KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/1878
- Karar no
- 2024/833
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/04/2023
- Numarası
- 2020/183 (E) - 2023/357 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taksi şoförü olduğunu, 29/06/2018 günü, davalı ...'ın maliki, ...
Sigorta AŞ'nin trafik sigortacısı olduğu, ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin idaresindeki ... plakalı ticari aracın trafik kazasına karıştığını, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/792 Esas - 2019/649 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin taksi şoförü olması nedeniyle plaka sahibi ile arasında yapılan mutabakat ve ticari teamül gereği tüm masrafların müvekkili tarafından yapıldığını ayrıca müvekkilinin günlük 750 TL araç kirasını plaka/araç sahibine ödediğini, çalışamadığı için günlük 250 TL gelirden de mahrum kaldığını,
bu süre zarfında davalıların davacıya hiçbir yardımda bulunmadığı gibi kaza nedeniyle davacıyı suçlamaya devam ettiklerini bu nedenle davacının manevi zarara uğradığını belirterek 100 TL mahrum kalınan kâr, 100 TL hasar bedeli ve 100 TL araç kira bedelinin tüm davalılardan, 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi ve manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe no ile 05/06/2018–05/06/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının talepleri poliçe teminatı kapsamı dışında olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince aktif husumet yokluğundan (davacının işleten sıfatının bulunmaması) nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza neticesinde bayıldığını ve hastaneye kaldırıldığını, o sırada davalı taraf asli ve tam kusurlu olmasına rağmen gerçeğe aykırı şekilde tutanak tutarak müvekkilini kusurlu gösterdiğini, kazada yaralanan müvekkilinin taksi şoförü olduğunu, plaka sahibi ile arasında yapılan anlaşma ve ticari temaül gereği tüm masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, ayrıca aracın bakımda kaldığı günlere ilişkin araç ücretinin de müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin bu süreçte çalışamayarak kazanç kaybına uğradığını,
bu durumun genel usul ve işleyiş hakkında bilgi sahibi olan aracın diğer şoförü ve araç sahibi vekilinin beyanları ile ortaya çıktığını ancak mahkemenin tanık beyanlarını dikkate almaksızın davanın reddine karar verdiğini, davalılar tarafından müvekkilinin aracın işleteni olmadığı veya masrafların başkası tarafından yapıldığına dair bir savunması da bulunmadığını, alacak miktarının tanıkla ispat sınırının altında olduğunu, bu nedenle tanık anlatımları ile alacağın varlığının ispatının kabulü gerektiğini, diğer taraftan masraflara ilişkin faturaların da müvekkili adına kesildiğini ve müvekkili tarafından ödendiğini,
fatura içeriklerinde araç bilgilerinin de bulunduğunu, faturaların davaya konu araç için tanzim edildiğinin açık olduğunu, davalılarca bu yazlı deliller ile tanık anlatımlarının aksine hiçbir delil sunulmadığını, kaza sonucu müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, aracın masraflarını kendi cebinden karşıladığını, bu süreçte işten kovularak başka iş bulamadığını, manevi zararın tanık beyanları ile ispatlandığını buna rağmen mahkemece manevi tazminat talebinin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının ... plakalı ticari taksinin sürücüsü olduğunu, araç sahibine günlük 750 TL kira bedeli ödendiğini, araçtan davacının günlük 250 TL kazanç elde ettiğini, aracın tamirde kaldığı sürede araç sahibine günlük bedelin ödendiğini, aralarındaki sözleşme gereği aracın tüm masraflarının davacı tarafından karşılandığını, bu nedenle aracın tamir masrafları,
aracın çalışamadığı sürede araç sahibine ödenen bedel ve aracın davacı adına çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybı ile manevi tazminat talep etmektedir. ... plakalı otomobilin dosyada bulunan araç özet bilgilerine göre dava dışı ... adına kayıtlı olup kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın ticari, sürücüsünün davacı ..., malikinin ... olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/10/2015 tarih, 2015/1961 Esas ve 2015/11081 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; davacı araç sürücüsü olup, aracı aldığı gibi hasarsız olarak aracın işletenine teslim etmekle yükümlüdür.Aracın işleteni ile birlikte bu davayı açmış olması halinde, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı düşünülebilir.Ancak somut uyuşmazlıkta davacı sürücü davayı tek başına açtığından hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/1878, K. 2024/833, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama