KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1346
- Karar no
- 2024/1401
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06/02/2024
- Numarası
- 2022/845 (E) - 2024/96 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 20/12/2020 tarihinde dava dışı ...'ın yönetimindeki ... plakalı araçla, davacının ... plakalı aracına çarpması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıya ait araçta meydana gelen 100 TL hasar ve 100 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
25/09/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda talep ettiği tutarı 45,176,65 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereğince davanın kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun davalı ...
Sigorta Şirketi'ne karşı ZMMS poliçesi sigortacısı olması hasebiyle yapılan başvuru olup taraflar aynı tüzel kişilik olsa da davada husumetin yöneltilmesi bakımından İMMS sigortacısı olarak aynı taraf sıfatını taşımadığını, trafik sigortacısı ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı arasında sıralı bir sorumluluk olduğunu, olayda kesin hüküm şartları bulunmamasına rağmen davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2).
HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Somut olayda, davacı dilekçesinde davalının sigortalısı olduğu ... plakalı araç ve davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması nedeni ile davacının aracında oluşan hasar, değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili talep edildiği, yine davacı tarafından aynı kaza ile ilgili olarak davalı ZMMS sigortacısı aleyhine değer kaybının tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine müracaat edildiği,
davacının, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeminin 2021E.86477 sayılı başvurusu ile aynı olay nedeniyle davalı ZMMS sigortacısından değer kaybı tazminatı talep etmiş, hazırlanan bilirkişi raporuna göre başvuranın aracında 4.725 TL değer kaybı oluştuğuna, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin düşülmesiyle 2.444 TL değer kaybı ödenmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından da 2021E.101811E. sayılı dosya üzerinden yeniden bilirkişi raporu alınarak davacının haklarını saklı tutarak ıslah ettiği miktar olan 6.010 TL değer kaybı talebi yönünden karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemede görülen davada, davacı bedel artırım dilekçesinde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktarı talep ettiğini belirtmiş olup İHH'de görülen davanın konusunun aynı olmadığı, eldeki davada davalı nezdinde "Ekstra Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" kapsamında "Artan Mali Sorumluluk (Kombine Tek Limit)" olarak ifade edilen ve teminat limiti 250.000 TL olarak belirtilen ZMS sigorta limitinin (41.000 TL) üzerinde kalan bedel talep edildiğinden dava konusu aynı olmadığı açıktır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince kesin hüküm nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hal böyle olunca, dosya içeriği itibarıyla bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden.
04/09/2023 tarihli kusur bilirkişi raporunun olay yeri, Kaza Tespit Tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu; hasar ve değer kaybı tazminatının belirlenmesi için alınan aynı tarihli bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak ve aracın değerinin piyasa araştırması yapılarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı, değer kaybı tazminatı yönünden 12.600 TL ve hasar tazminatı yönünden 73.576,65 TL tazminat belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının değer kaybı ve hasar tazminatının ZMMS poliçe limitinin 41.000 TL olması nedeniyle sıralı sorumluluk gereğince, ZMMS poliçe limiti aşan zararının (davalının İMSS poliçesiyle sorumluluğu nazara alınarak) bedel belirleme dilekçesindeki gibi 38.586,65 TL hasar tazminatı ve bakiye 6.590 TL değer kaybı tazminatı olarak kabulü gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1346, K. 2024/1401, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama