandığını beyan eden...'nin beyanlarına istinaden düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza tespit tutanağında dava dışı araçta yolcu olan..........'den hiç bahsedilmediği,
eksper tarafından düzenlenen araştırma tutanağında yer alan beyanlar ile mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların davacıyı ve sürücüyü tanıdıklarına ilişkin beyanları karşısında davacıyı araçtan çıkardıklarını beyan etmeleri ile 2. kez dinlenen tanığın bu seferde dava dışı.......'yi kaza sonrası araçtan çıkardığın yönündeki çelişkili beyanları göz önüne alındığında, davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği, bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirdiği,
davacının oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat edemediği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
12/02/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/321, K. 2026/138, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama