KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2022
- Dosya no
- 2022/47
- Karar no
- 2022/305
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/02/2021
- Numarası
- 2020/618 (E) 2021/232 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince. "Davalı ... Anonim Şirketi(Eski Ünvanı: ...
Sigorta A.Ş.) yönünden davanın, 7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna eklenen 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak hüküm altına alınmış olup bu davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. Maddesi gereğince, Arabuluculuğa tabi davalar arasında yer aldığı,
davacının arabulucuğa başvurduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı gibi bu yönde de bir iddiası bulunmadığından davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davanın ilk olarak açıldığı Silivri Asliye Hukuk Mahkemesince davanın Ticaret Mahkemesinin görevinde olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini ve dosyanın Bakırköy 7. ATM'nin 2020/618 Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, mahkemece 24/02/2021 tarihinde yapılan duruşmada davalı ... yönünden davanın tefrik edilerek yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden devamına karar verilmekle,
davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davaya dönüşmüş olması dolayısıyla arabuluculuya başvurmak üzere süre verilmesi gerekirken verilmeden davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından 15/03/2019 tarihinde Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, mahkemece 17/12/2019 tarih ve 2019/74 E. 2019/299 K. sayılı kararıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dava dosyasının 21/09/2020 tarihinde tevzi edildiği Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmaması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin 24/02/2021 tarihli celsedeki beyanından ve istinaf dilekçesi içeriğinden davacının, arabulucuya başvurmaksızın dava açtığı anlaşılmaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması karşısında davayı usulden reddeden ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/47, K. 2022/305, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama