İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/2009 K.2024/1784

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2024/2009Karar2024/1784Tarih12 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.878 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Dosya no
2024/2009
Karar no
2024/1784
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
11/06/2024
Numarası
2022/952 (E) - 2024/511 (K
Davanın konusu
Maddi Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.878 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...

Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıyla (ZMSS) sigortalı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken müvekkilinin aracına çarpması sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde Ümit Kök'ün asli kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminatın temerrüde düşüldüğü itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş.

09/12/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği tazminat tutarını 268.000 TL sürekli iş göremezlik, 9.428,37 TL geçici bakıcı gideri zararı ve 9.451,01 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 286.879,38 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesinin 09/02/2022 tarih ve 2018/641 (E) - 2022/85 (K) sayılı kararıyla, davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 01/11/2022 tarih ve 2022/1591 (E) - 2022/1898 (K) sayılı ilamıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 268.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.451,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.124,55 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 278.575,56 TL'nin davalı ...ndan poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla 22/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın gasp edilmiş olması nedeniyle oluşan kazadan dolayı meydana gelen zarardan ...nın sorumluluğu bulunduğunu, yayalar için ayrılmış alanda yürürken araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanması neticesinde meydana gelen kazadan yaya müvekkiline %30 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine dayanılarak müvekkilinin maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici bakıcı zararının hatalı hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olmadığını, maluliyet raporunun davacının güncel muyanesine dayanmadığını, müvekkil kurumun sorumluluğunun ...

Yönetmeliği uyarınca yalnızca bedensel zararları kapsadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, kullanma hırsızlığı şikayetinin kazadan sonra yapılmış olması halinde sorumluluktan kurtulma amacı taşıdığı açık olduğundan aracın çalıntı olarak değerlendirilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05/11/2020 tarihli ve davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınan 09/03/2021 tarihli raporlarda.

12/01/2014 tarihinde saat 21.45 sıralarında, dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Muğla istikametinden Denizli istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde; kaplama içerisinde yaya olarak bulunan davacı ...'a, idaresindeki aracın ön kısımlarıyla çarpması sonucu, yayanın yaralanmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazasında; sürücü ... idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içi aydınlatma bulunmayan sokak içerisinde seyir halinde iken yola gereken dikkati vermesi, hareket alanını kontrol altında bulundurup seyrini dikkatli ve tedbirli şekilde sürdürmesi,

far ışığı altındaki görüş alanını kontrol altında bulunduracak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, olay mahalline geldiğinde park halindeki aracın yanında kaplama içerisinde yaya olarak bulunan davacıyı zamanında fark edemeyip etkin tedbir alamadan yayaya çarpması ile sebebiyet verdiği kazada %70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'un olay mahalli yerleşim yeri aydınlatma bulunmayan iki yönlü sokak üzerinde park halindeki aracın yanında kaplama içerisinde yaya olarak bulunduğu sırada, kendi can güvenliği açısından kaplama içerisinde seyir halinde olan trafiği kontrol etmesi,

motosiklete karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara özen göstermediği anlaşılmakla, kendi yaralanması ile neticelenen kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporların dosya kapsamına uygun ve birbiriyle ve Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece kusura ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan, ATK 2. İhtisas Kurulunun 03/06/2021 tarihli raporunda.

Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %72 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, ATK 2. İhtisas Kurulunun 02/05/2023 tarihli raporunda ise iyileşme süresi içerisinde 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir.

2918 sayılı kanunun 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu maddedeki, maddi tazminatın genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin ibareler, Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde.

5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş. "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir.

Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25, 28, 47, 94, 95 ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 41. maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlandığı; yine anılan Yönetmeliğin 1. maddesinde Yönetmeliğin amacı, "31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının maluliyetinin tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." şeklinde açıklanmıştır.

Yönetmeliğin kapsamı ise 2. maddede. "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarını kapsar." olarak öngörülmüştür.

Bu açıklamalara göre, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 4. maddesindeki tanımıyla, çalışma gücünün en az %60'ının hangi hallerde kaybedildiğinin tespiti için düzenlenmiş, yönetmelik ekindeki listelerde hangi hastalık veya arızaların bu kapsamda sayılabileceği liste halinde gösterilmiş, kapsama girmeyenler için bir oran belirtilmemiştir. Yönetmelikte sadece Ek-1 bölümü bulunmaktadır.

Bu bölümde vücudun bölümlerinde malulen emeklilik için gerekli görülen çalışma gücünü %60 oranında kaybettiren araz ve hastalıklar yer almakta olup bu araz ve hastalıkların çalışma gücünü hangi oranda (yüzde olarak) azalttığı belirtilmemiştir.

Bu nedenle sadece bu cetvel kullanılarak, tazminat hesabında en önemli parametre olan çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi olanağı bulunmamakta, bilirkişi tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetveller kullanılmaktadır.

Bunun dışında, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde, meslek hastalıklarına, meslekte kazanma gücü kaybına, meslek grup numaralarına, arıza ağırlık ölçüsünün meslek gruplarına göre değişimine ilişkin cetveller ile meslekte kazanma gücünün kişinin yaşına göre değerini belirten cetvelin bulunmadığı, arıza ağırlık ölçülerinin karşılığında sınırlı sayıda mesleklerin yer aldığı;

buna karşılık Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerdiği gibi haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermektedir.

Bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması ve bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak tanıması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulunun 03/06/2021 ve 02/05/2023 tarihli raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda dava 14/07/2018 tarihinde 6111 sayılı Yasa’nın yürürlüğünden sonra açılmıştır.

Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır.

Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/Güvence Hesabı'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine, olayın oluş şekli ve usulüne uygun alınan kusur ve maluliyet raporlarına, davacının SGK kaydına göre tespit edilen geliri göz önüne alınarak tazminat miktarının hesaplanmasına, hükmedilen tazminat tutarlarının kaza tarihine göre belirlenen teminat limitleri içerisinde kalmasına ve davalı ...na başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrasının temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin doğru olmasına göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.029,50 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 4.758 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek,

bakiye 14.271,50 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ile davalının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

12/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/2009, K. 2024/1784, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2009
Karar No
2024/1784
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/2010 K.2024/2154
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/2011 K.2024/1913
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2012 K.2024/406
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2012 K.2024/2242
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/2014 K.2024/1965
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/2015 K.2024/1914

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.