KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/2045
- Karar no
- 2024/1877
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/07/2024
- Numarası
- 2022/78 (E) - 2024/406 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
2.347 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araçların 29/12/2014 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin sakatlanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde maddi tazminatın araç sürücüsü olan davalılar ile sigorta şirketi ve ...ndan tahsili ile 40.000 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve işleteni olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
20/12/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.918,85 TL geçici iş göremezlik, 61.752,14 TL sürekli kısmi iş göremezlik ve 7.209 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 70.879,99 TL'nin davalılar ... Sigorta Şirketi ve Güvence Hesabı yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesinin 08/03/2021 tarih ve 2015/423 (E) 2021/194 (K) sayılı kararıyla, davalı ... Tic. AŞ'nin görevsizlik itirazının reddine, davacının 1.918,85 TL geçici iş göremezlik tazminatının 191,89 TL'sinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. 1.726,96 TL'sinin davalılar ... Tic.
AŞ ve ...'dan kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren davalı ...
Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının 61.752,14 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 6.175,21 TL'sinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. 55.576,93 TL'sinin davalılar ... Tic.
AŞ ve ...'dan kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'nın hatır taşıması indirimi yapılması definin reddine, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Tic.
AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine ilişkin kararına karşı davalı ... Şirketi vekili, davalı ... vekili ve ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine Dairemizin 15/12/2021 tarih ve 2021/981 (E) - 2021/1929 (K) sayılı ilamıyla; davalı ... Şirketi vekili, davalı ... vekili ve davalı ...
Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 575,66 TL'sinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. 1.343,19 TL'sinin davalılar ... Tic.
AŞ ve ...u'dan kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren, davalı ...
Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 79.816,66 TL'sinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. 186.238,87 TL'sinin davalılar ... Tic.
AŞ ve ...'dan kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Tic.
AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak kaza tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ...
Ticaret AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, raporda kamyonetin hızına ilişkin bir değerlendirme ve davacının müterafik kusur durumunun değerlendirilmediğini, aktüerya bilirkişi raporunda hatalı ve fazla olacak şekilde hesaplama yapıldığını, rapor tarihi itibarıyla bilinen asgari ücret miktarları esas alınarak yeniden hesaplama yapıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça ilk karara karşı istinaf başvurusu yapılmamış ve ilk karara dayanak bilirkişi raporuna itiraz edilmediğini, ilk karar öncesi alınan bilirkişi raporu ve ilk kararın müvekkil kurum tarafından usule ilişkin kazanılmış hak niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kazaya konu araçta yolcu olarak bulunan davacı için hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerekirken hatır taşıması indirimi yapılmadan hüküm tesis edildiğini,
davacının ikinci kez ıslah talebinde bulunamayacağını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasında kullanılan kusur oranlarını gösterir bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin itirazlara rağmen giderilmeden tazminat miktarı hesaplanarak hükme esas alındığını, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranında emniyet kemeri takmayan ve yolcu kullanımına uygun olmayan bir araçta yolculuk yapan davacının mütefarik kusuru değerlendirilmeden yalnızca araç sürücülerine kusur izafe edilerek hüküm kurulduğunu, tazminat hesabında asgari ücrete kanun değişikliği göz önünde bulundurulmaksızın agi dahil edilerek fahiş hesaplama yapıldığını,
manevi tazminat yönünden davalıların bedelin tümünden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu
belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusuru kabul etmemekle birlikte 15/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunmasına rağmen, 23/11/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olması arasında açık bir çelişki olduğunu, Genel Şartlar gereği geçici iş göremezlik zararından sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmamakla birlikte bütün sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) olduğunu, ıslah tarihinden itibaren, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken,
dava tarihinden itibaren kurulan hükmün dayanaksız ve isabetsiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 08/01/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 23/11/2017 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre %10 kusur oranı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda; davalı ... Ticaret AŞ adına kayıtlı, diğer davalı ...
Sigorta Şirketine trafik sigortalı tırın sürücüsü, davalı ...’nun tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, sola dönüş kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 84/f maddesindeki hükmü gereğince, olayda, birinci (asli) derecede etkili ve takdiren %70 oranında kusurlu olduğu,
trafik sigortası bulunmayan kamyonetin maliki ve sürücüsü, davalı ...’ın tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, sollama manevrası ile geçme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, ikinci (tali) derecede etkili ve takdiren %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ile oluşa uygun, kazaya ilişkin mevcut önceki bilirkişi raporlarının da irdelenerek düzenlendiği anlaşılan, somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi barındıran kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosyada mevcut hükme esas alınan 30/10/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda; davacının %8.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.Düzenlenen maluliyet raporunun yaralanan davacının muayenesi yapılarak, tedavi evrakları değerlendirilerek ve Dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususlar yönünden irdeleme yapılarak düzenlenmesi usul ve mevzuata uygundur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. maddesinde; hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş.
52. maddesinde ise; zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda, dosya kapsamında davacının araçtaki yerinin belirsiz olarak işaretlendiği, emniyet kemerine ilişkin tespit edilemedi şeklinde yazılı olduğu, davalı tarafça da buna ilişkin bir ispat ortaya konulamadığı,
dolayısıyla Mahkemece müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılmaması hatalı ise de açıklanan gerekçeyle müterafik kusur indirimi yapılamayacağının kabulü gerekmektedir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususların yerine getirilip ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru nedenleri gözetilmek suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi üzerine davalı ...
AŞ vekili ile davalı ... vekilinin miktar olarak hükmedilen tutarlar yönünden kazanılmış hakka yönelik istinaf itirazlarının yerinde olması nedeniyle bu husus dışında, ilk derece mahkemesince oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmadığından istinaf eden tarafların tüm sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/2045, K. 2024/1877, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama